Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4283 E., 2025/4033 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4283 E., 2025/4033 K. (22.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4283
Karar No
2025/4033
Karar Tarihi
22.05.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/4283 E. , 2025/4033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/468 E., 2023/605 K. KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına/davanın reddine Taraflar arasında görülen tescil davası nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen hükme ilişkin olarak gerçekleştirilen temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteminin kesinlik sınırı, süre, temyiz edilebilirlik koşulları ve diğer usulî eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme neticesinde, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiş, Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ........................................ Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu yer, taşlık vasfıyla tespit harici bırakılmıştır. Davacı ... ve arkadaşları vekili; ...................Mahallesi çalışma alanında bulunan ve dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; nizalı taşınmaz bölümlerinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuş, nizalı taşınmaz bölümlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkemece öncelikle, davacı tarafa davasını ...........................'na yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, taraf teşkili bu şekilde tamamlandıktan sonra çekişmeli taşınmaz bölümlerine ait en eski tarihli ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisleri ile 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve icra edilecek bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması; taşınmazın görüntüsü ve mera parseli ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması; teknik bilirkişiye, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve haritanın düzenlettirilmesi; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden 2898 ada 1 sayılı mera parselinden ne şekilde ayrıldığını, arada ayırıcı nitelikte bir unsur bulunup bulunmadığını ve mera parselinin devamı niteliğinde olup olmadığını açıklayan, her bir taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri bilirkişi kuruluna tevdi edilerek taşınmazın geçmişteki niteliği, sınırları ve mera ile ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınması, taşınmaz bölümlerine kim tarafından neye istinaden zilyet edildiğinin duraksamasız tespit edilmesi, zilyedin davacılardan................. ... olduğu sonucuna ulaşılması halinde, davacı ..................... hükmü temyiz etmediğinden davanın reddine karar verilmesi, taşınmazın mera vasfında olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise meralar Hazine adına tescil edilemeyeceğinden sınırlandırılarak özel siciline yazılması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "toplanan delillerden dava konusu taşınmaz bölümlerinin evvelden beri davacıların zilyetliğinde olmadığı belirtilerek zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiş; anılan hüküm, davacı ......................... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ....................... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı