Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1551 E., 2025/4380 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1551 E., 2025/4380 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1551
Karar No
2025/4380
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/1551 E. , 2025/4380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1929 E., 2024/1919 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/402 E., 2024/209 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 04.04.2000-04.03.2022 tarihleri arasında büro çalışanı olarak görev yaptığını, mevcut görevine ilave bazı işlerde de çalıştırıldığını, en son eline geçen ücret net 5.000,00 TL olmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ücretlerinin çalıştığı süre zarfında sürekli daha fazla bildirildiğini ve farklarının kendisine ödenmediğini, kendisine yapılan ödemelerin brüt tutarı ile SGK’ya yapılan bildirim tutarları arasındaki farktan doğan ücret alacakları olduğunu, normal fazla çalışmasının haftanın 6 günü 09.00-18.00 saatlerinde olup günde 1 saat öğlen molası olduğunu ancak çalıştığı sürece sürekli haftanın 6 günü 09.00-19.30 saatlerinde (10.07.2021-04.03.2022 döneminde cumartesi günleri hariç) çalıştığını ancak fazla çalışma ve fazla sürelerde çalışma ücretlerinin ödenmediğini, dinî bayramlar dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ayrıca her sene kongre zamanlarında pazar günleri 09.00-19.30 saatlerinde çalıştığını iddia ederek bakiye ücret, fazla çalışma ücreti, fazla sürelerde çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında dava konusu hususlarda ... Arabuluculuk Bürosunun 2022/72637 dosyası ile 12.04.2022 tarihinde anlaşmaya varıldığını ve anlaşılan hususlarda dava açılamayacağını, davacının çalıştığı sürece asgari ücret karşılığı çalıştığını, kendisinin en son net 5.000,00 TL ücret aldığını belirtip akabinde ücret farkı talebinde bulunamayacağını, imzalı ücret bordroları ile tüm ücretlerinin ödendiğini, işyerinde haftanın 5 günü 45 saatlik çalışma yapılıp davacının fazla çalışma ve haftanın 6 günü 09.00-19.30 saatlerinde çalışma iddiasının asılsız olduğunu, işyerinde günde 1 saat yemek ve 2 kez 15 dk çay molası olmak üzere 1,5 saat ara dinlenme yapıldığını, genel olarak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmayıp istisnai olarak yapılması durumunda ücretlerinin ödendiğini, hafta tatil çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somutlaştırma yükümlüğü kapsamında davacıya tensip ara kararı ile hangi döneme ilişkin ücret alacağı bulunduğu hususunda talebini açıklaması ve somutlaştırmasına ilişkin süre verilmişse de dönem dönem ücretin ne kadar olduğu ve eksik ödenen ücret miktarının ne olduğu hususunda somut bir açıklamada bulunulmadığı, davacının banka hesap hareketlerine göre her ay bordrolardaki net-brüt ücret tutarlarına göre asgari geçim indirimi dâhil net aylık ücret ödemelerinin yapıldığı ancak söz konusu ikramiye tahakkuklarına ilişkin banka ödeme kaydı bulunmadığı, bu durumda davacının fiilen almış olduğu ücret ile SGK kayıtlarındaki söz konusu farkın yapılan ilave ikramiye bordro tahakkuklarından kaynaklanıp bu durumun ücret miktarına ilişkin davalı savunmaları ile çeliştiği ancak davacı iddiası gibi SGK matrahı ile ödeme farkının doğrudan ücret farkı olarak kabul edilemeyeceği, davacının bordrolarda tahakkuk eden ücretlerinin eksiksiz olarak ... Bankası hesabına ödenmiş olduğu ve davacının ücret alacağının bulunmadığı, davacının dosyada mevcut 2022/72637 arabuluculuk dosya numaralı 18.03.2022 başvuru tarihli, 12.04.2022 son tutanak tarihli arabuluculuk son tutanağına göre davalı ile kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve özellikle mart ayı 4 günlük ücret konularında arabuluculuk görüşmesinde bulunmuş olması (davalı iddiasına göre anlaşmış olması) karşısında önceki dönemlere ilişkin ücret alacağı talebinde bulunulmasına engel olmayacağı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma ücreti, fazla sürelerde çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, b. Müvekkilin ücretinin müvekkile ödenen ücretten çok daha fazla olduğunun SGK matrahı ile sabit olduğunu, c. 10.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilin bakiye ücret farkı alacaklarının, ikramiye ve nakdi yardım alacağı olduğu yönünde yapılan tespitin hatalı olduğunu, d. Davalının davaya cevap dilekçesindeki savunmaları ile yazılı belgelerinin çelişkili olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddi kararının sonuç itibarıyla doğru olsa da gerekçesinin hatalı olduğunu, davaya konu edilen işçilik alacaklarına ilişkin olarak taraflar arasında ... Arabuluculuk Bürosunun 2022/2455 Başvuru ve 2022/72637 Büro numaralı dosyası ile arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşmaya varılıp taraflarının birbirini ibra ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin gerektiği ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı ve iddia edilen fazla çalışmaların ispatlanıp ispatlanmadığı, ayrıca taraflar arasında daha önce yapılan arabuluculuk faaliyeti sonucunda imzalanan tutanağın davacının talep konusu haklarını ortadan kaldırıp kaldırmayacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f3124364498b46f0 bcc810458a66b23e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı