Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6154 E., 2025/2828 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6154 E., 2025/2828 K. (10.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6154
Karar No
2025/2828
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/6154 E. , 2025/2828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/16 E., 2024/38 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım Kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 5 parsel sayılı 10.299,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1980 yılından beri Necati oğlu ...'ın kullanımında olduğu ve taşınmaz üzerindeki 79,98 m2 kargir bir katlı evin de adı geçene ait olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfında, 07.09.2020 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 139 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kullanıcı olarak davalının adının yazıldığını, ancak taşınmazın evveliyatının tarafların ortak murisi ...'a ait olup ölümü ile tüm mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçılardan sadece davalı ... adına kullanıcı şerhi verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, miras payı oranında kullanıcı şerhinin iptali ile payı oranında kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince "... dava dilekçesi, kadastro tutanakları, dosya içerisinde bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/363 Esas, 2021/334 Karar sayılı ve 02.12.2021 tarihli muris ...'a ait mirasçılık belgesi, davalının sunduğu 01.01.1976 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi sureti ile keşifte alınan taraf, mahalli ve tespit bilirkişi ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 139 ada 5 parselin muris ...'dan gelen bir taşınmaz olduğu, murisin sağlığında veya murisin ölümünden sonra dava konusu taşınmazın taksime konu edilmediği, davalı her ne kadar 01.01.1976 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile murise ölünceye kadar baktığını ve bunun karşılığında dava konusu taşınmazın kendisine bırakıldığını belirtmiş ise de, davalı tanığı ... ve mahalli bilirkişi ... dışında diğer mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı tanığının, gerek 01.01.1976 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi, gerekse davalının, muris Hüseyin'e ölünceye kadar bakıp karşılığında dava konusu yerin davalıya bırakıldığı hususunda bilgilerinin bulunmadığı, öte yandan davalının, murise baktığını belirten mahalli bilirkişi ...'ın bakımdan kastının, murisin evine yakacak taşıması şeklinde yardım etmek olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki evi davalı ...'ın yaptırdığı, halen davalının kullanımında olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 139 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki "139 ada 5 parsel 1980 yılından itibaren .. oğlu ... tarafından tarla olarak kullanılmaktadır." şerhinin iptali ile yerine ''139 ada 5 nolu parselin tamamı 308 hisse kabul edilerek 44 hissesi davacı ..., 264 hissesi davalı ... tarafından tarla olarak kullanılmaktadır." ibaresinin yazılmasına ve taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "taşınmaz üzerindeki 79,98 m2 kargir bir katlı ev .. oğlu ...' a aittir." ve "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca Maliye Hazinesi adına Orman sınırı dışına çıkartılmıştır." şerhleri baki kalmak üzere taşınmazın tespit gibi tarla niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu kararın, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.03.2024 tarih ve 2023/5887 Esas-2024/2130 Karar sayılı ilamıyla "...kullanım kadastrosunun, taşınmazların fiili kullanım durumlarını belirlemeye ve bu fiili durumun hukuki zemine kavuşturulmasını sağlamaya yönelik bir çalışma olduğu gözetildiğinde, muristen kalan ve mirasçılardan bir ya da bir kısmının fiili kullanımında bulunan taşınmazlara yönelik davalarda, bir ya da bir kısım mirasçının uzun süreli kullanımına diğer mirasçılar tarafından karşı çıkıldığı ve bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu ispatlanamıyorsa, bir diğer ifade ile taşınmaz üzerindeki fiili kullanımın tereke adına sürdürüldüğü ortaya konulamıyorsa, fiili kullanıma değer verilmesi gerektiği, konuya ilişkin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.2022 tarihli ve 2023/8 - 561 Esas, 2024/125 Karar sayılı kararında da bu hususların aynen benimsendiği; mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır (40 yılı aşkın süredir) davalı ...'ın kullanımında olduğu, üzerindeki evin de adı geçen davalı tarafından yapıldığı ve davacının çekişmeli taşınmazda her hangi bir kullanımının bulunmadığı anlaşılmakta olduğu, davalının çekişmeli taşınmazdaki kullanımına davacı veya muris ...' ın diğer mirasçılarının karşı çıktığına ya da taraflar arasında bu hususta ihtilaf yaşandığına ve yahutta davalının taşınmazdaki fiili kullanımını tereke adına sürdürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığına göre, davalının fiili kullanımına değer verilmesi gerektiği, hal böyle olunca davalı ...'ın, çekişmeli taşınmaz üzerindeki, davacı ve diğer mirasçılar tarafından karşı çıkılmayan uzun süreli kullanımının kendi nam ve hesabına olduğunun kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği.." hususlarına işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1 inci maddesi uyarınca kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine; çekişmeli 139 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı