Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/669 E., 2025/3765 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/669 E., 2025/3765 K. (14.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/669
Karar No
2025/3765
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/669 E. , 2025/3765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/191 E., 2015/22 K. HÜKÜM/KARAR : Birleşen 2008/200 Esas sayılı davanın kabulüne, asıl ve birleşen diğer davaların reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince birleşen 2008/200 Esas sayılı davanın kabulüne, asıl ve birleşen diğer davaların reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, asıl dosya davacısı ..., birleşen dosyaların davacıları ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan ve 15.08.2008-15.09.2008 tarihleri arasında ilân edilen kadastro çalışmaları sırasında Çatak ilçesi Kaçit köyü 104 ada 1 parsel numaralı taşınmaz 6.740.152,46 m² yüzölçümü ve orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Asıl davacı ..., dava dilekçesinde taşınmazın sınırlarını bildirdiği bölümü üzerinde zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın bu bölümünün adına tescili isteminde bulunmuştur. Birleşen dosya davacıları da ayrı ayrı 104 ada 1 parsel numaralı taşınmazın değişik bölümleri üzerinde zilyetliklerinin bulunduğu iddiasıyla tespite itiraz davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; birleşen 2008/200 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen ve krokide 104/1-T ile gösterilen yerin orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım şartları gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; asıl ve birleşen diğer davalarda dava konusu edilen yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle asıl ve diğer birleşen davaların reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, asıl dosya davacısı ..., birleşen dosyaların davacıları ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Birleşen 2008/196 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (I), (M); birleşen 2008/195 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (K), (L), (O); birleşen 2013/28 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın (Birleşen 2013/28 Esas sayılı dosyada alınan 03.06.2013 tarihli rapor ve eki krokide) (A), birleşen 2008/198 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (J), birleşen 2008/194 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (G), (N), (R) ile gösterilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428, maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına ve temyiz itirazlarına konu taşınmazların dört taraftan orman parseliyle çevrili olup, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesi kapsamında kalan orman içi açıklık vasfında olduklarının anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosyaların davacıları ..., ..., ..., ..., ...'nun temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekillerinin kabul kararı verilen 104/1- (T) ile gösterilen taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan 05.07.2014 tarihli kök orman raporunda incelenen hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, memleket haritasında yeşil renkli alan içinde göründüğünün belirtildiği, ancak hava fotoğrafı ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz bölümünün gösterilmediği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin geri çevirme kararı sonrası aldırılan 31.01.2024 tarihli ek orman raporunda ise 104/1- (T) ile gösterilen taşınmaz ve diğer taşınmazların tamamının memleket haritasında yeşil, hava fotoğrafında ağaçlık alan ile çakıştığı ve geniş yapraklı ağaçlardan oluşan yerlerden olduğunun ve neticeten orman sayılan yerlerden olduğunun ifade edildiği ve böylelikle kök rapor ile ek rapor arasında çelişki oluştuğu açıktır. Ayrıca kök ve ek raporda incelenen hava fotoğrafı ve memleket haritalarının hangi tarihe ait olduğunun belirtilmediği gibi dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında olup olmadığının da titizlikle incelenmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın evveliyatı hakkında tereddüt hasıl olmuştur. 3. Asıl dosya davacısı ...'nun krokide 104/1- (A) ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 05.07.2014 tarihli kök orman raporu ve 31.01.2024 tarihli ek orman raporunda ...'nun dava konusu ettiği 104/1- (A) ile gösterilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de hükme esas alınan kök orman raporunda hava fotoğrafı ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz bölümü gösterilmediği gibi kök ve ek raporda incelenen hava fotoğrafı ve memleket haritalarının hangi tarihe ait olduğuna da yer verilmediği ayrıca dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında olup olmadığının da titizlikle incelenmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın evveliyatı hakkında tereddüt hasıl olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince; yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve temyize konu krokide 104/1- (T) ve 104/1- (A) ile gösterilen taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu 104/1- (T) ve 104/1- (A) ile gösterilen taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanun ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de; dava konusu taşınmaz 104 adada olmasına rağmen, fen bilirkişi M.B'nin 17.06.2014 hakim havaleli bilirkişi raporunun eki krokide 104/1- (T) ile gösterilen kısmın ayrılıp 101 adada en son parsel numarası verilerek ... ve ...'nun adına talep gibi müştereken tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi de doğru değildir. S O N U Ç : 1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2008/196 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (I), (M); birleşen 2008/195 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (K), (L), (O); birleşen 2013/28 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın (Birleşen 2013/28 Esas sayılı dosyada alınan 03.06.2013 tarihli rapor ve eki krokide) (A), birleşen 2008/198 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (J), birleşen 2008/194 Esas sayılı dosya davacısı ...'nun 104/1- (G), (N), (R) ile gösterilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, birleşen 2008/196 Esas, 2008/195 Esas, 2013/28 Esas, 2008/198 Esas, 2008/194 Esas sayılı davalara ilişkin verilen hükümlerin ONANMASINA, 2. (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle asıl dosya davacısı ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca krokide 104/1- (T) ve 104/1- (A) no.lu taşınmaz bölümleri yönünden BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 586,20 TL nin temyiz eden ...'dan alınmasına, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 587,70 TL nin temyiz edenler ..., ..., ..., ...'dan ayrı ayrı alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı