Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/6064 E., 2025/1969 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6064 E., 2025/1969 K. (11.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6064
Karar No
2025/1969
Karar Tarihi
11.03.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/6064 E. , 2025/1969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2019/2 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro (tespite itiraza ilişkin) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 06.04.2022 tarihli ve 2021/3425 Esas, 2022/3335 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 119 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönüyle bozulmasına, diğer taşınmazlar yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından 119 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere, 7201 sayılı Tebligat Kanunun Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti başlıklı 35 inci maddesinde; "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır..." hükmü düzenlenmiş olup; dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı ...'a "... /Kayseri" adresinde bizzat tebliğ edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2010 tarihli ilk hükmünün de yine adresine tebligatın çıkartıldığı, birlikte oturan olarak tebliğ alan kardeşi ... tarafından verilen 21.12.2010 hakim havale tarihli dilekçesi ile kardeşinin artık İngiltere'de yaşadığını bildirerek tebligatı iade edildiği, ve yurt dışındaki adresini de aynı dilekçe içinde bildirdiği, Mahkemece bildirilen yurt dışı adresine tebligat çıkartıldığı, ancak; Adalet Bakanlığının 22.04.2011 tarihli cevabi yazısında muhatabın adres bilgilerinin yetersiz olmasında dolayı tebligatın yapılamadığının bildirildiği, bunun üzerine Mahkemece 7201 sayılı kanunun 35 inci maddesi uyarınca davalıya bilinen en son adresine (dava dilekçesinin ve ilk duruşma gününün tebliğ edildiği adres) tebligat yapıldığı, bu haliyle İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2010 tarihli kararının davalı ... yönüyle kesinleştiği, ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun anlaşılmasına göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi uyarınca takdiren 3.330,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye irad kaydına, 168,30 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 1.114,80 TL'nin karar düzeltme isteyen davalı ...'dan alınmasına, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı