8. Hukuk Dairesi 2024/4943 E. , 2025/4621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/28 E., 2021/315 K. KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 18.04.2024 tarihli ve 2021/6633 Esas, 2024/2614 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava ve temyize konu ... ilçesi ... köyünde bulunan 165 ada 13 parsel sayılı taşınmaz 3.586.118 m² yüzölçümü ve orman vasfı ile Hazine adına 2007 yılında tapuya tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü ... mevkinde bulunan ve 16.12.1961 tarih 20 sıra numarada kayıtlı doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyi yol ile çevrili önce kestanelik bahçesi, şimdi kestanelik ve tarla vasfında bulunan taşınmazın uzun yıllardan beri malik ve hissedarı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacıya babasından kaldığını, kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazın 161 ada 2 parsel olarak tespit dışı bırakıldığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde yapılan orman tahdit çalışmalarında orman tahdit sınırları içinde bırakıldığını, davacının babası tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile dava konusu taşınmazın 225.290 m² miktarındaki kestanelik bahçesinin 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (4785 sayılı Kanun) 2. maddesinin (B) bendine istinaden orman tahdit krokisi dışarısında bırakılmasına, tahdit mazbata ve buna ait krokisinin düzeltilmesine karar verildiğini, yine davacının babası tarafından açılan 16.05.1945 tarihli dava ile Orman İdaresinin bu taşınmaza yaptığı müdahalenin menine karar verilerek kararın Yargıtay tarafından onandığını beyanla, kadastro tespiti sırasında 161 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; 13.09.2012 tarihinde yapılan keşifte dava konusu alanın 165 ada 2 parsel ve 165 ada 13 parselin bir kısmı olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan yaklaşık 25.000 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamının 1975 yılında 10 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. maddesinin uygulanması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak tapunun 10.08.1984 tarih 65 cilt 98 sayfa ve 7 sıra numarasına tescili yapılan 145.000 m² taşınmaz içinde kaldığını, 2006 yılında yapılan tapu kadastro çalışmaları neticesinde ise yine Hazineye ait söz konusu taşınmazın 165 ada 2 parsel numarası altında 171.822,80 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tespitinin yapıldığını, yine davacı tarafından kendi tapu kaydı içinde kaldığı ve koruması altında olduğu ileri sürülen ormanlık alanın ise 1975 yılında 10 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 sayılı Kanun) değişik 2. maddesinin uygulanması sonucu devlet ormanı olarak sınırlandırılarak tapunun 10.08.1984 tarihli ve cilt no 65, sayfa 97 ve sıra 3 numarasında Hazine adına tescili yapılan ve Maliye Bakanlığınca Orman İdaresince tahsis edilen ve 2006 yılında yapılan tapu kadastro çalışmaları neticesinde ise yine Hazineye ait söz konusu taşınmazın 165 ada 13 parsel numarası altında 3.586.118,60 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tespitinin yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 05.02.2014 tarihli ve 2007/126 Esas, 2014/35 Karar sayılı kararla; dava konusu taşınmazın, uzman orman bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, 1947 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre orman sınırları içerisindeyken orman tahditi yapılıp bu hususun ilan edilerek kesinleştiği, 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, bu tür yerlerin Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 sayılı Kanun gereği Orman Bakanlığı'nın emrine geçeceği, başka bir anlatımla Orman Bakanlığı'na tahsis edilmiş sayılacağından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17. maddesi ve yine kanunlar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı Kanun'un 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 sayılı Kanun) 5. maddesi ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen ek madde 10 gereğince de “Bu Kanunun; 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 sayılı Kanun ve 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.” hükmü getirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarihli ve 2017/5132 Esas, 2018/5885 Karar sayılı kararıyla; ".... çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma işlemlerine ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma, sonuçları ilân tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri eksiksiz olarak dosya içerisine alındıktan sonra önceki bilirkişiler dışında yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası, dayanak tapu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/237-1950/78 sayılı dava dosyasının zemine uygulanması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, dava konusu taşınmazın bahsi geçen dosyada dava konusu edilen taşınmazlar kapsamında kaldığının tespiti halinde sözü edilen dava dosyanın taraflar arasında kesin hüküm teşkil edeceği gözönünde bulundurulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dayanak tapu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/237-1950/78 sayılı dava dosyasının zemine uygulandığı, dava konusu alanın 03.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda Şekil-2'de (B) harfi ile gösterilen 24.402,88 m²'lik kısım olduğu, tapulu alanla ilgili olarak 1974 yılı 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro çalışmasında 2016 OS noktasından 2017 OS noktasına kadar olan hattın oluşturduğu yerin tutanaklarla belirtildiği, 1982 yılında komisyon tarafından iptal edildiği, ancak dava konusu taşınmazı da içine alan diğer tapu kapsamındaki alanların iptalinin yapılmadığı, davalı taşınmazın Dombaycıdağı Devlet Ormanı içerisinde kaldığı, ayrıca kesinleşmiş Mahkeme kararlarından Orman Kadastro Komisyon tutanaklarında da bahsedilmesine rağmen komisyonca orman kadastro haritasında dava konusu taşınmazın sarı (ziraat) alan olarak çevrilmediği, yeşil (devlet ormanı) alan şeklinde tespitinin yapılarak hatalı bir uygulamanın olduğu, taşınmazı kapsayan kesinleşmiş Mahkeme kararına istinaden bu yerin, orman sayılmayan yer vasfı ile ziraat alanı sayılan yerlerden şeklinde tutanak tariflerinde yer alması gerekirken kesinleşmiş Mahkeme kararının göz ardı edildiği, 1949/237 Esas, 1950/78 Karar sayılı ilama ilişkin dosyanın zemine uygulandığı tapu alanının dava konusu taşınmazı kapsadığı, dava konusu alanın fiili olarak kapama fındıklık şeklinde olduğu, davaya konu yerin, evvelinden beri şahıs adına tapulu olduğu, saf kestanelik olması sebebiyle 1945 tarih ve 4785 sayılı Kanun'la devletleştirilmiş yerlerden olmadığı, öncesinde aşısız saf kestanelik olmakla birlikte sonraki yıllarda tamamının tarım alanına dönüştürüldüğü, arazinin orman olmadığına ilişkin, Orman İdaresinin de taraf olduğu kesinleşmiş Mahkeme kararlarının bulunduğu sebepleriyle dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Düzce ili ... ilçesi ... köyü 165 ada 13 parsel sayılı taşınmazın orman yüksek mühendisi ... ile harita mühendisi Veysi Hançer Ünnü'nün 03.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda Şekil-2'de (B) harfi ile gösterilen 24.402,88 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile dava konusu ... köyü 165 ada 13 parsel sayılı parselden ayrılmasına, ayrılan 24.402,88 m²'lik kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek fındık bahçesi vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.04.2024 tarihli, 2021/6633 Esas, 2024/2614 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı ... İdaresi tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının ve murisi tarafından bu tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucu orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın 165 ada 13 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 24402 m² kısmını kapsadığı kabul edilerek bu kısmın davacı adına tesciline karar verilmişse de; eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; davacının dayandığı tapu kaydının dört tarafı yol ile çevrili olup tapu kaydı sınırları itibari ile her yere uyabilecek niteliktedir. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen tanıklarca taşınmazın sınırlarında yol olduğu belirtilmiş, tapunun oluşum tarihinde yada en yakın tarihteki hava fotoğrafları incelenerek tanık sözleri denetlenmemiştir. Yörede 1947 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosuna karşı, davacının murisi ve tapu kaydının 1/2'sinin maliki olan ... ... ile kalan 1/2 payın maliki ... tarafından açılan tapu kadına dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraz dava sonucu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/237 Esas, 1950/78 Karar sayılı Mahkeme kararı ile 21.11.1949 tarihli krokide gösterilen şahıs arazileri ile çevrili 225.290 m² taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. Dosyada bulunan 21.11.1949 tarihli krokide taşınmazın sınırlarındaki yollar gösterilmiş ve yollardan sonra "doğuda ... oğlu veresesi, kuzeyde ... Dağı ve halen ... ..., güneyde ... veresesi" taşınmazları yazmakta olmasına rağmen yapılan keşifte tanıklardan krokide yazan bu sınırlar hiç sorulmamış, dayanak Mahkeme krokisinin kapsamı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir. 1975 yılında yapılan yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışması sırasında düzenlenen orman kadastro tutanaklarında; ".... 2015 numaralı orman sınır noktasından sağı İsmail ... işgalindek fındıklık olmak üzere güneydoğuya doğru hatla gidilerek bu fındıklık ile ... ... ve ...'a ait olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.1950 tarihli 1949/237,1950/78 Karar numaralı kararı ile belli olan dört tarafı yol ile çevrili ... mevkiindeki 225290 m2 yüzölçümünde bir kısmı kestanaleik diğer kısmı fındıklık olan taşınmazın ortak sınırı ile devlet ormanı sınırında 2016 numaralı orman sınır noktası beton kazık dikilerek tespit edildi, 2016 orman sınır noktasından itibaren mezkur yol solu devlet ormanı sağı adı geçenlere ait fındıklık ve kestanelik olmak üzere izlenerek bu gayrımenkılle ... K...nç işgalindeki fındıklığın ortak sınır ile devlet ormanı sınırına 2017 nolu orman sınır noktasını tesis edildi " şeklinde Mahkeme kararının kapsadığı alan tarif edilmiş olup Mahkemece yapılan keşifte orman kadastro tutanaklarında geçen kişi ve yer isimleri sorulmak sureti ile dayanak krokinin kapsadığı alan tam olarak belirlenmemiş, kroki kapsamındaki taşınmazın tamamının P.IV Numaralı alanda mı yoksa orman alanında mı kaldığı hususu netlik kazanmamıştır. Ayrıca 03.03.2021 tarihli orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda 1975 yılında 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmada, 2016'dan 2017 numaralı orman sınır noktasına kadar olan hattın oluşturduğu yerin tutanaklarda belirtildiği, 1982 yılında komisyonca iptal edildiği belirtildiği ve orman kadastro haritasında da 2/B' lik alan üzerine el yazısı ile " iptal " belirtmesi yapıldığı halde tüm orman kadastro tutanakları getirtilmediğinden bilirkişilerce verilen bu bilginin teyidi mümkün olmamıştır. Tüm bunlardan başka 2/B olarak belirtilen alan üzerinde kullanım kadastrosu yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta ise de; bu alandaki taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak ve varsa tapu kayıtları getirtilmemiş, bu taşınmazların ne şekilde tespit edildip kimin adına tescil edildiği hususları da araştırılmamıştır. Açıklanan sebeplerle Mahkemece yörede yapıldığı anlaşılan hem ilk orman kadastrosuna hem de 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışmasına ilişkin orman tahdit haritası, bu çalışmalara itiraz edilmişse itiraz konusu edilen yerlere ilişkin komisyon kararları (özellikle 2015, 2016, 2017, 2018 numaralı çalışma tutanaklarına itiraz varsa bu itiraz sonucu verilen kararlar) orman tahdit haritasında IV numaralı 2. madde alanı üzerinde yazan "iptal" belirtmesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususları Orman İdaresinden sorulmalı, gerekli harita ve tutanaklar dosya içerisine alınmalı, dava konusu taşınmaza komşu olan ve 2. madde alanında kalan 173 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 174 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 175 ada 1, 2, 176 ada 1, 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları, tapu kayıtları, hükmen kesinleşen taşınmazlar varsa dava dosyaları, Nisan 1944 tarih 3 numaralı tapu kaydı ve gittileri başka parsellere revizyon görmüşse revizyon gördüğü taşınmazlara kadastro tutanakları ve tapu kayıtları dosyaya getirtildikten sonra daha önce keşfe katılmamış orman, fen ve jeodezi bilirkişileri ile taşınmazı bilebilecek durumda olan elverdiğince yaşlı mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları aracığı ile yeniden keşif yapılmalı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/237-1950/78 sayılı dava dosyasının dayanak 29.11.1949 tarihli krokisi zemine uygulanmalı, bu krokide yazan yol ile yoldan sonra gelen kişi taşınmazları mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, bilirkişilerden değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde dava konusu taşınmazın tahdit hattına ve bahsi geçen dosyada dava konusu edilen taşınmazlara göre konumları belirlenmeli, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde orman kadastro ve 2/B yönetmeliği ile orman kadastro teknik izahnamelerinde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, 1975 yılında yapılan 2. madde çalışması sırasında 2015, 2016, 2017 numaralı orman sınır noktalarının tarifinde yazan kişi tarlalarının nereler olduğu da tanıklardan sorulmalı, tapu kaydının dört tarafı yol ile çevrilip olup, bilirkişilerce yapılacak streoskopik inceleme ile tapunun ilk oluştuğu 1939 tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafı üzerinde tanıkların tarif ettiği yolların nerelerden geçtiği, o tarihte var olup olmadığı belirlenmeli, dava konusu taşınmazın bahsi geçen orman kadastrosuna itiraz dosyasında dava konusu edilen taşınmazlar kapsamında kaldığının tespiti halinde sözü edilen dava dosyanın taraflar arasında kesin hüküm teşkil edeceği gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Karar düzeltme incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı ... İdaresinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 18.04.2024 tarihli ve 2021/6633 Esas, 2024/2614 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4943 E., 2025/4621 K. (17.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4943
- Karar No
- 2025/4621
- Karar Tarihi
- 17.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4131 E., 2025/4617 K. 17.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4129 E., 2025/4618 K. 17.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6058 E., 2025/4620 K. 17.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7078 E., 2025/4622 K. 17.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6792 E., 2025/4623 K. 17.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2474 E., 2025/4624 K. 17.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı