9. Hukuk Dairesi 2024/12410 E. , 2025/412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1981 E., 2024/2276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/27 E., 2023/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.01.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.11.2016-31.12.2018 tarihleri arasında çalıştığını, 14.12.2018 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, 14.11.2016 tarihli taahhüt imzaladığını ancak taahhütname kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2512 sayılı icra dosyası ile icra takibi yaptıklarını, ancak davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı yanındaki görevinden istifa etmek zorunda bırakıldığını, imzalamak zorunda bırakıldığı taahhütnamedeki cezai şartın tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu nedenle geçersiz olduğunu, davacı tarafından talep edilen harcama kalemlerinin haksız olduğunu, çalışması karşılığında ödenen edimlerin iadesinin talep edilmesinin hakkaniyete ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 14.11.2016 imza tarihli "taahhütname" başlıklı belgenin 7. maddesinde, söz konusu taahhütnamenin iş sözleşmesinin eki niteliğinde olduğunun belirtildiği, yine sözü edilen taahhütnamenin 2. maddesinde; davalı işçinin görevlendirme süresine eşit bir sürede davacı işveren bünyesinde çalışması gerektiği; 3. maddesinde ise taahhüt edilen bu süre dolmadan iş sözleşmesinin davalı işçi tarafından feshedilmesi veya davacı işveren tarafından haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi durumunda davalı işçinin proje kapsamında yapılan bütün harcamaları davacı işverene ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, öncelikle davalı işçinin yurt dışı görevlendirilmesinin işi bakımından bilgi ve tecrübesini artıracağının muhakkak olduğu, ancak davalı işçinin yurt dışı projesine eğitim amacıyla değil davacı işverenin taraf olduğu projede iş sözleşmesi kapsamında çalışmak üzere gönderildiği, diğer taraftan iş sözleşmesinin eki niteliğinde düzenlenen taahhütname başlıklı belgenin 3. maddesinde yer alan ve yukarıda sözü edilen düzenleme niteliği itibarıyla cezai şart niteliğinde olduğu, taraflar arasında düzenlenen ek iş sözleşmesi niteliğindeki belgede yer alan bu hüküm karşılıklılık şartını sağlamadığı için geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada Euro cinsinden yapılan harcamaların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, Türk lirası cinsinden yapılan harcamaların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali için açılan davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, kararın davacı Şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/2164 Esas, 2022/598 Karar sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinaf talebinin miktar itibarıyla kesin olacak şekilde esastan reddine karar verildiği, kararda özetle, taahhütname başlıklı belgedeki düzenlemelerin cezai şart niteliğinde olduğu, karşılıklılık şartını sağlamadığı ve geçersiz olduğunun belirtildiği, iş sözleşmesinin eki niteliğinde düzenlenen "taahhütname" başlıklı belgenin 3. maddesinde yer alan ve yukarıda sözü edilen düzenlemenin niteliği itibarıyla cezai şart olduğu, taraflar arasında düzenlenen ek iş sözleşmesi niteliğindeki belgede yer alan bu hüküm karşılıklılık şartını sağlamadığı için geçersiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davalı tarafından imzalanan taahhütnamenin cezai şart içermediğini, davacı Şirketin davalının bu taahhütnameye aykırı davranması nedeniyle uğradığı zararları ve davalı için yapmış olduğu masrafları talep ettiğini, 2. Yargıtay kararlarında eğitim karşılığı cezai şartın geçerli olduğunun kabul edildiğini, davalının görevlendirildiği projenin bir nevi eğitim olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taahhütnamedeki düzenlemenin cezai şart niteliğinde olup olmadığı ve buna göre davacının dava konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dbb739c5a548e37e 5e369bc52c8cce34