Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5933 E., 2025/2694 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5933 E., 2025/2694 K. (07.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5933
Karar No
2025/2694
Karar Tarihi
07.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5933 E. , 2025/2694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/90 E., 2021/657 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında; ... köyü 182 ada 17 parsel sayılı 2.623,35 metrekarelik yüzölçümlü taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, tarla niteliğiyle, beyanlar hanesine “1-6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartılmıştır.” ve “2-...'ın 2009 yılından beri kullanımındadır.” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili (Kaş Kadastro Mahkemesine sunduğu) dava dilekçesinde, ...köyü 182 ada 17 parsel sayılı taşınmazı 26.09.2006 tarihli harici satış senedi sözleşmesi ile satın aldığını, 182 ada 17 parselde yer alan 2.000 metrekarelik taşınmazın üzerinde yapılan 2/B uygulama kadastro çalışmalarında davalı adına tapuya tespit ve tescil gördüğünü, dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihten beri ekip diktiğini, her türlü imar ve ihyasını yaptığını, halen de kendisinin zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. 3. Birleşen 2010/30 Esas sayılı dosyada davacı vekili (Kaş Kadastro Mahkemesine sunduğu) dava dilekçesinde, ... köyü 182 ada 17 parsel sayılı taşınmazı 26.09.2006 tarihinde harici satış senedi sözleşmesi ile satın aldığını ve kadastro tespitleri sırasında 182 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 1.000 metrekaresinin orman sınırları içerisine alındığını ve diğer kısmının 2/B vasfı ile adına tapuya tespit ve tescil gördüğünü, dava konusu taşınmazın ormanla hiçbir ilgisinin ve alakasının bulunmadığını, tarım arazisi olduğunu, ekilen biçilen yerlerden olduğunu, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/416 Esas, 1958/291 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın ormanla hiçbir ilgi ve alakasının olmadığının tespit edilerek söz konusu davalı ... İdaresince yapılan haksız müdahalenin reddine karar verildiğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazda eksik 1000 metrekarelik kısmın davalı adına yapılan tespitinin iptali ile 2/B uygulamasıyla adına tam sabit sınırlar içerisinde kalmak suretiyle 3.000 metrekare olarak 182 ada 17 parsel sayılı taşınmazın adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir. Kaş Kadastro Mahkemesinin 2010/30 Esas 2011/245 Karar sayılı kararında bağlantı sebebiyle İlk Derece Mahkemesinin 2010/24 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, yargılamaya Kaş Kadastro Mahkemesinin 2010/24 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kaş Kadastro Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2010/24 Esas, 2014/246 Karar sayılı kararı ile, davacı tarafça iş bu dosyada açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine, iş bu dosya ile birleşen 2010/30 Esas sayılı dosyada davacı tarafça açılan davanın, orman sınırları içerisinde bulunan taşınmazda sürdürülen zilyetlik süresi ne kadar olursa olsun, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından reddine, dava konusu ... köyü........... mevkiinde kain 182 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Kaş Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/7973 Esas, 2018/914 Karar sayılı ilamında; hem asıl davada hem de birleşen davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken aksi düşünce ile işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Kaş Kadastro Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2018/26 Esas, 2018/29 Karar sayılı kararı ile, iş bu Mahkemenin 2018/26 Esas sayılı dosyasında görevsizliği nedeni ile usulden reddine, dava konusu ... köyü .......... mevkiinde kain 182 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2010/30 Esas sayılı teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen davacının dava konusu etmek istediği ve keşif sırasında gösterdiği 3.758, 25 metrekarelik 165 ada 1 nolu orman parseli içerisindeki kısma karşı açılan davada da görevsizliği nedeni ile usulden reddine dosyanın görevli Kaş Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın tamamının orman alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, dava konusu alan orman sınırları içerisinde kaldığı için dolayısıyla davacının zilyetlikle kazanabileceği yerlerden olmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 26.09.2006 tarihli tapusuz gayrimenkul taşınmaz satışı ve devri sözleşmesi ile...'dan satın aldığını, müvekkilinin satıcı...'nın aynı taşınmaz için açtığı Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/416 Esas, 1958/291 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile taşınmazın orman ile ilgisi bulunmadığı bildiğinden Mahkeme kararına güvenerek taşınmazı satın aldığını, taşınmazı zilyet olarak uzun yıllardır kullandığını, emlak vergilerini ödediğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın 60 yıldır tarla olarak kullanıldığının ve orman olmadığının belirtildiğini, zirai bilirkişi raporunda toprağa ilişkin inceleme yapmadığını, orman alanı içerisinde tespit edildiği belirtilerek yetersiz bir rapor düzenlendiğini, keşfe geldiği zaman taşınmazda hiçbir orman bitkisi olmadığını ve taşınmazın orman vasfını taşımadığını bizzat gözlemlendiğini, taşınmaz üzerinde davalı müvekkilinin meyve ağaçları bulunduğunu, tüm bu delillere rağmen bilirkişinin dava konusu yeri orman saymasının hukuka aykırı olduğunu, orman bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, itirazlarını belirterek kapsamlı bir bilirkişi incelemesi taleplerinin Mahkeme tarafından reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dosyalarda orman olmadığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 69f01f2e00412bf9 b502fa1f341b14cf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı