8. Hukuk Dairesi 2025/1824 E. , 2025/5215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1429 E., 2024/1693 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/498 E., 2022/140 K. Taraflar arasındaki kadastro davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Hazine, ... ve ... yönünden; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı özetle; Antalya ili ... ilçesi ... köyünde kain 116 ada 35 parsel sayılı taşınmazın orman dışına çıkarıldığını, ölü ... adına tesbit yapıldığını ancak taşınmazın davacıya satıldığını ileri sürerek; çekişmeli taşınmazın 2/B çalışması sonucu yapılan tespitinin iptali ile davacı adına tespit yapılmasını talep etmiş olup bilahare davacı 08.10.2012 tarihli dilekçesiyle dava konusu taşınmazı 116 ada 34 parsel sayılı taşınmaz olarak belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar ... ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/203 Esas, 2019/557 Karar sayılı kararıyla "...davacı tarafa 166 ve 167 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen ... ve ...’e husumet yaygınlaştırmak suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi..." gerekçesiyle hükmün kaldırılarak dosyanın yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı incelenmekle, dava konusu yerde uzun yıllardır kullanımının olmadığı, davacı tarafça fiili kullanımın bulunmadığı, yine fiili kullanımın ekonomik amaca uygun bir kullanım olması ve davacıların zilyetliğinin en azından taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet sağlamaya yetecek bir süreyi içermesi gerektiği ancak davada ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun fiili kullanımı ve zilyetliğin ispat edilememiş olması..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "..Somut olayda; davacı tarafından 22.06.2010 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazın 21.05.1989 tarihli satış senedine göre kendisine satıldığı ve sonrasında da kendisi tarafından kullanıldığı ileri sürülmek suretiyle 2010 yılında yapılan kullanıcı güncelleme çalışmasına itiraz edildiği, davacının dayandığı harici satış senedinin 16.11.1994 tarihinde düzenlenen kadastro tesbitinden önceki hukuki sebep niteliğinde bulunduğu, her ne kadar dava kullanıcı güncellemesi tarihinden sonra buna yönelik açılmış ise de asıl niteliğinin 16.11.1994 tarihinde düzenlenen ve 09.08.1996 tarihinde hükmen kesinleşen kadastro tesbitine itiraza yönelik olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle çoktan geçtiği anlaşılmaktadır. Hak düşürücü süre dava şartı olup talep bulunmasa dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır. Netice itibariyle, İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır..." gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Hazine, ... ve ... yönünden; davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar ..., ..., ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden ...'dan alınmasına, 1.282,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 667,40 TL nin istek halinde bir kısım davalılar adına temyiz eden ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1824 E., 2025/5215 K. (03.07.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1824
- Karar No
- 2025/5215
- Karar Tarihi
- 03.07.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6453 E., 2025/5205 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/983 E., 2025/5206 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5203 E., 2025/5213 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6246 E., 2025/5216 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6054 E., 2025/5217 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/405 E., 2025/5218 K. 03.07.2025