Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/273 E., 2025/4392 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/273 E., 2025/4392 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/273
Karar No
2025/4392
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/273 E. , 2025/4392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1188 E., 2024/1908 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/387 E., 2021/350 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil; karşı davada men'i müdahale, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine, karşı davada men'i müdahale ve kal talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 02.12.2021 tarihli, tapu iptali ve elatmanın önlenmesi, kal kararı yönünden davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; ecrimisil tazminatı yönünden taraf vekillerinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 ve 352 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... vekili ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 138 ada 4 parsel sayılı taşınmaz tapuda davacı ... adına 10.05.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca satış işlemi sonucunda; 138 ada 6 parsel sayılı taşınmaz tapuda davalı ... adına 04.10.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca satış işlemi sonucunda tescil edilmiştir. Davacı-karşı davalı ... vekili; kullanım kadastrosu sırasında parsellerin ortak sınırının hatalı belirlendiği iddiası ile tespite itiraz ederek, nizalı alanda bulunan duvara kadar olan kısmın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı-karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddi gerektiğini savunarak, davacı-karşı davalı ...'ün taşınmaza olan müdahalesinin men'ine, duvarın kal'ine ve beş yıllık ecrimisile hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Asıl dava yönünden yapılan değerlendirme; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Davacı eldeki davayı 6292 sayılı yasa uyarınca yapılan satış işleminden sonra 29/11/2018 tarihinde açtığına, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağından asıl davanın davanın reddine; karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede, davacı- karşı davalı ...'ün ... ilçesi, ... Mahallesi, 138 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 09/09/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 60,34 m²'lik kısmına vaki müdahalesinin mennine, bu kısım üzerindeki taş duvarın kaline, 09/09/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokinin kararın eki sayılmasına, karşı davacı ...'nun ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 4.846,67 TL 'nin 18/01/2019 (karşı dava tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı ...'den alınarak, karşı davacı ...'na verilmesine" karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağına göre yerel mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmiş olmasında sonuç olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Karşı davaya yönelik istinaf sebeplerine gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Davacı ve davalı tarafca istinaf kanun yoluna konu edilen haksız işgal tazminatına ilişkin hükmün verildiği tarih itibariyle anılan miktar 5.880,00 TL dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü belirlenen miktarı geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Somut olayda, istinaf konusu miktar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kalmakta olduğundan" davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kesinlik sınırı nedeniyle reddine, davacı vekili karşı davada ecrimisil talebinin kabul edilen kısmını istinaf etmiş olup, istinaf dilekçesinin reddine karar verildiğinden bu halde davalı vekili reddolunan kısma yönelik katılma yoluyla istinaf talebinde bulunamayacağından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; iş bu karar davacı-karşı davalı ... ve katılma yolu ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı ... vekilinin asıl dava yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı-karşı davalı ...'ün karşı dava yönünden temyiz itirazlarına gelince; davacı-karşı davalı ... vekilinin karşı davada temyize konu ettiği (A) harfli kısmın zemin değeri, yıkıma konu taş duvarın değeri ile yıkım maliyeti ile ecrimisile hükmüdilen miktarın toplam değeri 109.447 TL Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2024 yılı temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu sebeple davacı-karşı davalı ...'ün karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine; davalı-karşı davacı ... vekili katılma yolu ile temyiz yoluna başvurmuş olup, davacı-karşı davalı ...'ün temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğinden, davalı-karşı davacı ... vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminde bulunamayacağından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı-karşı davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Davacı-karşı davalı ... vekili ile davalı-karşı davacı ... vekilinin karşı davaya dair TEMYİZ DİLEKÇELERİNİN REDDİNE, 615,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.170,90 TL’nin istek halinde asıl dava yönünden temyiz eden davacı-karşı davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 52faacea1583cffd cc02ce3166417c79

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı