Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2000 E., 2025/4299 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2000 E., 2025/4299 K. (12.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2000
Karar No
2025/4299
Karar Tarihi
12.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/2000 E. , 2025/4299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4964 E., 2024/289 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2024/401 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... Büyükşehir Belediyesine bağlı iştiraklerin katılımıyla kurulmuş bir Şirket olduğunu, doğalgaz dağıtım şebekesi ve tesislerini kurarak veya mevcut tesisleri devralarak doğalgaz dağıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davalı işverenin yaptığı ihalelerle muvazaalı bir durum yarattığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında ... Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde (...) fiilen çalışan işçilerin bir kısmının ... AŞ, bir kısmının İsfalt AŞ'de kadrolu işçi olarak gösterildiğini, ortada davalı ... asıl işini yapan ve fakat kadrosu yine ... Büyükşehir Belediyesinin bir Şirketi olan ... AŞ ve İsfalt AŞ'de olan, farklı toplu iş sözleşmelerine tâbi, farklı ücret ve sosyal haklar ile çalışan ve işyerinde farklı uygulamalara tâbi tutulan işçiler oluştuğunu, hâlbuki bu işçilerin başlangıçtan itibaren davalı asıl işverenin işçileri olduklarını, bu işçilerin işyerinde sendikaya üye asıl işçilerle birlikte aynı yerde ve aynı vardiya düzeninde çalıştığını, emir ve talimatları davalı işverenden aldıklarını, aynı yerde yemek yediklerini, aynı servisi kullandıklarını, işçilere iş güvenliği eğitiminin davalı tarafından verildiğini, bu işle ilgili tüm ekipmanların yine davalı işverence sağlandığını ileri sürerek kadrosu ... AŞ veya İsfalt AŞ'de görünen fakat fiilen davalının işyerinde asıl işi yapan işçilerin baştan itibaren davalı işverenin işçisi sayılmaları gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını gereği gibi somutlaştırmadığını, davacının hiçbir maddi delil ya da unsur göstermeden ve iddia ettiği muvazaa olgusunu açık ve somut olarak belirlemeden böyle bir davayı ikame edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 113. maddesinde düzenlenen topluluk davası kapsamında aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava takip yetkisinin de olmadığını, müvekkili ile ... AŞ ve İsfalt AŞ arasında muvazaalı bir ilişki bulunmadığını, ... ile dava dışı Şirketler arasında 696 sayılı KHK uyarınca doğrudan hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, anılan sözleşmeler nezdinde dava dışı Şirketler tarafından verilecek hizmetlerin "teknik ve uzmanlık gerektirecek işler" olarak detaylı şekilde belirtildiğini, dava dışı şirketlerin ... Büyükşehir Belediyesinin iştirak şirketleri olduğunu, personel istihdamının bütünüyle iş kanunları kapsamında çıkarılmış özel kanuni düzenlemelere dayandırıldığını, davacı Sendikanın çalışma koşullarına dayanmak suretiyle ilgili personelin hak kaybına uğradığı yönündeki ya da eşitlik ilkesinin ihlal edildiği yönündeki iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen ek 20. madde gereği belediye ve bağlı kuruluşlarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) ve 22. maddelerindeki sınırlamalara tâbi olmaksızın personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri belediye şirketlerine gördürmesinin mümkün olduğu, ... Büyükşehir Belediyesi İştirakler Koordinasyon Başkanlığının 23.03.2018 tarihli yazısı ve 27.03.2018 tarihli Yönetim Kurulu Kararı doğrultusunda, doğrudan hizmet alımı yolu ile personel çalıştırılmasına dayalı olarak ...’ın kazı işlerinin İsfalt AŞ, sayaç okuma ve faturalandırma ile gaz açma kapama işlerinin ... AŞ’ye verildiği, işçilerin 696 sayılı KHK’da belirtilen süreçler izlenerek, sürekli işçi statüsünde anılan dava dışı iştiraklerde işbaşı yaptırıldığı, keza ... AŞ’nin asıl faaliyetlerden birisinin de 696 sayılı KHK doğrultusunda il özel idareleri, belediyeler, belediye kuruluşları ve şirketlerinde 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü gereği doğrudan hizmet alımı yöntemi ile çalıştırılan personelin istihdam edilmesini sağlamak olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/97 Esas, 2023/694 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında davacı ile dava dışı şirketler ... AŞ ve İsfalt AŞ arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı, 29.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki açıklamalara ve tespitlere itibar edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle davacı Sendikanın dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/7427 Esas, 2024/9114 Karar sayılı emsal ilâmı dikkate alınarak davacı Sendikanın dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaâtine varıldığı, bilirkişi raporundaki tespitler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/97 Esas, 2023/694 Karar sayılı kararı dikkate alındığında davalı ile dava dışı şirketler ... AŞ ve İsfalt AŞ arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadığı ve dava konusunun zorunlu arabuluculuk dava şartına tabî olmadığı hâlde gerekçeli kararda arabuluculuk ücretine hükmedilmesi hatalı ise de, dosyada mevcut tavzih dilekçesi de dikkate alınarak bu hususun yerinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda, "... Tabanlı Doğalgaz Kapama Açma İşi Doğrudan Hizmet Alımı", "... Tabanlı Sayaç Okuma ve Faturalandırma Hizmet Alımı" ve "Kazı ve Hamaliye Çalışması" işlerinin davalı Şirketin asıl işi olduğunun ve doğrudan hizmet alımı yolu ile yaptırılan doğal gaz açma kapama, sayaç okuma, faturalandırma, kazı işlerinin, işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklanan ve teknolojik uzmanlık gerektiren işlerden olmadığının anlaşıldığı tespitinde bulunulduğunu, 2. Davalı ile diğer Şirketler arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) göre muvazaalı olduğunu, 3. Bilirkişi raporunda ayrıca 696 sayılı KHK'nın ek 20. maddesi uyarınca tespitlerde bulunulduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 696 sayılı KHK ile değiştirilerek ortaya çıkartılan bir uyuşmazlığın olduğunu, 4. Somut olayın temel iş kanunları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve kanunlara aykırı bir şekilde çıkartılmış Kanun Hükmünde Kararnamenin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ile alt işveren şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 266e4a576fe5023f 199db5d7b767f22e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı