8. Hukuk Dairesi 2025/517 E. , 2025/3515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/978 E., 2024/4445 K. DAVA TÜRÜ : Galle fazlasına müstahak ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/88 E., 2022/812 K. Taraflar arasında ... Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacı ...'nün ... Bin ... Ağa Vakfının galle fazlasına müstahak ve teliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dosyaya sunulan 25.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Mülhak ...Vakfı Senedindeki galle fazlası ve tevliyete ehil vakıf evladı olma şartlarını taşıyan, davacı ...'nün, Mülhak ...Vakfının; galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğu, tevliyetine ehil vakıf evladı olduğu, 15.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda kök raporda değişiklik olmadığının belirtildiği, gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının "Köprülü'nün Mülhak ...Vakfı’nın gallesine müstehak ve tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitine," karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Vakfiyede sene başında hesap sonu fazla kalan ne kadar olursa, vakıf kurucusunun evlatlarına eşit olarak paylaştırılmasının şart edildiği, yine kendilerinden sonra nesiller boyu evladının en salih ve en olgun olanının tevliyete ehil olacağının, evladın iki-üç yada daha fazla olursa vakıf işlemlerini yürütmede erkeklerin tercih edilmesinin şart edildiği, dosyada mevcut nüfus kayıtları, vakfiye, şahsiyet kaydı, vakıf evlat listesi ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının vakıf kurucusu ile soy bağının bulunduğu ve Mülhak... Vakfının gallesine müstahak ve tevliyete ehil evladı olmak için gerekli şartları taşıdığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek yeterli inceleme araştırma yapılmadan karar verildiğini, açılanan sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, birden fazla vakfiyesi bulunan mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti ile vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... Müdürlüğünün, davacının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna dair karara yönelik diğer temyiz itirazları yönünden; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde; mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca ...'nce yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanun'a göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği'ne göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soybağı olan ya da soybağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soybağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile İdarenin (... veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının babası ile vakfeden arasında daha önce kesinleşmiş mahkeme kararı ile soybağının kurulmuş olması sebebiyle davacılar ile vakfeden arasında kan bağı yolu ile soybağının mevcut olduğu, dava konusu vakfın birden fazla vakfiye ile zeyl vakfiyesinin mevcut bulunduğu, galle fazlası evlada bırakılan vakfiyelerde galle fazlası batın tertibi, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın vakfın evlatlarına bırakıldığı, ancak Evâil-i Zilkade 1113 H. (1702 M.) tarihli zeyl vakfiyede galle fazlası için "...ve hasıl olan gallesinden iktiza eden tamirat ve termimatı riayet olunduktan sonra fazla kalan galle ve re'y ve neması zikrolunan ...karyesi ehalisi üzerlerine nazil olan tekalife sarf oluna..." şeklinde şart getirilerek bu vakfiyede belirtilen akarlardan elde edilecek gelirin öncelikle bakım ve onarım yapılması, artan gelir olursa da ...köyü halkına getirilen vergilere sarf edilmesinin şart koşulduğu yani bu vakfiye yönünden galle fazlasının evlada bırakılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı vakfiyeler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; A) Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, B.1) Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2.) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (1.) bendindeki "...Vakfı'nın" kelimesinden sonra gelmek üzere "Evâil-i Zilkade 1113 H. (1702 M.) tarihli zeyl vakfiye hariç" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, B.2) Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) no.lu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/517 E., 2025/3515 K. (07.05.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/517
- Karar No
- 2025/3515
- Karar Tarihi
- 07.05.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5393 E., 2025/3505 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4923 E., 2025/3509 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6842 E., 2025/3512 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3463 E., 2025/3513 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1913 E., 2025/3528 K. 07.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5052 E., 2025/3536 K. 07.05.2025