Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/308 E., 2025/2951 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/308 E., 2025/2951 K. (15.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/308
Karar No
2025/2951
Karar Tarihi
15.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/308 E. , 2025/2951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/60 E., 2024/77 K. DAVA : Uygulama Kadastrosuna İtiraz DAVA TARİHİ : 09/11/2018 İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddine dair karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda paylı olarak davacı Hazine adına kayıtlı bulunan 2615 parsel sayılı 23.914,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 299 ada 5 parsel numarasıyla 22.618,08 m2 yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan kayıtlı 2616 parsel sayılı 1.258,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 299 ada 4 parsel numarasıyla 1.674,33 m2 yüzölçümlü olarak ve 2618 parsel sayılı 4.924,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 299 ada 2 parsel numarasıyla 6.866,42 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazinenin paydaşı olduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 2615 yeni 299 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, yanlışlığın davalılara ait komşu taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, "... davada taraf olmayan diğer müşterek maliklerin hukuku da etkilenecek olmakla onların da davada taraf olması gerektiği, paylı (müşterek) mülkiyet halinde bir paydaşın diğeri adına dava açma ya da savunma yapma yetkisi olmadığı, bu nedenle davacıya diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre verildiği, ancak davacı tarafından tüm maliklerin davaya katılımı süresi içinde sağlanamadığı, taraf teşkilinin sağlanmasının dava şartlarından olduğu ve bu şartın yerine getirilmediği ..." gerekçesiyle verilen, davanın usulden reddine dair ilk hükmün, davacı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kararın, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2021/7664 Esas, 2022/4664 sayılı ilamıyla; "... 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 693/3 üncü maddesi uyarınca her bir paydaşın diğer paydaşları temsilen dava açabileceğinin kabulü gerektiği açıklanarak, davanın kaldığı yerden devamıyla Yargıtayın yerleşik ilke ve esaslarına uygun araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre esas hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 299 ada 2, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin düzenlenen uygulama tutanaklarının, tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline dair ikinci hüküm, davacı Hazine vekilince temyizi üzerine Dairemizin 2023/2296 Esas, 2024/209 Karar sayılı ilamıyla, "... raporun içerik kısmı incelendiğinde uygulama ile tesis kadastrosu paftalarının denetlemeye uygun şekilde çakıştırılmadığı, rapordaki yer alan şekillere göre dava konusu taşınmazlar arasında tesis kadastrosundaki mevcut sınırların uygulama kadastrosunda tamamen farklı olduğu ve yine raporun içerik kısmında sınırlandırma hatası olduğu şeklinde yüzölçümlerdeki değişimin izah edildiği anlaşılmakta olup, bu şekilde eksik ve çelişkili rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı açımlanarak, yerleşik içtihatlara uygun şekilde denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli rapor aldırılıp dava konusu taşınmazlarda uygulama kadastrosu ile oluşan yüzölçüm farklılığının nedeni açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin, davalıların taşınmazlarını yıllardır bu şekilde kullandığını, taşınmazlar arasında çitler olduğunu, davacının taşınmazının diğer paydaşları ile davalılar arasında bugüne kadar bir niza duymadıklarını beyan etmiş oldukları, bozma ilamı doğrultusunda, keşfe katılan bilirkişilerden tesis kadastrosu paftalarının denetlemeye uygun şekilde çakıştırılmasının ve akabinde bir hata varsa hatanın neden kaynaklandığına ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, alınan raporda çakıştırmaların uygun şekilde yapıldığı, tesis kadastrosunun klasik yöntemle takeometre aleti ile yapıldığı, sonrasında orman tahdit haritasının uygulanarak tesis kadastrosundaki geometrik şekillerin oluşturulduğu, 1975 tarihli hava fotoğraflarınında sınırların tam olarak belirlenemediği, 2011 hava fotoğraflarıyla ise 3402 sayılı Kanun' un 22/2a maddesi çalışmalarının uyumlu olduğu, bu durumun keşifte alınan beyanlarla da örtüştüğünün görüldüğü ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve hükme esas alınan ek rapor incelendiğinde bozmanın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; davacı Hazineye ait 299 ada 5 parsel (eski 2615) sayılı taşınmaz ile davalılara ait 299 ada 2 (eski 2618) ve 4 (eski 2616) parsel sayılı taşınmazların, 2009 yılında ifrazen oluştukları ve bu taşınmazların geldiği kök taşınmazlar olan 2028 ve 2029 parsel sayılı taşınmazları ise 1995 yılında tesis kadastrosu ile tapuya tescil edildiği sabit olup, bozma ilamına uyulduğu halde, hükme esas alınan raporda çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu paftası, ifraz krokisi (paftası) ve uygulama kadastrosu paftasının denetlemeye olanak verecek şekilde çakıştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun' un 22/2.a maddesi uyarınca yapılan çalışmanın, yasaya uygun olup olmadığı denetlenirken, ifrazen oluşan çekişmeli taşınmazların ifraz sınırlarının esas alınması gerektiği, ifraz sınırlarının uygulama kadastrosu ile düzeltilemeyeceği, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı dikkate alınmaksızın değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaş��labilmesi için İlk Derece Mahkemesince, teknik bilirkişilerden yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, çekişmeli taşınmazların geldiği kök parsellerin 1995 yılı kadastro sınırı, çekişmeli taşınmazların oluştuğu 2009 yılı ifraz sınırı ve 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sınırının farklı renklerle ve çakıştırılmış halde gösterildiği, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınması ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,İlama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0a77e3fb04119450 c6cfda39cf72da53

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı