8. Hukuk Dairesi 2024/3960 E. , 2025/4703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/530 E., 2024/864 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/209 E., 2023/534 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Tokat ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 196 ada 3 parsel sayılı 164,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine; Tokat ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek, 196 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli 2019/211 Esas 2019/521 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2020/669 Esas, 2020/837 Karar sayılı kararıyla; "çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde öncesinde tesis kadastro çalışmalarının ne zaman yapıldığı, yine taşınmazın bulunduğu yörede hangi yasa kapsamında ne zaman orman kadastrosu yapıldığının belirlenmediği gibi öncesinde yapılan tesis kadastrosuna ilişkin orijinal kadastro paftası örneği getirtilerek çekişmeli taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının belirlenmeye çalışılmadığı, öte yandan dosya kapsamına getirtilen kurum talep sayfasından taşınmazın bulunduğu yörede orman bilirkişi raporunda belirtilen 1958 ve 2006 tarihli hava fotoğrafları dışında 1961 ve 1972 tarihli hava fotoğrafları ile 1978 ve 2009 tarihli memleket haritaları bulunduğu belirtilmesine rağmen anılan tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritalarının incelenmediği, çekişmeli taşınmazın bu hava fotoğrafları ile memleket haritalarında hangi nitelikte bulunduğu, orman olup olmadığı, yine çekişmeli taşınmazın anılan tarihli hava fotoğraflarında kullanılıp kullanılmadığını incelemeyen, yine bilirkişi rapor eki belgelere sadece taşınmazın işaretlenip çekişmeli taşınmaz ile birlikte komşu taşınmazları bir arada geniş kapsamlı olarak göstermeyen ve bu şekilde hava fotoğrafları ile memleket haritasındaki işaretlemenin doğru olup olmadığını denetlemeye elverişli olmayan yetersiz nitelikteki fen ve orman bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, ayrıca keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ...'ın taşınmazın mera vasfı gösterirken ev yapıldığını beyan etmesine rağmen mahkemece taşınmazın evveliyatına ilişkin diğer yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişiden beyan alınmadığı, yine anılan yerel bilirkişinin beyanı ile Hazinenin taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu iddiası ile dava açmasına rağmen gerek tahsisli mera gerekse komşu köyden bilirkişi dinlenilmek suretiyle kadim mera araştırması ve norm kısıtlaması yönünden belgesiz araştırması dahi yapılmadığı " gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli 2020/309 Esas 2022/70 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/701 Esas, 2022/736 Karar sayılı kararıyla; "kaldırma kararında açık bir şekilde belirtildiği üzere Kadastro Müdürlüğünden taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının sorularak belirlenmediği, buna yönelik fen ve harita bilirkişisinden rapor aldırılmadığı, yine kaldırma kararında açık bir şekilde gereğine değinildiği halde mahkemece usulüne uygun şekilde kadim ve tahsisli mera araştırması yapılmadığı, keşifte komşu köyden mahalli bilirkişi dinlenmediği, ayrıca harita ve orman bilirkişilerinin sundukları raporlarında incelenen hava fotoğraflarında davalıya ait evin görülüp görülmediği değerlendirilmediği, bu manada eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği' gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "hükme esas teknik bilirkişi raporları, tanık beyanları ve davalı beyanları uyarınca dava konusu taşınmazın hiçbir zaman tarımsal amaçlı kullanılmadığı, öncesinde taşlık kist bir alan olduğu, davalının babasının burayı kazıyarak boşluk alan haline getirdiği, önceleri arsa olarak tütün kurutma yeri olarak kullanıldığı, daha sonra taşınmaz üzerinde mevcut iki katlı evin inşa edildiği, bu anlamda imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen bir taşınmazdan söz edilmeyeceği" gerekçesi ile davanın kabulüne 196 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dosya kapsamındaki uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, yine jeodezi bilirkişi vasıtasıyla incelenen 1986 tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazın içerisinde bina bulunduğunun ve arsa olarak kullanıldığının tespit edildiği, inşaat bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan yapının en az 35 yıldır kullanıldığının bildirildiği, ziraat bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları beyanlarına göre taşınmazın mera olmadığının tespit edildiği, özellikle taşınmazın haritasındaki konumu,çevresindeki taşınmazların niteliği ve kullanım şekline dair hususlar birlikte gözetildiğinde çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının koşullarının gerçekleştiği" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında karar verilmesine, bu cümleden olarak; davanın reddine, karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5e75260b26d161f7 6f016f8ea383381a
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3960 E., 2025/4703 K. (18.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3960
- Karar No
- 2025/4703
- Karar Tarihi
- 18.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4255 E., 2025/4700 K. 18.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5978 E., 2025/4701 K. 18.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5809 E., 2025/4702 K. 18.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5808 E., 2025/4704 K. 18.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5958 E., 2025/4705 K. 18.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1801 E., 2025/4594 K. 17.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı