8. Hukuk Dairesi 2022/6537 E. , 2025/5507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/26 E., 2022/298 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği 09.11.2009 tarihli dava dilekçesi ile kendisine ait taşınmazların 1 12... sayılı orman olarak tescil edilen parsel içinde kaldığı iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmış, ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ... tarafından aynı parsele yönelik kazanıdırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan dava dosyaları birleştirildikten sonra taşınmazların değeri itibarıyla Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davacılar ..., ..., ..., ... tarafından açılan tefrik edildikten sonra ..., ..., ... ve ... ve ... davalarının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11. maddesine göre hak düşürücü süre içerisinde tapu kaydına dayanılarak dava açılabileceği gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davacıların davalarının dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/97 97... /223 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “Anayasa Mahkemesi tarafından 22.05.2013 tarihli ve 2012/108 Esas, 2013/64 Karar sayılı ilâm ile 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Kanunu'nun, 05.11.2003 tarihli ve 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının “Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.” biçimindeki üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasa’nın 13, 35... . maddelerine aykırı görülerek iptallerine karar verildiği,Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve mahkemenin ret karından sonra 26.02.2014 tarihli ve 6527 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 01.03.2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girdiği ve 6527 sayılı Kanun'la, 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11. maddesinin somut davayı ilgilendiren birinci fıkrası, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilân edilir. Bu ilân ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlân süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” şeklinde değiştirildiği,getirilen bu yeni düzenlemeye göre, tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık süre içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabileceği,eldeki dava, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman olarak tescil edilen taşınmaza karşı on yıllık süre içerisinde açıldığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinde 6527 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin derdest davalarda da uygulanması gerektiğinden, orman kadastrosuna itiraz davalarının 10 yıl içinde zilyetliğe dayalı olarak açılabileceği nazara alınarak tapu kaydı koşulu aranmaksızın işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı ..., ..., ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde kain, 1 12... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'un 13.04.2012 tarihli raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 12.495,17 m²'lik kısmının ayrı bir parsel numarası verilerek davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına, (C) harfi ile gösterilen 8.691,19 m²'lik kısmının davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına, (B) harfi ile gösterilen 7.835,36 m²lik alan ile (D) harfi ile gösterilen 5.598,76 m²'lik kısmın davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacıların fazlaya ilişkin olan taleplerinin reddine, davacılar ... ... ve ...tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine aynı Dairenin 15.01.2019 tarihli ve 2016/7448 Esas, 2019/99 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verimiştir. Bozma ilamında özetle; "Mahkemece, yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, görevsiz mahkemede yapılan keşfe ve keşfe katılmayan orman bilirkişisinden alınan ek rapora göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığı,ayrıca dava konusu ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmaza karşı açılan ve bu dosyadan tefrik edilen yerlere ait dava dosyalarının dosya arasına alınmadığı, aynı parsele ilişkin açılan davalarda kesinleşen ve/veya dersdest olan davalı yerler krokide gösterilmediği, Davacılar ... ... ile ...'ın dava ettiği yerlerin, fen ve orman bilirkişi raporlarında karıştırıldığı,bundan başka davacılardan ... tarafından dava edilen ve 13.04.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen taşınmazın dava konusu olmayan 1 01... parsel içerisinde kaldığı bildirildiği halde mahkemece bu taşınmaz da dava konusu 1 12... sayılı parsel içindeymiş gibi hüküm kurulduğu, en eski memleket haritası ve hava fotoğrafı yanında kadastro tespitinin yapıldığı 2009 yılından 15-20 yıl öncesine ilişkin memleket haritası ve hava fotoğrafları da incelenmediği belirtilerek yen,den keşif ve inceleme yapılması taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi değilse davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile teaşınmaz edinme koşullarının araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; mahkemece yapılan keşif sonucu alınan jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların bir kısmı üzerinde imar ihyanın ve tarımsal faaliyetin olmadığı, bir kısmında ise imar ihyanın ve tarımsal faaliyetin bulunduğu belirtilmiş ise de üç kişilik orman bilirkişi heyetinden alınan raporda dava konusu taşınmazların tamamının orman toprağı niteliğinde olduğu, incelenen en eski tarihli hava fotoğraflarında dahi orman toprağı niteliğinin gözlemlendiği, bu haliyle dava konusu taşınmazların bir kısmı hakkında tarımsal faaliyet ve imar ihya olduğu belirtilmiş ise de en eski tarihli hava fotoğrafında orman vasfında görünen bir taşınmaz üzerinde imar ihyanın mümkün olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6537 E., 2025/5507 K. (10.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6537
- Karar No
- 2025/5507
- Karar Tarihi
- 10.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2883 E., 2025/5504 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3015 E., 2025/5505 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2543 E., 2025/5506 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3321 E., 2025/5508 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1566 E., 2025/5509 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2087 E., 2025/5510 K. 10.09.2025