8. Hukuk Dairesi 2023/84 E. , 2025/2177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/334 E., 2022/482 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ..., davalı ... İdaresi, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ili ... ilçesi ... Mahallesi Osman Dede mevkiinde bulunan tahmini 1.000 m² miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmayıp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunu belirterek taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile; 22.05.2015 tarihli fen bilirkişileri rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 944,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/3932 Esas 2019/4473 Karar sayılı kararı ile; "...Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı, kapsamında ise hangi tarihte imar planına alındığı ve alındığı tarihten geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin davacılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece araştırılmadığı, Ayrıca davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup aynı Kanun'un 713/3 üncü maddesinde tescil davasının, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılacağı belirtilmiş olmasına karşın mahkemece çekişmeli taşınmazın sınırları içinde bulunduğu Büyükşehir Belediye Başkanlığı dahil edilmeden davaya devamla hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15-20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...dava tarihi dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle ve eylemli haliyle ekonomik tarımsal faaliyetlerde 20 yıldan fazla zamandır kullanıldığı, kadastro Kanununa göre imar ihya yoluyla zilyetlikle iktisap edilmesi mümkün olan yerlerden olduğu, taşınmaz üzerinde emek ve harcama yapılarak davacı tarafından imar ve ihya edildiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile; fen bilirkişi ...'ın 09.06.2021 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 944,91 m2'lik yerin davacılar ..., ..., ..., ... (...), ... (...) adına miras payları oranında hükmen tesciline, fen bilirkişinin 09.06.2021 tarihli rapor ve krokisi ile Kahramanmaraş 6. Noterliğince tanzim olunan 06.05.2013 tarih ve 02076 sayılı veraset ilamının karar ekinden sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davalı ... İdaresi, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ..., davalı ... İdaresi, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı Dulkadir Belediye Başkanlığından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 71f228c20a463ded 4d617c73dca4c994
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/84 E., 2025/2177 K. (17.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/84
- Karar No
- 2025/2177
- Karar Tarihi
- 17.03.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5440 E., 2025/2152 K. 17.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/168 E., 2025/2165 K. 17.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5118 E., 2025/2166 K. 17.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2480 E., 2025/2180 K. 17.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5124 E., 2025/2190 K. 17.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5177 E., 2025/2191 K. 17.03.2025