Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4011 E., 2025/4985 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4011 E., 2025/4985 K. (26.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4011
Karar No
2025/4985
Karar Tarihi
26.06.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/4011 E. , 2025/4985 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2462 E., 2024/697 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/11 E., 2022/109 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Muğla ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 522 ada 3 parsel sayılı 1.950,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayalı olarak, tarla vasfıyla, davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 522 ada 3 parsel sayılı taşınmazın imar-ihya edilmediği gibi davalılar yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, zilyetlik yoluyla kazanım şartlarının davalılar lehine gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "geçmiş tarihli hava fotoğrafları uzman bilirkişi aracılığıyla değerlendirildiğinde, 11.10.2021 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen kısmın 1959 yılından imar planı tarihi olan 2006 yılına kadar ekonomik amaca uygun zilyet edildiği ve orman tahdidi dışında olduğu, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle bu bölüm yönünden davanın reddine, "raporda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise, 1959-1965-1972-1982-1992 yıllarına ait hava fotoğraflarında komşu orman parseli ile bitki örtüsü ve kapalılık olarak bütünlük oluşturduğu, imar ihyasının yapılmamış olduğunun belirlendiği" gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın kabulüne, bilirkişi heyeti raporunun ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen bölümün kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, geriye kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; karara karşı, davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman orman bilirkişinin de yer aldığı heyet bilirkişiler tarafından, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada; çekişmeli 522 ada 3 parsel numaralı taşınmazın (A) harfli kısmının en eski ve sonraki tarihli memleket haritaları ve dayanak hava fotoğraflarına göre, orman sayılan; (B) harfli kısmının ise orman sayılmayan yerlerden olduğu ve rapordaki ziraat bilirkişi değerlendirmesinden ise çekişmeli taşınmazın (B) harfli kısmında, davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen imar-ihya ve zilyetlik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve teknik bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın (A) harfli kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, ancak mahkemece tarla vasfı ile tespit ve tesciline karar verildiği anlaşılmakta ise de davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın vasfına ilişkin bir istinafı bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6edd19ac7a9d12e 824a3ceacae413fe

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı