Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/871 E., 2025/2870 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/871 E., 2025/2870 K. (14.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/871
Karar No
2025/2870
Karar Tarihi
14.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/871 E. , 2025/2870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1475 E., 2023/1523 K. DAVA TARİHİ : 27.07.2021 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/229 E., 2022/136 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... (ASKİ) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ASKİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... İlçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 156 ada 8 parsel sayılı ve 428,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri ... köyü tüzel kişiliğince çeşme olarak kullanıldığı belirtilerek, 6360 sayılı Kanun gereğince ASKİ adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı ASKİ vekili cevap dilekçesinde; yer altı sularının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmazın davacının babasına dedesinden, davacıya da babasından mirasen intikal ettiği, 5-6 yıl önce yapılan taksimle davacıya isabet ettiği, taşınmazın kadim zeytinlik olduğu, çeşmenin 156 ada 8 parsel sayılı taşınmazın dışında bulunduğu ve taşınmaz ile bir bağlantısının olmadığı, taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, temyize konu çekişmeli 156 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ASKİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "istinafa konu edilen 156 ada 8 parsel sayılı taşınmaz kadastro tespiti sırasında "çeşme ve arsası" vasfı ile davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi adına tespit edilmiş ise de; bilirkişi raporu ve eki krokisi ile zeminde yapılan ölçümde, taşınmazın vasfında belirtilen ve "çeşme" olarak geçen betonarme küçük su havuzunun, dava konusu taşınmazın dışında yol kenarında kaldığı; kadastro sırasında anılan çeşmenin ölçülmediği, taşınmaz üzerindeki havuza gelen suyun, taşınmazın 140 metre güneyinde bulunan 160 ada 1 parselin güneyinde dere olarak gösterilen kısımdan çıktığı, anılan taşınmazın doğusundaki ve batısındaki taş duvarların 1972 ve 1977 tarihli hava fotoğraflarında belirgin olduğu, bu tarihlerde parselin açıklık alanlarının toprağının temizlenerek tarım arazisi olarak işlenmekte olduğu; 1993 tarihli hava fotoğrafında ise, daha fazla alanın temizlenip işlendiği; taşınmazın üzerinde 35-50 yaşında 2 zeytin ağacı ile bir adet su yalağının bulunduğu, geçmiş dönemlerde tarla tarımı yapılarak imar ihyasının tamamlandığı, eğiminin % 2-4 civarında olduğu, taşınmazdan çıkan su kaynağı olmadığı, taşınmazdaki su yalağına (havuzuna) boru ile dışarıdan su getirildiğinin tespit edilmesine göre; dava ve istinafa konu edilen 156 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacı lehine imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ASKİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ASKİ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b4fb80aabc2c38e6 0a41b96ec78a7951

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı