Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6841 E., 2025/2995 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6841 E., 2025/2995 K. (15.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6841
Karar No
2025/2995
Karar Tarihi
15.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/6841 E. , 2025/2995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1858 E., 2024/1969 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2023/283 K. Taraflar arasındaki kadastro tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ... ili ... ilçesinde kain 2097 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığını, dava konusu taşınmazın toplam 1.700,00 m² olup bunun 1.185,17 m²'lik kısmının davacının eşi ... adına tespit gördüğünü, kalan 515,00 m² alanın da davacı tarafından 35 yıldan beri kullanıldığını, bugüne kadar eşi adına tespit gördüğü düşünülerek dava açılmadığını, davacının okur-yazar olmadığını ileri sürerek; çekişme konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle 515,00 m²'lik kısmının davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2020/304 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca dava dışı şahsa satışının yapıldığı, satış işleminden sonra açılan şerhe yönelik davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/1538 Esas, 2022/1673 Karar sayılı kararıyla; "...davacı, 2097 ada 23 parsele bitişik davaya konu 500 m² yerde zilyet olduğu, taşınmazın eksik ölçüldüğü iddiası ile uyuşmazlık konusu taşınmazda zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlık konusu yerde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, öncelikle mahallinde yapılacak keşif ile davacının dava ettiği kısmın belirlenmesi, uyuşmazlık konusu yerde kullanım kadastrosu çalışmalarının yapılıp yapılmadığının tespiti ile davacı tarafın iddiaları ve davalı tarafın savunmaları çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, kullanım kadastrosu çalışmaları yapılmış ve 2/b parseli olarak ölçülmüş ise 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesinin amacı da göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlık konusu yer belirlenmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalline gönderilmesine" gerekçesiyle hükmün kaldırılarak dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "...davaya konu edilen yerin, tescil dışı bırakılan alanda kaldığı, 2097 ada 23 parselin 1.185,17 m² olarak tescili olduğu, doğu tarafındaki krokilerde (A) harfi ile gösterilen 515,00 m² alanın tescil dışı bırakıldığı, kadastro çalışmalarının 01.09.2010 ile 30.09.2010 tarihleri arasında askıya çıktığı, dava açılmadığı için 01.10.2010 tarihinde kesinleştiği, 01.10.2010 tarihinde de tapuda tescil edilmiş olduğu, eski hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde evvelinde ve kadastro çalışmaları sırasında 2097 ada 23 parsel ile (A) harfi ile gösterilen davaya konu edilen alanın aynı arazi yapısında olmadığı, bütünlük arz etmediği, mahallinde yapılan incelemede (A) harfi ile gösterilen dava konusu 515 m² alanın içerisinde dikenlik ve ağaççıkların bulunduğu, zirai yönden yapılan incelemede üzerindeki bitkilerin ekonomik değerinin bulunmadığı, dava konusu yerin güneyinden kuzeyine doğru azalan şekilde 96-30 eğim bulunduğu, batı komşusu 2097 ada 23 parsel ile bütünlük arz etmediği ...... 2097 ada 23 parselin 1.185,17 m² olarak tescili olduğu, doğu tarafındaki krokilerde (A) harfi ile gösterilen 515,00 m² alanın tescil dışı bırakıldığı, kadastro çalışmalarının 01.09.2010 ile 30.09.2010 tarihleri arasında askıya çıktığı, dava açılmadığı için 01.10.2010 tarihinde kesinleştiği, 01.10.2010 tarihinde de tapuda tescil edilmiş olduğu, dinlenen davacı tanıkları, çekişmeli taşınmaz bölümünün, davacı tarafından davacı adına kullanıcı şerhi verilen taşınmazla bir bütün olarak kullanıldığı, davaya konu taşınmaz bölümü üzerinde, fiili kullanıma göre kadastro parseli oluşturulup Hazine adına tescil edilerek davacı lehine kullanım şerhi verilmesinin hukuken mümkün olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 2097 ada 23-26 parseller arasında bilirkişi ...'in 28.03.2023 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen, 515,00 m² yüzölçümlü yerin yeni bir parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek-4. maddesine göre bahçe olarak Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kullanıcı olarak davacının kullanımında olduğuna dair tapuya şerh verilmesine karar verilmiştir. Karar davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince "...davacı, 2097 ada 23 parsele bitişik davaya konu 515 m² yerde zilyet olduğu, taşınmazın eksik ölçüldüğü iddiası ile uyuşmazlık konusu taşınmazda zilyetliğin tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince kaldırma ilamından sonra yapılan keşif sonrası ibraz olunan bilirkişi raporuna göre, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2097 ada 23 parsel ile (A) harfi ile gösterilen davaya konu edilen alanın aynı arazi yapısında olmadığı, bütünlük arz etmediği, mahallinde yapılan incelemede (A) harfi ile gösterilen dava konusu 515 m² alanın içerisinde dikenlik ve ağaççıkların bulunduğu, zirai yönden yapılan incelemede üzerindeki bitkilerin ekonomik değerinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu halde, her ne kadar bilirkişi raporundan uyuşmazlık konusu taşınmazın 2b bloğunda kaldığı açıkça anlaşılamamakta ise de, taşınmazın davacı tarafından fiilen kullanılmadığı hava fotoğraflarından anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fc84bbb89a90e107 4e08347a86db151e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı