8. Hukuk Dairesi 2024/2070 E. , 2025/4096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/18 E., 2023/9 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ...ilçesi ...köyü 140 ada 23 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden bahçe niteliğinde davalı adına tespit edildiği, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğunu, ayrıca özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediğini ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu ...ilçesi ...köyü 140 ada 23 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan sahalardan olduğu anlaşılmakla davanın reddine ve tespit gibi tesciline karar verilmiş, davacı Hazine tarafından hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 20.03.2019 tarihli ve 2016/12473 Esas, 2019/1961 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı gerekçesiyle davacının reddi ile tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumu ile tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarındaki durumu incelenerek taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşup oluşmadığı belirlenmemiş, çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan yoldan kazanılıp kazanılmadığı ve bu yolun kadim yol, kapanmış yol veya çıkmaz yol olup olmadığı araştırılmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu edilen taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. madde kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına senetsizden zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle Bahçe vasfı ile tespitinin yapıldığı, her ne kadar davacı, taşınmazın kamu malı niteliğinde orman veya başkaca kamusal nitelikte bir taşınmaz olduğunu iddia eder yapılan tespitin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş ise de özellikle mahkememizce bozma sonrası yapılan iş ve işlemler değerlendirildiğinde, orman ve jeodezi bilirkişileri müşterek rapor ve ek raporlarına göre, davalı taşınmazın, 1956 yılı itibariyle sınırları belirgin olmamakla birlikte genel görünümü itibariyle bağ-bahçe görünümünde olduğunun, 1990 ve 2005 yıllarında sadece batı sınırında yer alan ve yoldan oluşan sınırının kısmen belirgin olduğunun, diğer sınırlarının belirgin olmadığının, kuzey ve orta bölümündeki siyah renkli kısımda kapalılık oluşturacak şekilde ağaç yüksekliklerinin algılandığı üzerinde sürüm vb. izlerin yer almadığının, doğu sınırının, güney bölümüne komşu bir yapının yer aldığının, genel görünümüyle bağ-bahçe görünümünde olduğunun, yapılan tespitler sonucunda 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre davalı taşınmazın orman olmadığının, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlarla (5658 sayılı Kanun) bir ilgisinin bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre taşınmazın orman vasfı taşımadığı, 1956 yılı öncesinden bu yana bağ, bahçe vasfında olduğu, diğer taraftan yola taşkın olduğu belirtilen kısmın 1 m. den küçük ve yerel bilirkişi beyanlarına göre yolun da zamanla genişletildiğinin belirtilmiş olmasına göre 70. cmlik bir kısmın daralma veya genişlemesinin, geçmişteki büyüklüğünün tespitine imkan ve olanak bulunmadığı, yukarıda bahsi geçen raporda tespit edilen duruma itibar edilmesi, genel durumunun bağ ve bahçe olduğunun kabulünün gerektiği, nitekim bu türden kağnı yolu, keçi yolu gibi arazilerin darlık veya genişlik durumlarının, kullanım durumlarına, sıklığına, doğa olaylarına, yağmur, güneş, sel, heyelan veya deprem gibi afet durumlarına göre durumlarının tespitinin mümkün olamamasına göre bu durumda kesin delil niteliğindeki hava fotoğraf incelemesindeki sonuca itibar edilmesinin gerekeceği, zilyetlik hususunda ise teknik bulgulara uygun düştüğü ölçüde yerel bilirkişi beyanlarına itibar etmek gerektiği, buna göre, dava konusulı taşınmazın sınırında yer alan halihazırda davalıya ait 140 ada, 52 Parsel sayılı taşınmazla birlikte doktor lakabıyla tanınan kişinin zilyetliğinde olduğu, davalı taşınmaza kullanımının bu şahısta olmasından dolayı doktorun bağı denilmekte olduğu, davalının taşınmazı 2004 veya 2005 veya yıllarında Doktor lakabıyla tanınan şahıstan satın almış olduğu ve dolayısıyla gerek tapulu ve gerekse tapusuz olan davalı taşınmazın zilyetliğinin davalıya geçmiş olduğu, davalının da önceki zilyedinin kullanım şeklinde değişiklikler vücuda getirerek taşınmazı kullanmaya devam ettiği, 1970 yılında tapulu taşınmazın tapusunun alınmış olmasına göre taşınmazın üzerinde o tarihten bu yana bağ ve bahçe olarak süregelen bir zilyetlik olduğu, imar ve ihya işlemlerinin de 1956 yılından önce tamamlanmış olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli ...ilçesi ...köyü, 140 ada, 23 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2070 E., 2025/4096 K. (26.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2070
- Karar No
- 2025/4096
- Karar Tarihi
- 26.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7231 E., 2025/4129 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3738 E., 2025/4130 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3405 E., 2025/4094 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4101 E., 2025/4098 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2387 E., 2025/4102 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2233 E., 2025/4108 K. 26.05.2025