8. Hukuk Dairesi 2024/2786 E. , 2025/4495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3012 E., 2024/860 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/157 E., 2022/241 K. Taraflar arasında İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacılar ... ve ...'in ... ... ... Vakfı ve ... Vakfı'nın vakıf evladı ve gallaye müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacılar vekilinin toplanmasını talep ettiği delillerin toplandığı, dosyaya giren deliller ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri ve Bakım Dairesinde araştırma yapılarak davacıların dava konusu edilen vakıf evladı olup olmadığının tespiti için talimat Mahkemesi aracılığıyla konusunda uzman bilirkişiden rapor istendiği, düzenlenen rapora göre vakıflarda mütevellilik yapanlarla, davacılar arasında bağlantı kurulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplere, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacıların vakıf evlatlığı ve galleye müstahaklıklarının tespitine yarar delillerle davanın ispat edilemediği, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacıların ... 1. ... hanedanı üyesi olduklarını, davacıların resmi yollarla tespit edilebilen en son murislerinin ... olduğunu, dosyaya sunan bilirkişinin atandığı göreve göre araştırma yapmadığını, bilirkişi raporunda davacıların vakıf evladı olup olmadıklarına dair araştırma yapılmadan mevcut vakıf evlatları ile davacılar arasında soybağı bulunmadığı gerekçe edilerek davacıların vakıf evladı olmadıkları yönünde görüş bildirildiğini, oysaki bu yönde kanaat edinilmesi için vakfedenlerin soyunun tek bir alt soydan kabul edilmesini zorunlu kıldığını, oysaki vakfedenlerin birden fazla alt soy aracılığı ile soylarının devam etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, somut olayın, tarihi niteliği itibari ile alanında uzman bilirkişilerin atanması ve ciddi bir arşiv araştırması yapılmasını gerektirdiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5390929a078b7144 3941e78e7506caac
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2786 E., 2025/4495 K. (06.04.2025) – 6100 sayılı Kanun
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2786
- Karar No
- 2025/4495
- Karar Tarihi
- 06.04.2025
- Konu
- 6100 sayılı Kanun
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/862 E., 2025/2707 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3549 E., 2025/2706 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/846 E., 2025/2682 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2662 E., 2025/4502 K. 06.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4999 E., 2025/1732 K. 03.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6813 E., 2025/1737 K. 03.04.2025