Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1239 E., 2025/779 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1239 E., 2025/779 K. (05.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1239
Karar No
2025/779
Karar Tarihi
05.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1239 E. , 2025/779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/717 E., 2023/2975 K. KARAR : Yeniden hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/246 E., 2021/138 K. Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine, bir kısım davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne yönelik yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi ... ada 15, 134 ada 30 ve 147 ada 17 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ayrıca imar-ihya ve zilyetlikle kazanım şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile belirlenecek niteliği ile Hazine adına tesciline ve vaki müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, "dava konusu taşınmazlarda uzun yıllardır tarımsal faaliyet gösterildiğine dair bir emareye rastlanılmadığı, taşınmazı komşularından ayıran fiili sınırların bulunmadığı, davalıların zilyetlik iradelerini ispat edemediği, 1972 tarihinde arazi kadastrosu yapılan taşınmazın tapulama harici bırakıldığı ve tapulamadan sonraki zilyetliğe taşınmazın imar planına alındığı tarihe kadar değer verilebileceği, ... Mahallesi sınırlarının 29/07/1980 tasdikli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Nazım İmar Planı kapsamında kaldığı, bu hali ile 1980 tarihli imar planına alınan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17/2. madde uyarınca H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 sayılı kararı uyarınca imar ihya yoluyla zilyetlikle kazanılamayacağından" davanın kabulüne ile, İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi ... ada 15 parsel, 134 ada 30 parsel, 147 ada 17 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kadastro tespitindeki diğer kayıt ve vasıflarla davacı Hazine adına tesciline, davalıların taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince, "dosya kapsamı, mahkemece yapılan keşif, bilirkişi raporu ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazların açıklık görünümünde olduğu ve çalı grubu bitkilerle kaplı olduğu uzun süredir tarımsal üretimde kullanılmadığı, imar ihyanın tamamlanmadığı, taşınmazın 29/07/1980 tarihli İstanbul Metropoliten nazım imar planı kapsamında kaldığı, taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddeleri uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz tapuda davalı adına kayıtlı olup, davalının taşınmazdaki kullanımı mülkiyet hakkına dayandığından mahkemece verilen müdahalenin men'i kararının hatalı olduğu, Hazine vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle bağlı kalınarak yapılan incelemede, dava konusu 134 ada 30 ve 147 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 1940 tarihinden kadastro tespit tarihine kadar açık arazi görünümünde olduğu, üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığı, ... ada 15 nolu parselin ise çalılık niteliğinde olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre taşınmazların orman niteliğinde bulunmadığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine; bir kısım davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu İstanbul İli, Şile İçesi, ... Mahallesi ... ada 15, 134 ada 30 ve 147 ada 17 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapudaki niteliği ile tesciline, davalının kullanımı tapu kaydına dayandığından davacının Müdahalenin Men'ine yönelik talebinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili ve bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali, tescil ve müdahalenin önlenmesi istemlerine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.02.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/b uygulaması, 1972-1973 yıllarında yapılan arazi kadastrosu ve 2017 yılında 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışması mevcuttur. 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan çalışmada dava konusu İstanbul İli, Şile İlçesi, ... Mahallesi ... ada 15 parsel, 134 ada 30 parsel ve 147 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, sırasıyla 1.457,93 m², 5.005,21 m² ve 3.494,03 m² yüzölçümü, tarla ve bahçe niteliği ile davalılar adına tespit ve sonrasında tescil edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 74f2bc5ece5dabb6 c011c080eef3892f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı