Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3407 E., 2025/4259 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3407 E., 2025/4259 K. (28.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3407
Karar No
2025/4259
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3407 E. , 2025/4259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1381 E., 2023/1459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/242 E., 2021/460 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin ve adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .................Mahallesi'nde bulunan 149 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 40 yıldan uzun zamandır maliki olduğunu, bir kısmı tarım arazisi olarak, bir kısmı ailesi ile birlikte yaşamakta olduğu ev ve diğer kısmını da hayvancılıkla uğraştığından ahır olarak kullandığını, taşınmazın tamamının 02.07.2009 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman vasfı ile sınırlandırılıp özel sicille kaydına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, taşınmazın Hazine ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının iddiasını hiçbir resmi ve yazılı belgeye dayandırmadığını, sadece keşif ve tanık delilini yeterli gördüğünü, taşınmazın 3404 değişik 5304 sayılı kanuna göre 09.10.2009 tarihinde orman olduğu kesinleştiğini, memleket haritası ve amenajman haritasına bakıldığında ziraat iskan alanı ve bozuk meşe baltalığı alanı olduğunun görüldüğünü, davanın 10 yıllık süre içeresinde açılmadığını, bu sürenin de geçtiğini belirterek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve numaralı kararıyla, "... davacının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi uyarınca ispat külfetini yerine getiremediği, dolayısıyla kazanım şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... taşınmazın kadastro tespitinin, 3402 Sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapıldığı, taşınmazın orman vasfında olduğu belirlendiği, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarından, çekişmeli 149 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı, ormanların, zilyetlik/kullanım yolu ile özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığının mevzuat hükümlerinden anlaşılmış olmasına ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın orman olmadığını, müvekkili tarafından yıllardır kullanıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastrodan önceki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davacı taraf lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bcf1a166cbafcc29 b43bb298559a4db5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı