Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1641 E., 2025/3779 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1641 E., 2025/3779 K. (14.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1641
Karar No
2025/3779
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1641 E. , 2025/3779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/215 E., 2021/22 K. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,.....................Mevki 97 nolu parselin doğusunda yer alan tapulama dışı bırakılan 4.663,29 m² kısımın 1957 yılından beri kuru tarım, zeytin tarımı ve portakal, incir, kayısı gibi mahsüller yapılmak suretiyle imar ihya edildiğini, taşınmaz üzerindeki portakal ağaçlarının 40, bademlerin 35 yıllık olduğunu, kadastro çalışmalarının yapıldığı 1959, 1960 yıllarında müvekkilinin asker olduğu için kendi adına tescil sağlayamadığını, bu mevkide orman kadastrosunun 1980 yılında yapıldığını, 1985 yılında da kesinleştiğini ve orman sınırları içerisinde olmadığının tespit edildiğini, taşınmaz içerisinde 25 yıl önce yapılmış ev olduğunu, müvekkilin dava konusu taşınmaza zilyetliğinin 20 yıla aşkındır nizasız, fasılasız devam ettiğini, tescil şartlarının oluştuğunu açıklayarak taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2016/11178 Esas, 2019/5708 Karar sayılı ilamı ile taraf teşkilinin sağlanması ve yasal ilanların yöntemine uygun şekilde yapılması hususlarında bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; bozma ilamına uyulduğu; ilanların yapıldığı, taraf teşkili sağlandığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla imar ve ihya yoluyla mülkiyet kazanma sebebine dayalı tescil davası olduğu, dava konusu taşınmazın 20 yıla aşkın süredir davacı tarafın malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu, 1960 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları neticesinde kadastro harici taşlık ve çalılık olarak kadastro harici bırakıldığı, dava konusu edilen fen bilirkişi raporunda sınırları çizilen 4.663,29 m² alanın orman bilirkişisi raporuna göre, ormanla müşterek sınırı bulunmadığı ve 1984 tarihinde bitirilen ve 1985 yılında ilan edilmek suretiyle kesinleşen Orman Kadastro Komisyonu kararına göre kesinleşmiş orman sınırları dışında bırakıldığı, eski tarihli memleket haritalarında kıraç tarım arazisi vasfında gözüktüğü, yine amenajman haritasına göre orman sayılmayan alanlarda kaldığı, eski tarihli hava fotoğraflarında kuru hububat tarımı vasfında olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden ve zirai bilirkişi raporuna göre uzun yıllardır kültür arazisi niteliğinde, imar ihyası tamamlanmış, imar kapsamı dışında, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olmayıp, özel mülkiyete tabi yerlerden olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, davanın kabulü ile 15.01.2014 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.663,29 m² kısmın tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, rapor ve krokinin kararın ekinden sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR :Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Harçtan muaf olduğundan davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 694c0565a6feb54d a50d1d9832a7af35

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı