9. Hukuk Dairesi 2025/1365 E. , 2025/4641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2150 E., 2024/2695 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/108 E., 2022/339 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.11.2016 tarihinden itibaren genel müdür sıfatıyla çalıştığını, 22.11.2016 tarihinde ilgili Kurumdan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (677 sayılı KHK) ile ihraç olduğunu, ihraç işlemine karşı Olağanüstü Hâl İşlemlerini İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde 18.07.2019 tarihli ve 2019/31254 sayılı karar ile de göreve iadesine karar verildiğini, davacının davalı Kuruma, yasal süre içerisinde işe iadesi ve ihraç dönemine ait özlük, mali ve sosyal haklarının ödenmesi için başvuruda bulunduğunu, ancak davalı Kurumca yasal süresinde işe iade ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, 30.09.2019 tarihinde tebliğ edilen yazıda müvekkilinin göreve başlatılıp başlatılmayacağına ilişkin herhangi bir cevap verilmediğini ve özlük haklarının ödenmeyeceğinin bildirildiğini, geçmişe dönük olarak tüm özlük haklarının iadesi yönünde komisyon kararı bulunmasına ve 7145 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 22. maddesinde de iade hususu açıkça yer almasına rağmen, ihraç tarihi olan 22.11.2016'dan itibaren işlemiş alacaklarının hiçbirinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin işten ayrılış nedeninin 01 kod (deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi) ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirildiğini, bu beyanın gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek bir kısım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğunu, zamanaşımının iş sözleşmesinin sona ermesinden değil, ücret alacağının doğduğu tarihten itibaren işlemeye başladığını, dava konusu edilen alacak taleplerine karşı süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkiline ait işyerinde 01.11.2016- 22.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, hizmet süresinin 21 gün olduğunu, davacının müvekkili Şirkete ait işyerinde büro memuru olarak aylık asgari ücret karşılığında çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin deneme süresi içerisinde feshedildiğinden kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının müvekkili Şirket bünyesinde genel müdür sıfatı ile çalışabilmesi için yönetim kurulu kararının gerekli olduğunu, davacı hakkında böyle bir kararın da mevcut olmadığını, dolayısıyla genel müdür olduğunun iddia edilmesinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkili Şirkete ait işyerinde geçen 01.11.2016 - 22.11.2016 tarihleri arasında gecen çalışmalarının karşılığı olan haklarının davacının...Türk Bankası nezdindeki hesabına toplam 1.466,74 TL olarak tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının müvekkili Şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, ücret alacağı, asgari geçim indirimi ücreti alacağı taleplerinin kabulüne, kötüniyet tazminatı, genel tatil ücreti alacağı, SGK prim alacağı ile hafta tatili ücreti alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemelerce kabul edilen ücret miktarının hatalı olduğunu, 2. Kötüniyet tazminatına, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, 3. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığına, alacakların hesabına ile faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb4123a85169f109 ac13b5a87ffccff2