Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/995 E., 2025/3281 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/995 E., 2025/3281 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/995
Karar No
2025/3281
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/995 E. , 2025/3281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1568 E., 2022/1118 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/301 E., 2021/296 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... idaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... idaresi, Düzce ili ... ilçesi ... köyü 169 ada 30 parsel sayılı taşınmazın yörede 1975 yılında yapılan 2. madde çalışmalarında hatalı olarak orman sınırları dışına çıkarıldığını ve taşınmazın kısmen eylemli orman olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2. madde çalışmalarına karşı itiraz süresinin geçtiği ve taşınmazın eylemli orman olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı ... idaresi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve 2. madde çalışmalarının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 2. madde şartlarını taşıyıp taşımadığı, 1975 yılında 2. madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı ve eylemli olarak orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, 03.01.2020 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1948 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığı, 1975 yılında yapılan 2. madde çalışmaları sırasında esasen orman içinde bırakıldığı, ancak boyama hatası nedeniyle PXVI numaralı 2. madde poligonu içerisinde gösterildiği belirtilmesine rağmen 1975 yılına ait aplikasyon ve 2. madde tutanakları esas alınarak dava konusu taşınmazın bu çalışmalarda ne şekilde işlem gördüğü duraksamaya yer vermeksizin belirlenmeden taşınmazın 2. madde alanında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ve bu suretle eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine, 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışmalarına ve bilahare 4999 sayılı Kanuna göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ayrı ayrı temin edilip dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte her bir çalışmaya ait orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın her bir orman çalışması sonucu oluşan orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit ve 2. madde ve düzeltme haritaları arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, taşınmazın orman çalışmalarına göre konumu ve hukuki durumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra orman idaresinin talebi hakkında hak düşürücü sürelerin dolup dolmadığı da gözetilerek toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı