Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5122 E., 2025/2840 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5122 E., 2025/2840 K. (10.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5122
Karar No
2025/2840
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5122 E. , 2025/2840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/65 E., 2023/242 K. Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyü Döşeme mevkinde bulunan yaklaşık 10.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince 7296 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.12.2010 tarihli ve 2010/15070 Esas-2010/15882 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, bilahare davalı Hazine vekilince karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2011 tarihli ve 2011/2169 Esas 2011/2172 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin kabulü ile, onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2011 tarihli ve 2011/2169 Esas -2011/2172 Karar sayılı kararında özetle; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, mahallinde yeniden yapılacak keşifte taşınmaz üzerindeki gerçek zilyetlik olgusunun yöntemine uygun şekilde memleket haritaları ile dava tarihinden 15-20 yıl önceki dönemlere ait stereoskopik hava fotoğrafları uygulaması ile taşınmazın amenajman planındaki konumunun da incelenmesi suretiyle belirlenmesi, bunun yanısıra, taşınmazın bir bölümünün tahdit içinde kaldığı anlaşıldığından en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, tutanak ile harita çelişiyorsa tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek bilirkişilerden bu doğrultuda rapor alınması ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 24.11.2011 tarihli ve 2021/8158 Esas-2021/11626 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin 24.11.2011 tarihli ve 2021/8158 Esas-2021/11626 Karar sayılı kararında özetle; " Dava tarihi itibari ile yasal hasım olarak kendisine husumet yöneltilen ... Köyünün Tüzel Kişiliğinin, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca İzmir İlinde Büyükşehir Belediyesi kurulması nedeniyle kalkmış olduğundan, davada yasal hasım haline gelen taşınmazın bulunduğu köyün bağlı bulunduğu Buca Belediye Başkanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ve ayrıca ilgili kamu tüzel kişisi olarak Orman İdaresinin de davada taraf olarak yer alması gerektiğinin Mahkemece gözden kaçırıldığı, kabule göre de davanın devamı esnasında dava kendisine ihbar olunan Orman İdaresi vekilinin dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede aplikasyon ve 2/B çalışması yapıldığını beyan ettiği, buna ilişkin aplikasyon ve 2/B çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri gösterir harita örneği ilgili yerlerden getirtilip, mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazın aplikasyon ve 2/B haritasındaki konumu tespit edilmeksizin, tescil talebi dışında kalan hususlarda mahkemenin görevi hususunda değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesinin de doğru olmadığı açıklanarak, mahkemece öncelikle davacı tarafa, davasını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Buca Belediye Başkanlığı ve Orman İdaresine de yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yasal hasım konumundaki anılan belediyelerden ve Orman İdaresinden savunma ve delilleri sorulup saptanması, bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. UYAP kayıtlarında yer alan İzmir Kadastro Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli yazısından, dava konusu taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinde dava tarihinden sonra 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığı ve çekişme konusu taşınmazlar hakkında 445 ada 9-10-11 ve 12 parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, İlk Derece Mahkemesince görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmazlar hakkında görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilerek, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve davalı ... Belediye Başkanlığı'na iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı