Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1090 E., 2025/2564 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1090 E., 2025/2564 K. (25.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1090
Karar No
2025/2564
Karar Tarihi
25.03.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/1090 E. , 2025/2564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/91 E., 2023/1391 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/247 E., 2021/478 K. Taraflar arasında Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının Gaziantep'de kurulu Mülhak ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacılardan ...'ın kardeşleri ..., ... ..., ... ve ...'ın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Gaziantep 4. Asliye Hukuk Malkemesinin 2011/50 Esas, 2011/457 Karar sayılı ilamı ile ... ... ... Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evlatları olduklarını tespitine karar verildiği, vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soybağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş Mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterli olduğu, dosya arasında bulunan ... ... ... ... (... ... ... Camii) Vakfına ait vakfiyede batın şartının olmadığı, kız ve erkek çocuklar arasında bir ayrım yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıların "Mülhak ... ... ... ... ...(Namı diğer ... ... Vakfı) Vakfı'nın Galle fazlasına müstehak evlatları olduklarının tespitine," karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davacılar ile vakıf kurucusu arasında ilamlı evlatlık bağının kurulduğu, vakıf senedinde batın tertibi olmadığı saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğu gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek iddianın gerçekliğinin çok iyi araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, raporun davacıların vakfeden ile olan soybağını ve vakfiye şartlarına göre galle fazlasından faydalanmaya ehil olduklarına dair şartlara sahip olup olmadıklarını açıklamaktan uzak olduğunu, sunulan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1070a69b8d4515b1 b71c56b7ba5d4d09

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı