Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/5779 E., 2025/1211 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5779 E., 2025/1211 K. (17.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5779
Karar No
2025/1211
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/5779 E. , 2025/1211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1975/1142 E., 1984/1341 K. KARAR : Davanın kısmen kabulune, kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, DSİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... mirasçıları ... vekili ve duruşma istemli olarak ... vekili tarafından temyiz edilmekle, duruşma isteminin değerden reddi ile kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; tapulama çalışmaları sonucunda davalı adına tespit edilen İstanbul ili Pendik ilçesi ... köyü 77 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit haritası içinde kaldığını, özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline ve müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi; çekişmeli 77 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokide yeşil boya ve (B) harfi ile gösterilen (20.400 m²) alanındaki kısmının orman tahdit sınırı içinde kaldığı ve ormanların kazandırıcı zamanaşımı ile iktisabı mümkün olmadığı gerekçesiyle bu kısma ait davalı tapusunun iptaline, devlet ormanı olarak Hazine adına tesciline, davalının bu kısma vaki müdahalesinin önlenmesine, diğer kısımların orman tahdidi dışında kaldığı anlaşıldığından fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 13.10.1988 gün ve 1988/4317-6517 E-K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi tarafından temyiz edildiği belirtilerek, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı muris ... mirasçısı ... vekili, Mahkeme dosyasının fersude olması nedeni ile öncelikle tüm evrak örnekleri celp edilmek suretiyle, hükme esas 14.12.1984 tarihli krokinin belirlemiş olduğu sınır hattının değişmemesi koşulu ile tapuda müvekkilinin murisi ... adına kayıtlı İstanbul ili Pendik ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 619 sayılı parsele ait tapu kayıtlarına uygun ve icrası kabil krokinin tavzih yolu ile yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... İdaresi vekili, Mahkeme kararının tapuda uygulanabilmesi ve taşınmazın hükme esas alınan krokide belirtilen kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescilinin sağlanabilmesi için, hükme esas alınan krokinin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) ile düzeltilmiş ve tescile esas alan ölçülerine göre tavzih yolu ile yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince tavzih talebi kabul edilerek, aynen; ''Mahkememizce oluşturulan 1975/1142-1984/1341 sayılı 28/12/1984 tarihli kararının 1. sayfada gereği düşünüldü bölümünde yer alan "Yukarıda Açıklanan Nedenlere Göre" bölümünde 1. fıkrada yer alan 20.400 m² rakamının 20.454,37 m² olarak düzeltilmesine (Bu bölüm karara esas alınan teknik bilirkişi harita ve kadastro yüksek mühendisi ...'ın krokisinde B harfi ile gösterilen yeşil renk ile boyalı bölümdür ve 11.313,37 m² tutarındaki 793 nolu parsel ile 9.141 m² tutarındaki 618 nolu parselin yüzölçümlerinin toplamından oluşmaktadır.), Yine karara esas alınan teknik bilirkişi harita ve kadastro yüksek mühendisi ...'ın krokisinde (A) harfi ile gösterilen sarı renk ile boyalı bölümü 7.550 m² yüzölçümünün (791 parsel) 7.453,43 m² olarak düzeltilmesine, Yine karara esas alınan teknik bilirkişi harita ve kadastro yüksek mühendisi ...'ın krokisinde (C) harfi ile gösterilen sarı renk ile boyalı bölümü 260 m² yüzölçümünün (792 parsel) 285,05 m² olarak düzeltilmesine," karar verilmiş; tavzih kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "...Somut olayda, davacı ve davalı mirasçısı vekili, tapuda infaz edilemeyen hükmün tavzih yoluyla düzeltilmesi talebinde bulunmuş iseler de, tavzih kararı verilebilmesi için hükmün kesinleşmiş olması şarttır. Ne var ki, dosya içeriğinden, hükmün, davanın tarafları bakımından kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Kaldı ki, asıl dava dosyası mevcut olmamakla birlikte oluşturulan evrak asıllarına göre yapılan incelemede, asıl hükme esas alınan ... tarafından düzenlenen krokide, yeşil boya ve B harfi ile (20.400) olarak gösterilip orman olarak tapusu iptal edilen alanda kalan yerde, 618 parsel de bulunmakta olup; bu taşınmazın ise davalıya ait olmadığı, dava dışı DSi’ye ait olduğu, bu parselin, hakkında hüküm oluşturulan 77 parselden, dava açılmadan önceki bir tarihte, 1974 yılında kamulaştırma yoluyla ifraz edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, dava tarihinden önce 619(davalı üzerinde bırakılan) ve 618(kamulatırma yoluyla dava dışı DSİ adına tescil edilen) sayılı parsellere ifraz edilerek kütük sahifesi kapatılan 77 parsel hakkında hüküm oluşturulmuş olup, davada taraf olmayan kurum hakkında oluşturulan hükmün üçüncü kişi bakımından kesinleştiğinden bahsedilemez. O halde, dosyanın fersude olması nedeniyle, karar defteri vasıtasıyla hükmün davanın tarafları bakımından kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması (her ne kadar dosya içeriğinde onama ilamından bahsediliyor ise de, onama ilamının tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise karar düzeltme yoluna gidilmeden kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi) ve kararın kesinleşip kesinleşmediği konusunda bir tespit yapılamıyorsa, mahkeme kararının dava dışı DSİ dahil tüm taraflara tebliğ edilmesi; davanın tarafları bakımından kararın kesinleştiğinin tespiti halinde ise sadece dava dışı DSİ'ye tebligat yapılarak(davetiyeye, içeriğinde bulunan her bir evrak yazılarak ve 28.12.1984 tarih ve 1975/1142 E. 1984/1341 K. sayılı asıl kararı temyiz etmek hakkının bulunduğu şerh düşülerek) sonucuna göre işlem yapılması; Bu minvalde olmak üzere, az yukarıda açıklanan şekilde kararın tebliğ işleminden sonra yasa yoluna başvurulmaması halinde, ilama kesinleşme şerhi verilerek bu şerhi havi ilamın tapuya gönderilerek infazının istenilmesi, tapu müdürlüğünce ilamın infaz edilememesi durumunda ise şimdiki gibi tavzihe dair bir değerlendirme yapılması, ancak bu değerlendirme yapılırken dava tarihinde ve hüküm tarihinde kütük sayfası kapatıldığında ötürü hukuken ve fiziken hüküm tesisi mümkün olmayan 77 parsel yerine 619 parsele ilişkin(ifrazın 791,792,793 parseller) ve 6292 sayılı yasa kapsamında yapılan çalışma göz önünde bulundurularak tarafların itirazları doğrultusunda bir değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmesi; kararın temyiz edilmesi durumunda ise sonucuna göre işlem yapılması amacıyla tarafların istinaf başvurularının değişik gerekçeyle kabulüne, tavzih kararının kaldırılmasına, dosyanın açıklanan şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, 28.12.1984 tarih ve 1975/1142 E., 1984/1341 K. sayılı karar davacı vekili, davalı ... mirasçıları ... ve ... vekilleri ile DSİ Genel Müdürlüğüne tebliğ edilmiş; hüküm, adı geçen taraflarca temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil ile müdahalenin önlenmesi talebine ilişkindir. Dava dosyasının yıpranmış olması nedeniyle aslının olmadığı ve mevcut dosyanın oluşturulduğu, buna göre dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı ... İdaresince çekişmeli ... köyü 77 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi içinde kaldığı iddiası ile tapu kayıt maliki ... aleyhine tapu iptali ve tescil ile müdahalenin önlenmesi davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince 77 parselin bilirkişi raporu ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, bu kısma yönelik müdahalenin önlenmesine, (A) harfi ile gösterilen kısmın orman tahdidi içinde kalmakla beraber sonradan 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmalar sonucu komisyonca orman sınırları dışına çıkarıldığı, (C) harfi ile işaretli bölümün ise tahdit dışında kaldığının belirlendiği belirtilerek bu kısımlar yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Tapulama çalışmaları sonucunda tarla ve çalılık vasfı ile ... adına 31.03.1965 tarihinde tescil edilen 28.240,00 m² yüzölçümündeki dava konusu 77 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün DSİ tarafından kamulaştırılması üzerine 06.09.1974 tarihinde ifraz edilerek 618 parselin 9.070 m² yüzölçümü ile DSİ Genel Müdürlüğü adına, 619 parselin ise 19.170 m² yüzölçümü ile ... adına tescil edildiği, yine 619 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma kararı alınması nedeniyle 25.12.1992 tarihinde 7.318,28 m², 94,28 m² ve 11.757,24 m² yüzölçümü ile sırasıyla 791, 792 ve 793 parsellere ifraz edildiği, İlk Derece Mahkemesince, dava tarihinden önce 06.09.1974 tarihinde kamulaştırma suretiyle ifraz edilen ve kaydı kapatılmış olan 77 parsel sayılı taşınmaz üzerinden karar verildiği, bu parselin ifrazı sonucu oluşan 618 parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü adına kayıtlı bulunmasına rağmen DSİ Genel Müdürlüğünün yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulduğu, yine davalı tapu kayıt maliki ...'in karar tarihinden önce 13.09.1984 tarihinde öldüğü, kararın mirasçılarına tebliğ edilmediği, taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece dava konusu edilen ... köyü 77 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucunda oluşan tüm taşınmazların güncel, takyidatlı tapu kayıtlarının celbi ile kayıt maliklerinin tespit edilerek, davacı ... İdaresine davasını kayıt maliki olduğu anlaşılan DSİ Genel Müdürlüğü, davalı ...'in tüm mirasçıları ile tespit edilecek diğer kayıt maliklerine yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalıdır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman tahdit ve kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ayrı ayrı dosyaya getirtilmeli, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili Mahkeme karar örneklerinin celbi ile keşif yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tespit edilmeli, ayrıca yargılama esnasında 2/B uygulama çalışması yapılmış olması halinde davanın 2/B madde uygulamasına itiraz davasına dönüşeceği de gözetilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeden, taraf teşkili sağlanmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, maddi hataya dayalı Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 13.10.1988 gün ve 1988/4317 E., 1988/6517 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekili, davalı ...'in bir kısım mirasçıları ... vekili, ... vekili ve DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, maddi hataya dayalı Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 13.10.1988 gün ve 1988/4317 E., 1988/6517 K. sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aa165ccbc9c8c052 bd2909a8aca20ca7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı