Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2543 E., 2025/5506 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2543 E., 2025/5506 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2543
Karar No
2025/5506
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/2543 E. , 2025/5506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/17 E., 2023/469 K. KARAR : Asıl karar kısmen kabul kısmen red, ek karar birleşen dava davalısı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve mera özel sicil kaydının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda 15.11.2023 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 28.12.2023 tarihli ek kararla ise davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinın asıl ve ek kararları davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “hükme esas alınan raporu veren bilirkişi ile 15.05.2013 tarihli ek raporu veren bilirkişinin farklı olduğu, ayrı bilirkişiden rapor alınmasının nedeni olarak keşifte görev alan orman bilirkişisi ...'un rahatsız olduğu ve tedavisi devam ettiğinden rapor düzenleme imkanının bulunmadığını belirtir 11.04.2013 havale tarihli dilekçe olarak bildirildiği, uyuşmazlığın çözümünde hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişinin oy ve görüşünün alınması yoluna gidildiğine göre, keşifte bulunmayan, eylemli durumunu ve çevresini incelemeyen bilirkişiden yalnızca büro incelemesine bağlı olarak ek rapor alınmasının doğru olmadığı açıklanarak, usulüne uygun rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... bozma ilamından sonra ilamda belirtilen eksik belgeler dosya arasına getirtilerek mahallinde keşif yapıldığı, yapılan ilk keşif sonrasında dava konusu yerde Kadastro Kanunu Ek-4. maddesi uyarınca tespit yapılması nedeniyle taşınmaz parsel numaraları ve yüzölçümleri değiştiğinden 03.02.2022 tarihinde mahallinde yeniden keşif yapıldığı, keşif sonrasında alınan bilirkişi heyetinin 17.02.2022 tarihli raporu, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile hava fotoğrafları ve getirtilen diğer bilgi ve belgeler doğrultusunda davanın kısmane kabulüne karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle, dava konusu taşınmazlardan ifraz yoluyla oluşan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 206 22... parsel sayılı taşınmaz yönünden 17.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 7.948,25 m², (B) harfi ile gösterilen 807,78 m², (C) harfi ile gösterilen 758,84 m², (D) harfi ile gösterilen 195,63 m² olmak üzere toplam 9.710,50 m²lik kısımların mera tespitinin iptali ile bu kısımların taşınmazdan ifraz edilerek tapu sicilinin son sırasına orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 20,6 22... parsel sayılı taşınmaz yönünden 17.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 19.251,25 m², (B) harfi ile gösterilen 852,91 m², (C) harfi ile gösterilen 747,03 m², (D) harfi ile gösterilen 9.596,77 m², (E) harfi ile gösterilen 17.961,03 m² olmak üzere toplam 48408,99m²lik kısımların mera tespitinin iptali ile bu kısımların taşınmazdan ifraz edilerek tapu sicilinin son sırasına orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 206 22... parsel sayılı taşınmaz yönünden 17.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 920,24 m²lik kısmının davalı adına ham toprak vasfı ile olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın taşınmazdan ifraz edilerek tapu sicilinin son sırasına orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 206 22... parsel sayılı taşınmaz yönünden 17.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 304,46 m²lik kısmının davalı adına ham toprak vasfı ile olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın taşınmazdan ifraz edilerek tapu sicilinin son sırasına orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildikten sonra, 28.12.2023 tarihli ek kararla da, "... 2022/17 Esas sayılı dosyada 15.11.2023 tarihinde karar verildiği, ancak bu dosya ile birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/533 Esas sayılı dosyası yönünden hüküm kurulmadığı, 6100 sayılı Kanun' un 305/A maddesi gereğince davacı vekilinin hükmün tamamlanmasını talep etmesi üzerine ilgili kanun maddesi gereğince talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilerek süresinde beyanda bulunulmaması üzerine dosya kapsamı üzerinden hükmün tamamlanmasına ilişkin talep yönünden değerlendirme yapıldığı, bu kapsamda 2022/17 Esas sayılı dosyada 15.11.2023 tarihinde verilen kararda birleşen dava yönünden hüküm kurulmadığının anlaşıldığı ve hükmün tamamlanmasına karar verildiği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mera tespitinin iptali, mera kaydının özel sicilden terkin edilerek orman vasfı ile ile tapu iptali ve tescil talepleri yönünden Tapu Müdürlüğünün husumeti bulunmadığı ..." gerekçesiyle birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/533 Esas sayılı dava dosyası yönünden, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; asıl ve ek karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davacı ... İdaresi vekilinin, İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2023 tarihli asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan 17.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna istinaden belirlenen kısımlar yönünden mera tespitinin iptaline ve bu kısımların ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş ise de, söz konusu taşınmazların mera özel sicilinden silinmelerine de karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... İdaresinin, İlk Derece Mahkemesince verilen 28.12.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ek kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2023 tarihli asıl kararına yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı ... İdaresi vekilinin, İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2023 tarihli asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1.b) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 ve 3 nolu bentlerine "ifraz edilerek" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve mera özel sicilinden silinerek" ifadesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesinin asıl kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı ... İdaresi vekilinin, İlk Derece Mahkemesince verilen 28.12.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile 28.12.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı