9. Hukuk Dairesi 2024/12781 E. , 2025/413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1180 E., 2024/2312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/696 E., 2023/535 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.01.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davacı asıl ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İran vatandaşı olduğu sırada davalının Ankara bürosunda 01.09.1988 tarihinde çalışmaya başladığını, 13.02.2017 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, ücretinin sürekli olarak eksik ödendiğini, 2016 yılı Mart ayından itibaren dört ay süre ile ücret ödemesinin geciktirildiğini, işverence yapılan haksız fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunduklarını, kullanılmayan yıllık izinlerinin 2 kat karşılığının ödenmediğini, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ödenmediğini, %5 fazlalık alacakları için talep koşullarının oluştuğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile bu alacakların %5 fazlalık kısmının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışmadığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, fazla çalışmanın ücretin içerisinde olduğunu, davacının 30 yıllık çalışması boyunca ücretlerini peşin değil ay sonunda aldığını, bu nedenle %5'lik fark talep edemeyeceğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren nezdinde 01.09.1988-11.02.2017 tarihleri arasında çalıştığı, en son aylık ücretinin net 1.000,00 Euro olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshin haklı nedenlerle sonlandırıldığının usulüne uygun olarak ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarından davacının kullanmadığı yılık izinleri ile birlikte ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili çalışmalarının bulunduğu, yıllık izin alacağı yönünden davacı asılın beyanları da dikkate alınarak yeniden alınan ek rapordaki miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiği, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili alacakları yönünden ise %30 oranında indirim uygulanması gerektiği, yine davacının bir kısım ücret ve ikramiye alacaklarının ödendiğine ilişkin işverence sunulmuş belge yada ödeme makbuzu bulunmadığı, davacı tarafın fazla çalışma alacağı talebinin ise Bölge Adliye Mahkemesi karar içeriği dikkate alınarak sübuta ermediğinden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın %5 fazlalık talepleri yönünden ise 30953 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 19.09.2019 tarih, 2019/48 Esas, 2019/74 Karar sayılı iptal kararı ile söz konusu %5 fazlalığın dayanağı olan normun iptal edildiği, bu nedenle söz konusu %5 fazlalık taleplerinin reddinin gerektiği, söz konusu %5 fazlalık taleplerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği reddedildiğinden bu taleplerden kaynaklı ret miktarı yönünden davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 01.09.2023 tarihli ek kararı ile davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararların karşı davalı, asıl kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geri çevirme kararı üzerine tanzim edilen muhtıranın davalıya 06.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği ancak yasal 1 haftalık süre geçtiği hâlde nispi harcın ikmal edilmediği ve bunun üzerine Mahkemece davalının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesine dair ek kararın isabetli olduğu, davalı vekilinin bu ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği, hâl böyle olunca eldeki karara yönelik istinaf talebinin sadece davacıdan geldiği ve davacının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ücretin aylık net 1.200,00 Euro olması gerektiğini, b. Fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, c. Yıllık izin ücreti alacağının eksik hüküm altına alındığını, d. Karşı yan vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini, e. İndirimin fahiş olduğunu, f. %5 fazlalık alacaklarının reddinin de hatalı olduğunu beyan etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıya ödenen tutarın hesaplamada mahsup dahi yapılmadığını, b. Tanık delilline dayanılarak alacak hesaplanmasının hatalı olduğunu, c. 28 yıl boyunca yıllık izin kullanmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, d. Ücretinin net 1.000 Euro olarak değil brüt 1.000 Euro olarak kabulü gerektiğini, e. Hafta tatili ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, f. İkramiye alacağının bulunmadığını, g. Nispi harcın yatırılmamasının istinaf başvurusunun incelenmesine engel olmadığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aylık ücret miktarı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması, Anayasa Mahkemesinin bu alacakların %5 fazlalıklarının iptaline dair kararının geriye yürüyüp yürümeyeceği, vekâlet ücreti ve İlk Derece Mahkemesinin ek kararına yönelik istinaf incelemesinin usulüne uygun olup olmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e0aacb8ac61db8f5 1fa2e1b91bcb7dd5