Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1088 E., 2025/4095 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1088 E., 2025/4095 K. (06.05.2025) – Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1088
Karar No
2025/4095
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Hırsızlık, Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/1088 E. , 2025/4095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2650 E., 2024/2574 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/236 E., 2024/161 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesine ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davasında reddedilen ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin alacak davasına yönelik temyizinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Tespit davasına ilişkin olarak ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.03.2017-02.10.2022 tarihleri arasında davalılardan ... Çevre Grup Geri Dön. Atık Dep. İnş. Taah. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi ) nezdinde ... Şehir Hastanesinin tıbbi atık bölümünde çalıştığını, davalı Şirket tarafından habersiz olarak başka bir şirket nezdinde çalışmaya başladığı yönündeki asılsız ithamlarla iş sözleşmesinin feshedildiğini ve "işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" durumuna ilişkin Kod 46 ile çıkışının yapıldığını, fiilî durumda davacının haberi olmadan ihale yüklenicisi başka bir Şirket nezdinde giriş kaydının yapıldığını, davalılardan ... Çevre ve Su Yatırım Yapım İşletme AŞ'nin (... Şirketi) asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketi bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yol yardımı alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bu alacaklarının davalılardan tahsiline ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilen işten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ... Şirketi ile davalı arasında 01.12.2016 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı Şirket tarafından sözleşmenin 30.09.2022 tarihinde sonlandırıldığının bildirildiğini ve ... ile anlaşma sağlandığını, bir personelin 01.10.2022 tarihinden on dört personelin ise 02.10.2022 tarihinden itibaren bu Şirketin emir ve talimatlarına bağlı olarak çalışmaya başladığını, bu durumun 07.10.2022 tarihinde tespit edildiğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yol yardımı alacağı olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davalı Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yol ücreti talebi yönünden dava şartı arabuluculuğa gidilmediğinden tefrik kararı verildiği, dosya içeriğine göre davacının davalı ... Şirketi nezdinde çalıştığı ve Kod 46 ile çıkışının yapıldığı, dinlenen tanık beyanları ile benzer mahiyette davalardan bir kısım işçinin aynı anda davalı işveren tarafından işten 46 koduyla çıkışlarının verilerek, dava dışı başka bir şirkete geçişlerinin yapıldığı, davacının farklı alt işverenler nezdinde aynı işte çalışmaya devam ettiği, dosya içerisindeki SGK kayıtlarından davacının iş sözleşmesinin alt işverenler ile asıl işveren arasındaki iç işleyiş ile ilgili olarak aynı işin devamı hizmet gereği olduğu anlaşıldığından davacının iş sözleşmesine davalı işveren tarafından haklı olmayan nedenle son verildiği, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verildiği, davalı işveren tarafından SGK'ya bildirilen “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” şeklindeki 46 çıkış kodunun ispatlanamadığı anlaşıldığından, çıkış kodunun "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" şeklindeki Kod 4 olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, bilirkişi raporuyla tespit olunan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, SGK'ya bildirilen işten çıkış kodunun Kod 4 olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin davalılardan asıl işveren ... Şirketinden ... Şehir Hastanesi tıbbi atıkların toplanması ihalesini alan alt işveren diğer davalı ... Şirketi nezdinde çalıştığı, davacının ihaleyi yeni alan Şirket nezdinde çalışmaya devam ettiği göz önüne alındığında alt işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi anlamında bir işyeri devrinin olduğu, davalı alt işveren Şirketin sonraki tarihli fesih beyanının sonuca etkisi olmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği, dava dilekçesinde işten ayrılış bildirgesinde yer alan çıkış kodunun düzeltilmesi talebi yönünden ise güncel hukuki yararın ne olduğunun açıklanmadığı ve somutlaştırılmadığı, işsizlik ödeneğinden yararlanmak isteniyorsa zaten kıdem ve ihbar tazminatları da talep edilmiş olup dava tarihi itibarıyla feshin değerlendirileceği dava bulunmadığı, bu kararın SGK'ya sunulmasının yeterli olduğu, o hâlde davacının bu talebinin güncel hukuki yarar bulunmadığından reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatına yönelik davanın reddine, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekilinin alacak davasına ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. 2. Davacı vekili tespit davasına ilişkin olarak temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin hakkında haksız ve hukuksuz şekilde SGK'ya bildirilen 46 çıkış kodu nedeniyle mağdur olduğunu, zira yapılan işin 24 saat sürekliliğinin olması sebebiyle asıl işveren davalılardan ... Şirketinin aynı gün yeni alt işveren şirketle anlaşma sağlaması üzerine aralarında davacının da olduğu tüm işçilerin ihale alıcısı şirket nezdinde işe giriş işlemlerinin yapıldığını, ihale süresi sona eren ... Şirketinin iş sözleşmesini uzatmak istememesi nedeniyle bu yönde haksız ithamlarda bulunduğunu, b. Davalı ... AŞ'nin hiç bir haklı nedene dayanmadan iş sözleşmesini feshetmesinin haksız ve hukuksuz olduğu gibi işten çıkış kodunun 46 olarak bildirilmesinin de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, c. Müvekkilinin hatalı bildirilen çıkış kodunun sicilini olumsuz etkilediğini, sonraki çalışma hayatında bu durumun kendisi için kötü sonuçlar doğuracağını ve dolayısıyla güncel hukuki yararın var olduğunu, iş sözleşmesinin feshini gerektiren herhangi bir hukuka aykırı eylemi bulunmayan müvekkili yönünden işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkin davada hukuki yararın bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar; eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eda davalarında, bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken; inşai (yenilik doğuran) davalar ile de var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti yoktur. Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsü olduğundan eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK'ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davalar, “çıkış kodunun düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmakta ise de davanın SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında “tespit davası” niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, iki ayrı dava olan çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin dava ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini de içeren alacak davasını birlikte açmıştır. Dosya kapsamı ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla; işin esasına girilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Alacak Davası Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Tespit Davası Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. T.H.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı