Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4056 E., 2025/5927 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4056 E., 2025/5927 K. (23.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4056
Karar No
2025/5927
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4056 E. , 2025/5927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2023/511 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı 23.587,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla paylı olarak davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü 1 15... parsel sayılı taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın bu kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 4.033,87 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, (A), (B), (D), (E), (F), (G) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik davanın ise reddine dair önceki karar, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 2020/2017 Esas, 2020/2676 Karar sayılı ilamıyla onandıktan sonra davacı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/1174 Esas, 2021/5181 Karar sayılı ilamıyla; "... hükme esas alınan 08.10.2014 tarihli bilirkişi raporu ekindeki 2 nolu krokide taşınmazın (A), (B), (C), (D), (H) harfleri ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları içinde gösterilmesine rağmen raporun sonuç kısmında (A), (B), (D), (H) kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları dışında orman sayılmayan yerde olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince rapor ve kroki arasındaki çelişki giderilmeden, çelişkili rapora dayanılarak karar verildiği ..." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... dava konusu taşınmazın çevresindeki parseller ile bütünlük oluşturduğu, hava fotoğrafları, ortofoto görüntüleri, orman haritası, zeytincilik haritaları birlikte değerlendirildiğinde orman tahdit sınırları dışında ziraat alanında kaldığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davacı ... İdaresi vekilinin, dava konusu taşınmazın (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımlarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı ... İdaresi vekilinin dava konusu taşınmazın (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımlarına ilişkin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekilinin, dava konusu taşınmazın (A), (B), (C), (D) ve (H) harfleri ile gösterilen kısımlarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, az yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hüküm dosya içeriğine uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemenin de karar vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin 2013/171 Esas ve 2015/116 Karar sayılı ilk kararıyla, dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 4.033,87 m²lik bölümünün orman olarak tesciline karar verilmiş olup iş bu karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden davacı ... İdaresi lehine usulü müktesep hak oluşmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde müktesep haklar ihlal edilerek taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmına ilişkin olarak da ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan; hükmüne uyulan bozma ilamında, hükme esas alınan 08.10.2014 tarihli bilirkişi raporu ekindeki 2 nolu krokide taşınmazın (A), (B), (C), (D) ve (H) harfleri ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları içinde gösterilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında (A), (B), (D) ve (H) kısımlarının kesinleşmiş orman sınırları dışında orman sayılmayan yerde olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince rapor ve kroki arasındaki çelişki giderilmeden, çelişkili rapora dayanılarak karar verildiği açılanarak çelişkinin giderilmesi istenilmiş olup, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 21.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda, yörede 2017 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11. maddesinin 10 bendine istinaden yapılan çalışma sonucunda dava konusu taşınmazların tamamının orman sınırları dışında kaldığı belirtilmiş ise de, sözkonusu çalışmaya ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek bilirkişi raporunda yapılan tespitler denetlenmemiş ve sadece bilirkişi beyanı esas alınarak hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca; aynı bilirkişi raporunda, ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne, son yapılan çalışmalarda dava konusu taşınmazın tahdit dışında kaldığı anlaşıldığından davadan vazgeçilmesi gerektiği hususunda 18.9.2019 tarihli ve 1843764 sayılı yazının yazıldığından bahsedilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince, iş bu yazının akıbeti araştırılarak dosya arasına getirtilmemiştir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 21.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne yazıldığı belirtilen 18.9.2019 tarihli ve 1843764 sayılı yazının akıbeti araştırılarak, dosya arasına getirtilmeli; yörede yapılan ilk orman tahdidine, zeytinciliğin ıslahına ve her ne kadar fenni hataların düzeltilmesi ve aplikasyon işlemleri ile orman sınırları daraltılamaz ise de, 2017 yılında 6292 sayılı Kanun'un11.maddesinin 10 bendine istinaden yapılan çalışmalara ilişkin tüm belge ve bilgiler dosyaya getirtildikten sonra yapılacak keşif neticesinde, tüm bu belgeler tek bir kroki üzerinde çakıştırılmak suretiyle, taşınmazların orman tahdit sınırı içinde kalıp kalmadığı yönünden, açıklamalı, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporu alınmalı ve bundan sonra usulü müktesep haklar da gözetilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, usulü kazanılmış hakların ihlali sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazın (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı ... İdaresinin, dava konusu taşınmazın (A), (B), (C), (D) ve (H) harfleri ile gösterilen kısımlarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu bölümler yönünden BOZULMASINA, 1086 sayılı HUMK'nun 440/1. maddesi uyarınca Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 94883f4ec5021f60 7cefc80552440351

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı