Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2677 E., 2025/4825 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2677 E., 2025/4825 K. (26.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2677
Karar No
2025/4825
Karar Tarihi
26.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/2677 E. , 2025/4825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3485 E., 2024/4328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 86. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/58 E., 2024/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesinde proje izleme uzmanı olarak çalıştığını, yaptığı işin değişik kuruluşlarda yapılan proje takip işi olduğunu, davacıya belirli süreli iş sözleşmesi imzalatılmasına rağmen işin belirsiz süreli olduğunu, davacıya işe başladığı tarihten itibaren 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) gereği hak kazandığı her yıl iki ücret tutarında ilave tediye ödenmediğini ileri sürerek ilave tediye ücreti ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’i ileri sürmüş ve davacının onaylanması uygun bulunan Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti arasında akdedilen IPA Çerçeve Anlaşması ve Türkiye’deki insan kaynaklarının geliştirilmesi bileşeni altında katılım öncesi mali yardım (IPA) aracından sağlanan topluluk desteğine yönelik insan kaynaklarının geliştirilmesi, operasyonel programı ile ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Komisyonu arasında imzalanan Finansman Anlaşması kapsamında çalıştığını, ilgili program fonlarının Avrupa Birliği kaynaklarından karşılandığını ve ilgili Finansal Anlaşması'nın 36. maddesi kapsamında IPA çerçevesinde davacının doğrudan harcama bütçesi kapsamındaki personelden olduğunu, bu nedenle 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye ücret alacağına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren nezdinde çalışmasının olduğu, davalı Bakanlığın 6772 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve davacının ilave tediye hakkının da bulunduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Daire Başkanlığı arasında iki ayrı belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı işveren bünyesinde çalıştığı, davacının imzalanan 18.10.2018 tarihli sözleşme kapsamında ücret değişikliğine rıza göstermiş olması ve işverence uygulanan zam miktarları belirlemesinin yönetim hakkı kapsamında olması birlikte değerlendirildiğinde eksik ücret alacak talebinin reddine karar verilmesinde hata bulunmadığı, taraflar arasında istihdam ilişkisi bulunduğundan ve davalı Kurum da 6772 sayılı Kanun kapsamında kaldığından davacının ilave tediye alacağına hak kazandığının anlaşıldığı, ancak İlk Derece Mahkemesince hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda arabuluculuk son tutanak tarihinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin 18.10.2018 tarihli sözleşme ile değişen ücret değişikliğine rıza göstermediğini, bu nedenle ücret farkı alacağının kabul edilmesi gerektiğini, b. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hesaplamaya esas ücret miktarının belirlenmesi ve buna göre davacının ilave tediye ile ücret farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b3731325f83363d5 2a87098f73fd58f3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı