Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2430 E., 2025/4319 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2430 E., 2025/4319 K. (29.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2430
Karar No
2025/4319
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/2430 E. , 2025/4319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/306 E., 2024/223 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/61 E., 2020/72 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 104 ada 6 parsel sayılı 16.362,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazne vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi 104 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14. maddesinde sayılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının davalılar lehine oluşmadığını, taşınmazın imar ve ihya çalışması ile tarıma elverişli hale getirilen taşınmazlardan olmadığını beyan ederek, kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevabında; dava konusu taşınmazın davalılara babaları ve dedelerinden kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazın bulunduğu ... köyündeki diğer dosyalardan terör olayları nedeniyle taşınmazın bulunduğu köyde 1990'lı yıllarda yoğun bir göç yaşandığı bilinmekte olup dava konusu taşınmazın fen raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı üzerinde davalıların irsen ve intikalen en erken 1953 yılından başlamak üzere 1990'lı yıllara kadar malik sıfatıyla zilyetlikleri bulunduğu ve yaşanan terör olayları nedeniyle köyden ayrılmak zorunda kalan davalıların taşınmazı zoraki olarak terk ettikleri, 2003 - 2004 yılından sonra ise davalı ...'nin köye dönerek tespit tarihine kadar taşınmazı ekip biçmeye devam ettiği, dava konusu taşınmazın fen raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı açısından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın fen raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı açısından mahkemece 04.05.2018 tarihinde verilen kabul kararının davalı tarafça istinaf edilmediği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ...Mahallesi 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen dosya arasında mevcut 12.02.2018 havale tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 5.882,14 m² yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (B) harfiyle gösterilen 10.480,54 m² yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; "... temyize konu 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün hükme dayanak ziraat bilirkişi raporuna göre %3-5 arası eğime sahip olduğu, imar - ihyasının 40 yıl önce tamamlandığı, orman bilirkişi raporuna göre 1953 tarihli hava fotoğraflarında taşların toplandığı ve toprağının işlendiği, Dairenin kaldırma kararı öncesi alınan jeodezi bilirkişi raporunda taşınmazın 1973, 1992 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarının incelendiği ve taşınmazın kullanım sınırlarının görüldüğü, 1990 ila 2000 yıllarında kullanım olmamakla birlikte bunun terör olaylarından kaynaklandığı, dolayısıyla iradi terk olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu taşınmaza komşu 104 ada 7 parsel hakkında derdest dava olduğu anlaşılmakla birlikte, 104 ada 6 parselin (A) harfi ile gösterilen bölümünün hükmen ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, yine güneydoğu uç sınırında komşu olan 104 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapu kayıtlı olduğu anlaşılmakla istinafa konu (B) harfi ile gösterilen taşınmazın orman içi açıklık sayılamayacağı, kısa kararda harf hatası yapılmak suretiyle (A) harfi yerine (F) harfi yazılmasının ve bunun gerekçeli kararda düzeltilmesinin kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmayacak nitelikte maddi hata olduğu hususları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde adına tescil kararı verilen gerçek kişiler yararına 3402 Sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ve İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d1d2bcfcf0261bef a9f030502e913836

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı