Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/862 E., 2025/3455 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/862 E., 2025/3455 K. (06.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/862
Karar No
2025/3455
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/862 E. , 2025/3455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/195 E., 2024/237 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; davacılar adına tapuda kayıtlı olan 127 ada 48 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde bulunan ve uzun yıllardır bir bütün olarak kullanılan taşınmazın 1993 yılında yapılan kadastro sırasında bir bölümünün tespitinin yapılarak davacılar adına tapu kaydının oluşturulduğunu, geri kalan kısmının tescil harici yerde bırakıldığını açıklayarak, tescil harici bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. 2. 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) gereği davaya dahil edilen ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. 3. 6360 sayılı Kanun gereği davaya dahil edilen ... vekili cevap dilekçesinde; imar planı kapsamına alınmış taşınmazın imar ihya nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararı ile; temyize konu (A) harfi ile işaret edilen 25.585,38 m²'lik kısmı tescil dışı bırakılmış ise de, 13.10.2014 tarihli orman bilirkişi raporunda bu kısmın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, bu kısımda tarım yapılmadığı, boş olduğu, 2002 yılında yapılan orman amenajman haritasına göre yeşil renkle taranan orman sayılan yerler içerisinde kaldığı, ormanların olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı yoluyla kazanılamayacağı, davalı Hazinenin taşınmazın orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmesi yönünde usulüne uygun şekilde açılmış bir davasının da bulunmadığı gerekçesiyle davacıların tescil talepli davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı Hazine temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2022/2463 Esas, 2023/1848 Karar sayılı ilamı ile özetle; yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı gibi 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinin 6. bendinde "Davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tesciline karar verilmesini isteyebilirler" hükmünün getirildiği, eldeki davada 12.02.2015 tarihli duruşmada davalı Hazine vekili davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini talep ettiği, Hazinenin harçtan muaf olması nedeniyle bu talebinin davaya katılma niteliğinde olduğu ve davacı vekilinin de duruşmada hazır olması nedeniyle bu talepten haberdar olduğunun kabulü gerekeceğinden İlk Derece Mahkemesince Hazine adına tescili istemini içeren bir davasının bulunmadığına dair gerekçesinin de yerinde olmadığı gereğine değinilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 18.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre (A) harfiyle gösterilen alanda tarımsal faaliyetin 1999 yılında başlandığı dava tarihinin 2013 olduğu da nazara alındığında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, aynı hususun 24.01.2024 tarihli jeodezi raporunda da belirtildiği, 20 yıllık zilyetlik süre dolmadığından (A1) harfiyle gösterilen alana yönelik kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluşmadığı, (A2) ve (A3) harfleriyle gösterilen alanlar ise halen taşlık - kayalık vaziyette olup tarımsal amaçla kullanılamayacak yerler olduğu için bu alanlara ilişkin de imar ihya gerçekleşmedi gerekçesiyle davanın esastan reddine, dava konusu fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 24.01.2024 tarihli raporuna ekli krokide (A1) (9.909,80 m²), (A2) (12.232,19 m²) ve (A3) (5.250,53 m²) harfleriyle gösterilen tescil harici alanlarının davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlik koşullarını oluştuğunu, delilerin değerlendirilmesine hataya düşüldüğünü öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava ve temyize konu fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 24.01.2024 tarihli raporuna ekli krokide (A1) (9.909,80 m²), (A2) (12.232,19 m²) ve (A3) (5.250,53 m²) ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde TMK'nın 713/1. maddesinde öngörülen tescil koşullarının davacılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ac941d9fa691cd84 9a9d59cf9e78478b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı