Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/408 E., 2025/4917 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/408 E., 2025/4917 K. (25.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/408
Karar No
2025/4917
Karar Tarihi
25.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/408 E. , 2025/4917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/606 E., 2024/1696 K. KARAR : Davalı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/245 E., 2023/21 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 271 parsel sayılı 4.550 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 105 ada 48 parsel numarasıyla 4.422,85 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda müştereken davalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 264 parsel sayılı 6.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 105 ada 41 parsel numarasıyla 6.746,70 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü eski 271 yeni 105 ada 48 parsel parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ve taşınmazının bir bölümünün davalı eski 264 (yeni 105 ada 41) parsele dahil edildiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesin talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... zeminde nizalı sınır yönünden sabit sınır teşkil eden bir unsurun gözlenmediği, her iki taraf arasındaki sınırın geçerli sınır olarak belirlenmesi gerekirken, uygulama kadastrosunda sabit sınır olarak alınması sebebiyle sınırlandırma ve ölçü hatası yapıldığından uygulama kadastrosunun zeminde bulunan geçerli sınıra göre belirlenmesi gerektiği, yapılan uygulama kadastrosunun 104,26 metrekare kısım yönünden hatalı olduğu, uygulama kadastrosunda dava konusu taşınmazların sınırlarının belirlenmesine ilişkin tapulama tarihindeki pafta ve ölçü krokisi ile uyumlu olarak tespit yapılmadığı, bilirkişi raporu ile nizalı sınırın geçerli sınır tipi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait 104,26 metrekarelik kısmın davalı parsele geçmesini sağlayan uygulama kadastrosunun iptalinin gerektiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 105 ada 48 parsel ve 105 ada 41 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrolarının iptali ile, 04.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 105 ada 41 parselin ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 104,26 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacıya ait 105 ada 48 parsele eklenmesine, böylece dava konusu 105 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 4.527,11 metrekare ve 105 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 6.642,44 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden, harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları ile tesis kadastro tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının çakıştırılması neticesinde, her iki taraf arasındaki sınırın geçerli sınır olarak belirlenmesi, uygulama kadastrosunda sabit sınır olarak alınması sebebiyle sınırlandırma ve ölçü hatası yapıldığından uygulama kadastrosunun zeminde bulunan geçerli sınıra göre belirlenmesi gerektiği, yapılan uygulama kadastrosunun 104,26 metrekare kısım yönünden hatalı olduğu, uygulama kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların sınırlarının belirlenmesine ilişkin tapulama paftası ve ölçü krokisi ile uyumlu olarak tespit yapılmadığı, bilirkişi raporu ile nizalı sınırın geçerli sınır tipi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu anlamda müşterek sınır hattının tesis kadastrosu tarihinde zeminde ölçülen ve sınırlandırma, ölçü veya tersimat hatası içermeyen tesis kadastrosu sınırlarına göre geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiği, bu durumda krokide (A) harfi ile gösterilen 104,26 metrekarelik kısmın davacıya ait 105 ada 48 sayılı parsele ilave edilmesi gerektiği ve mahkemece tespit edilen yeni sınırın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edildiği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise, somut olayda davacının, kendisine ait taşınmazın bir kısmının davalıya ait parsel içinde gösterilmek suretiyle yapılan kadastro tespitinden dolayı taşınmazının yüz ölçümünün eksildiğini ileri sürerek dava açtığı, dosyaya getirtilen kayıtlara göre dava konusu edilen taşınmazın davalı ...'nun annesi olan davalı ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu, taşınmazların fiilen davalı ...'nın oğlu olan ... tarafından kullanıldığı, bu nedenle davacının ...'nu davalı olarak göstermesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı, mahkemece de gerçek tapu maliklerinin davaya dahil edildiği, davalı ... yönünden ise davanın husumet nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, çekişmeli 105 ada 48 parsel ve 105 ada 41 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrolarının iptali ile, 04.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 105 ada 41 parselin ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 104,26 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacıya ait 105 ada 48 parsele eklenmesine, böylece dava konusu 105 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 4.527,11 metrekare ve 105 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 6.642,44 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 63ae52871cd96ead f28a28af454a8937

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı