Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/5852 E., 2025/3763 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5852 E., 2025/3763 K. (14.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5852
Karar No
2025/3763
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/5852 E. , 2025/3763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/27 E., 2022/36 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ....................köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 1, 3 ve 6, 119 ada 58, 71 ve 75, 129 ada 2, 132 ada 31, 149 ada 7, 12 ve 13, 156 ada 6 ve 13, 158 ada 2 ve 4, 194 ada 1, 213 ada 16, 19 ve 21, 215 ada 12, 216 ada 3, 15, 23 ve 48 parsel sayılı sırasıyla 6.237,33 m2, 5.166,23 m2, 8.651,96 m2, 5.546,54 m2, 2.224,77 m2, 2.148,87 m2, 2.222,60 m2, 2.212,39 m2, 978,60 m2, 1.253,32 m2, 1.294,78 m2, 4.222,81 m2, 2.209,94 m2, 2.159,15 m2, 4.381,20 m2, 768,71 m2, 4.894,29 m2, 3.048,28 m2, 2.108,10 m2, 737,78 m2, 1.615,80 m2, 8.526,51 m2, 8.285,67 m2 ve 3.230.59 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, dava konusu taşınmazlar hakkında yargılama sırasında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 149 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 149 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına, 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davalı Medain Değirmenci adına, 216 ada 48 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına, diğer dava konusu taşınmazların ise 8/19 payının davacı ... .........., 4/16 payının davalı ..., 3/16 payının davalı ... ve 1/16 payının ise davalı ... adına tapuya tesciline dair verilen karar davacı vekili, davalı Hazine vekili ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.04.2018 tarihli ve 2015/21320 Esas, 2018/2814 Karar sayılı ilamıyla; davacı ... Kuşçu ve davalılar ..., ... ve ... temyiz itirazlarından vazgeçtiklerinden bunların temyiz itirazlarının vazgeçme nedeniyle reddine, Hazinenin temyiz itirazları yönünden; "çekişmeli 149 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak teşkil eden 20.08.1984 tarih ve 9 sayılı tapu kaydının oluşumuna esas Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1984/64 Esas, 1984/109 Karar sayılı tescil ilamı ve krokisi ile 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas 09.01.1980 tarih ve 11 sayılı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm dayanakları ve varsa haritalarıyla birlikte getirtilerek dosyaya konulmalı, yine tescil davasının açıldığı tarihten geriye doğru en az 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan, bölgeyle ilgili orman tahdit harita ve mazbataları, orman kadastrosu yapılmamış ise 1/25.000 ölçekli memleket haritası ve amenajman planları ilgili Orman İşletme Müdürlüğü’nden getirtilerek dosyasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen, orman, ziraat, jeolog, jeodezi ve fotogrametri mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif icra edilmelidir. Yapılacak keşifte, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi hükmü uyarınca çekişmeli 149 ada 7 ve 13 parsel sayılı taşınmazların dayanağı olan tapu kayıtlarının oluşumlarına esas tescil krokileri ile varsa oluşumlarına esas diğer haritalar ve kadastro paftasının ölçeği eşitlenip haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, tapu kayıtlarının dayanağı harita yoksa yada uygulanma kabiliyeti bulunmuyorsa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman fen bilirkişisinden dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerini düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaretlemesi istenilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanaklarının içerikleri ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadıkları duraksamasız şekilde saptanmalı, tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölümler ile diğer dava konusu taşınmazların tamamı yönünden ise öncesinin ne olduğu, zilyetliğin bulunup bulunmadığı, zilyetliğin hangi tarihte başladığı, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, zilyetliğin kesintiye uğrayıp uğramadığı, kesintiye uğramış ise bunun sebebinin ne olduğu ve terk iradesine dayalı olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı somut olaylara dayalı bilgiler alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, tespit tutanağındaki tespitler ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit bilirkişileri dava konusu taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazların nitelikleri, toprak yapıları, eğimleri, önceki ve şimdiki halleri, taşınmazların tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadıkları, kullanılıyor ise ne zamandan beri ne şekilde hangi sıfatla kullanıldıkları, kullanılmıyorlar ise ne kadar süredir kullanılmadıkları konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazı dört taraftan gösteren panoramik fotoğrafları çektirilip, parsel sınırları fotoğraflar üzerinde kabaca işaretlenerek dosya içerisine konulmalı, tescil davasının açıldığı tarihten önceki 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı döneme ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskop aletiyle incelettirilmeli, tescil davasının açıldığı tarihten geriye doğru 20 yıllık dönem için uydu fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılarak taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin süresi ve niteliği konusunda bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı ve bu şekilde tanıklar ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmeli, orman mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazların varsa kesinleşen orman tahdidi kapsamında kalıp kalmadıkları ve orman vasfı taşıyıp taşımadıkları hususunda bilimsel verilerek dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazların nitelikleri, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıkları ve evveliyatlarının dere yatağı niteliğinde olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların bizzat mahkeme hakimince yapılan gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak devam eden yargılama neticesinde; mahallinde keşif yapılmış, uzman bilirkişilerce dayanılan tapu kayıtları uygulanmış, orman ve dere araştırmaları da yapılarak zilyetlikle kazanım şartları değerlendirilmiş ve 111 ada 1, 3 ve 6 parsel, 119 ada 58 parsel, 129 ada 2 parsel, 158 ada 2 ve 4 parsel, 216 ada 15 ve 23 parsel ve 119 ada 71 parselin krokide (A) ile gösterilen kısmının kararda belirtildiği yüzölçümü ve nitelikleri ile 1894 doğumlu ölü Hüseyin mirasçıları adına; 216 ada 48 parselin ölü ... mirasçıları adına; 149 ada 12 parselin ölü ... mirasçıları adına; 149 ada 13 parselin ... adına; 149 ada 7 parselin ... adına; 216 ada 3 parsel ve 215 ada 12 parselin orman vasfı ile Hazine adına; 156 ada 6 ve 13 parsel, 213 ada 16, 19 ve 21 parsel, 194 ada 1 parsel, 119 ada 75 parsel, 119 ada 71 parselin krokide (B) ile gösterilen kısmı ve 132 ada 31 parselin Hazine adına ve 132 ada 31 parselin beyanlar hanesine bir kısım davalı lehine muhdesat şerhi verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6b174c5d90e8cdaa e5e0b18125adc02a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı