Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1165 E., 2025/4192 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1165 E., 2025/4192 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1165
Karar No
2025/4192
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/1165 E. , 2025/4192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3372 E., 2024/3348 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/602 E., 2024/451 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Yatırım Holding AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sendikasının (... Sendikası) üyesi olduğunu, davalı ... Endüstrisi AŞ’ye ait işyerinde değişen alt işverenler bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arası döneme ilişkin özel güvenlik hizmet alım işinin diğer davalı ... Şirketi tarafından yürütüldüğünü, ... Sendikasının özel güvenlik çalışanları için örgütlenerek toplu iş sözleşmesi yapmak için aldığı 30.04.2015 tarihli yetki belgesine istinaden yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonucunda davalı ... Şirketi ile anlaşma sağlanamaması üzerine Yüksek Hakem Kurulunun 26.02.2019 tarihli ve 2018/1248 Esas, 2019/67 Karar sayılı kararı ile uygulamaya konulan 01.03.2015-31.12.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farklarının davacıya ödenmediğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan işçilik haklarından birlikte sorumluluğun söz konusu olduğunu ileri sürerek davacının ödenmeyen ücret farkı, ikramiye, genel tatil, yakacak, silah tazminatı, bayram ve çocuk yardımı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kısmi dava açılamayacağını, dava şartı eksikliği sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili Şirketin diğer davalı ile güvenlik hizmeti alım sözleşmeleri imzaladığını, davacının da bu hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde, belirli süreli iş sözleşmesi ile özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, bir an için davacının toplu iş sözleşmesinde belirtilen haklardan yararlanması gerektiği düşünülse dahi, bundan kaynaklanan sorumluluğun diğer davalıya ait olacağını, zira toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve sosyal haklardaki bedel artışlarının idare tarafından yükleniciye fiyat farkı olarak ödenmesi gerektiğini, ihale dökümanları incelendiğinde, talep edilen bedelle ilgili bir fiyatlandırma tanımlanmadığının ortaya çıkacağını, diğer davalı Kurum ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili Şirketin tüm çalışanlarının ücretlerini banka aracılığıyla ödemekte olduğunu, davacı işçinin de çalıştığı dönem boyunca ücretlerini müvekkili Şirkete bildirdiği aylık ücret hesabı aracılığıyla tam ve eksiksiz olarak aldığını savunarak davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddini istemiştir. 2. Davalı ... Endüstrisi AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davada taraf sıfatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli kararına karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ortadan kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının üye sıfatı ile toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, üyelik tarihi gözetildiğinde toplu iş sözleşmesinin yürürlük süreci başlangıcından itibaren ve yürürlük süresince hesaplama yapıldığı, dava tarihi itibarıyla alacakların zamanaşımına uğramadığı, Yüksek Hakem Kurulu kararının 15.03.2019 tarihinde davalı Şirkete, 13.03.2019 tarihinde ise ... Sendikasına tebliğ edildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca davalı Şirketin toplu iş sözleşmesi yapılmadan önce ilgili işveren sendikasını yetkilendirdiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığını bildirdiği, davalı ... Endüstrisi AŞ tarafından ise diğer davalı ... Şirketi ile yapılan özel güvenlik hizmet alım sözleşmesinin Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78-11 maddesi uyarınca yapılmış personel çalıştırmaya dayalı bir hizmet alımı olduğunun belirtilmiş olduğu, ancak güvenlik hizmeti alım sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi gereği yardımcı iş kapsamında olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında belirtilen esaslar doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... Endüstrisi AŞ’ye ait işyerlerinde davalıdan ihale ile güvenlik hizmeti işini alan diğer davalı ... Şirketi nezdinde işçi olarak çalıştığı, davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği, davalı ... Şirketinin Yüksek Hakem Kurulunca karar altına alınan toplu iş sözleşmesinin tarafı olarak ve son alt işveren sıfatıyla talep edilen tüm alacaklardan sorumlu olduğu, davalı ... Endüstrisi AŞ’nin talep edilen alacaklardan sorumlu olup olmadığı meselesine gelince, bu davalının asıl işveren sıfatını haiz olduğu, Mahkemece, talep edilen alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiş olmakla kararın davalı ... Endüstrisi AŞ tarafından istinaf edilmediği dikkate alınarak ve istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri gözetilerek, taraflar lehine oluşan usuli müktesep haklar nazara alınmak ve kamu düzeni ile ilgili hususlarda resen denetim icra edilmek suretiyle yapılan incelemede; davalı ... Endüstrisi AŞ’nin talep edilen alacakların tamamından, diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... Endüstrisi AŞ’nin (ikinci) kararı istinaf etmemesinin bu kabulü zorunlu kıldığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, alacakların hesaplanmasına esas sürelerin/dönemlerin ve ücret miktarlarının isabetli bir şekilde saptandığı, ilgili toplu iş sözleşmesi hükümlerinin isabetli bir şekilde belirlendiği, talep edilen alacakların bilimsel esaslara ve yerleşik içtihatlara uygun olarak hesaplandığı İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirket ile diğer davalı arasında özel hükümlere göre güvenlik hizmeti alım sözleşmeleri imzaladığını, davacının da bu hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, her ne kadar dava dilekçesinde davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan mali haklarına ilişkin alacağının bulunduğu iddia edilse de bu hususa ilişkin müvekkili Şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bundan kaynaklanan sorumluluğun diğer davalıya ait olacağını, 2. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve sosyal haklardaki bedel artışlarının idare tarafından yükleniciye fiyat farkı olarak ödenmesi gerektiğini, ihale dokümanları incelendiğinde, talep edilen bedelle ilgili bir fiyatlandırma tanımlanmadığının ortaya çıkacağını, 3. Diğer davalı Kurum ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, 4. Zamanaşımı savunmalarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, alacakların hesabı ile zamanaşımı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b402019008821293 d61f1e83b219d23e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı