8. Hukuk Dairesi 2024/3902 E. , 2025/4930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1057 E., 2024/577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/11 E., 2022/116 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... 27.11.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Bursa ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında 102 Ada 40 Parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartıldığından bahisle 1.281,69 m² olarak Hazine adına tescil edildiğini, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da orman olarak tescil edildiğini, söz konusu parsellerin bitişiğinde bulunan 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın da 3.449,57 m² yüzölçümlü olarak kendisi adına senetsizden tespit edildiğini, ancak söz dava konusu ettiği taşınmazların 03.10.1940 tarihli 110 Cilt, 149 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını, köy senediyle tapu kaydı kapsamında kalan yerleri satın aldığını, taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümü 5.950 m² olmasına karşılık kadastro tespitlerinde adına tespit edilen 102 ada 6 parselin 3.449,57 m² yüzölçümünde bulunduğunu, 6831 sayılı Kanun' un (2/B) maddesi kapsamındaki arazi vasfıyla 1.281,69 m² yüzölçümlü 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazla orman vasfıyla tespit gören 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1.219,12 m² kısmının dayanağı olan tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1.219,12 m² kısmının tapu kaydının iptal edilerek son parsel numarası verilmek suretiyle kendi adına kayıt ve tesciline ve 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek yine kendisi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hak iddia ettiği 1.219,12 m² alanın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını, kazandırıcı zamanaşımıyla iktisabının mümkün olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yapılacak incelemede dava konusu 102 Ada 40 Parsel sayılı taşınmazın eylemli orman olduğunun anlaşılması halinde orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescili gerektiği ve orman vasfında bulunmadığı tespit edildiği takdirde ise bu parsel yönünden açılan davanın müvekkili Orman İdaresi yönünden husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2015/375 Esas ve 2020/10 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş olup, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nin 09.12.2020 tarihli ve 2020/537 Esas, 2020/1455 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "... 102 ada 40 nolu parsel ve 102 ada 1 parsel içinde kalan (A) harfi ile belirtilen kısmın evveliyatı ile birlikte 3116 sayılı kanunu ve 6831 sayılı kanun çerçevesinde bilim ve fen bakımından orman sayılan yerlerden olduğu, ihya ile kazanılmasının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların isabetli olmadığını ve usul ve kanuna aykırı olduğunu, hatalı ve bilimsellikten ve gerçeklikten uzak bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müvekkiline ait eski tapunun 5.960 m² olduğu, müvekkilinin 5960 m² olan tarlasından haksız kesintiler yapılarak, 102 ada 6 parsel olarak 3449,57 m² ye düşürüldüğünü, 102 ada 40 parselin 1281,69 m² ve (2/B) olarak Hazineye kaydedildiğini, karara dayanak bilirkişi raporda (A) ile gösterilen orman içinde olduğu belirtilen 1219,12 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun alan ile müvekkiline verilen tapu miktarları toplandığında 5950,38 m² olduğunu, eksi ve yeni ölçümler dikkate alındığında alanların %100 örtüştüğünü, 1957 memleket haritasında (2/B) ayrılan ve raporda (A) ile gösterilen alanların çalılık rumuzlu yeşil renkli alanda kaldığını, bu hususun dahi dava konusu yerlerin orman olmadığını gösterdiğini, 1984, 1992, 1997 yıllarına ait hava fotoğraflarından anlaşıldığı üzere dava konusu yerin boş olduğunu, taşınmazın evvelden beri tarla olarak ekip biçildiğini, (2/B) ayrılan 102 ada 40 parselin bütünlüğü, konu ve durumu itibarı ile orman olmadığını, (A) ile gösterilen kısmın hem hava fotoğraflarında hem de memleket haritası kayıtlarında da orman olmadığını, eksik inceleme sonucu hatalı ve taraflı düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak hatalı karar verildiğini, keşif tarihinden sonra tespit ettikleri bölgeyi ve çevresindekileri bilen tanığın dinlenmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinde dosya incelenmeden karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d24d6b93b53d2c09 f11e9cfed0ccd329 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/3902 E. , 2025/4930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1057 E., 2024/577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/11 E., 2022/116 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... 27.11.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Bursa ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında 102 Ada 40 Parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartıldığından bahisle 1.281,69 m² olarak Hazine adına tescil edildiğini, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da orman olarak tescil edildiğini, söz konusu parsellerin bitişiğinde bulunan 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın da 3.449,57 m² yüzölçümlü olarak kendisi adına senetsizden tespit edildiğini, ancak söz dava konusu ettiği taşınmazların 03.10.1940 tarihli 110 Cilt, 149 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını, köy senediyle tapu kaydı kapsamında kalan yerleri satın aldığını, taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümü 5.950 m² olmasına karşılık kadastro tespitlerinde adına tespit edilen 102 ada 6 parselin 3.449,57 m² yüzölçümünde bulunduğunu, 6831 sayılı Kanun' un (2/B) maddesi kapsamındaki arazi vasfıyla 1.281,69 m² yüzölçümlü 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazla orman vasfıyla tespit gören 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1.219,12 m² kısmının dayanağı olan tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1.219,12 m² kısmının tapu kaydının iptal edilerek son parsel numarası verilmek suretiyle kendi adına kayıt ve tesciline ve 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek yine kendisi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hak iddia ettiği 1.219,12 m² alanın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını, kazandırıcı zamanaşımıyla iktisabının mümkün olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yapılacak incelemede dava konusu 102 Ada 40 Parsel sayılı taşınmazın eylemli orman olduğunun anlaşılması halinde orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescili gerektiği ve orman vasfında bulunmadığı tespit edildiği takdirde ise bu parsel yönünden açılan davanın müvekkili Orman İdaresi yönünden husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2015/375 Esas ve 2020/10 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş olup, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nin 09.12.2020 tarihli ve 2020/537 Esas, 2020/1455 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "... 102 ada 40 nolu parsel ve 102 ada 1 parsel içinde kalan (A) harfi ile belirtilen kısmın evveliyatı ile birlikte 3116 sayılı kanunu ve 6831 sayılı kanun çerçevesinde bilim ve fen bakımından orman sayılan yerlerden olduğu, ihya ile kazanılmasının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların isabetli olmadığını ve usul ve kanuna aykırı olduğunu, hatalı ve bilimsellikten ve gerçeklikten uzak bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müvekkiline ait eski tapunun 5.960 m² olduğu, müvekkilinin 5960 m² olan tarlasından haksız kesintiler yapılarak, 102 ada 6 parsel olarak 3449,57 m² ye düşürüldüğünü, 102 ada 40 parselin 1281,69 m² ve (2/B) olarak Hazineye kaydedildiğini, karara dayanak bilirkişi raporda (A) ile gösterilen orman içinde olduğu belirtilen 1219,12 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun alan ile müvekkiline verilen tapu miktarları toplandığında 5950,38 m² olduğunu, eksi ve yeni ölçümler dikkate alındığında alanların %100 örtüştüğünü, 1957 memleket haritasında (2/B) ayrılan ve raporda (A) ile gösterilen alanların çalılık rumuzlu yeşil renkli alanda kaldığını, bu hususun dahi dava konusu yerlerin orman olmadığını gösterdiğini, 1984, 1992, 1997 yıllarına ait hava fotoğraflarından anlaşıldığı üzere dava konusu yerin boş olduğunu, taşınmazın evvelden beri tarla olarak ekip biçildiğini, (2/B) ayrılan 102 ada 40 parselin bütünlüğü, konu ve durumu itibarı ile orman olmadığını, (A) ile gösterilen kısmın hem hava fotoğraflarında hem de memleket haritası kayıtlarında da orman olmadığını, eksik inceleme sonucu hatalı ve taraflı düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak hatalı karar verildiğini, keşif tarihinden sonra tespit ettikleri bölgeyi ve çevresindekileri bilen tanığın dinlenmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinde dosya incelenmeden karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d24d6b93b53d2c09 f11e9cfed0ccd329 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3902 E., 2025/4930 K. (25.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3902
- Karar No
- 2025/4930
- Karar Tarihi
- 25.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6237 E., 2025/4907 K. 25.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/408 E., 2025/4917 K. 25.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2213 E., 2025/4922 K. 25.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3147 E., 2025/4931 K. 25.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4039 E., 2025/4933 K. 25.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4030 E., 2025/4934 K. 25.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı