8. Hukuk Dairesi 2023/4908 E. , 2025/1447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1995/693 E., 1995/992 K. KARAR : Davalı vekilinin temyiz talebinin reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirilmiştir. Davalı vekili 05.04.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesinin ek kararıyla temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 17.03.2023 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 1942 yılında ve 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları vardır. 09.05.1990 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında taşınmaz senetsizden davalının bayileri adına tespit görmüştür. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... oğlu ... adına kayıtlı ... köyü 2132 parsel sayılı taşınmazın, 1942 yılında yapılan orman tahdidi içerisinde kaldığını, 1990 yılında yapılan arazi kadastro sırasında Hazine adına tespit edilmesi gerekirken davalı adına hatalı tespit gördüğünden bahisle tapunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince "Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında orman tahditi yapılmış ve taşınmaz orman sınırları içerisinde kalmıştır. Daha sonra Vakıflar İdaresi ile Orman İdaresi arasındaki uyuşmazlık yüzünden 19.12.1947 yılında hakem kararıyla Duraliler mevkiindeki orman sınırları iptal edildiği kanısıyla 1946 yılında yeniden orman tahdit çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda orman tahditi dışında kalmıştır. Ancak hakem kararıyla sadece vakıf ormanlarındaki tahdit sınırları iptal edilmiş olup, vatandaşların kullandığı alanlara yönelik olarak tahdit sınırları iptal edilmemiştir. Zaten devletleştirme kanunun yürürlüğe girmesiyle hakem kararının da bir önemi kalmamıştır. Dava konusu taşınmaz 1942 yılında orman sınırları içerisinde kalmıştır. Benzer durumdaki bir davada Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesininin 1994/3764 Esas ve 1994/9268 Karar sayılı ilamında da tapu iptal ve tescil kararı onanmıştır. ... un zilyetliğe dayandığı kadastro tutanağında bellidir ve 1942 orman tahdid sınırlarında kaldığı bilirkişi raporu ve orman tahdid haritası ile sabittir" gerekçesi ile Hazinenin açttığı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davalı vekili 05.04.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ek kararıyla; "davalı ... aleyhine mahkememize açılan tapu iptali ve tescil davasının 29.12.1995 tarihinde davanın kabulü yönünde karar verildiği, söz konusu kararın taraflarca temyiz edilmemesi sonucunda hükmün 04.07.1996 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kesinleşmiş mahkeme ilamına yönelik bir temyiz olduğu, bu aşamada mahkememizce kesinleşen mahkeme kararlarına karşı temyiz talebinde bulunamayacağından" talebin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece herhangi bir araştırma yapılmaksızın davacının hiç oturmadığı ... Caddesi Konuk Apartmanı No:..., ... adresine tebligatlar yapıldığını, iade dönen tebliğ mazbatasına bakıldığında adreste ... isimli bir kişinin oturduğunu, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun (7201 sayılı Kanun) 35. maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, davacının 1993 yılında Dr. ... Cad. ... Sitesi A Blok No:135 K:6 Antalya adresine taşındığını, buna ilişkin ev telefonu aboneliğini sunduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde 04.07.1996 tarihinde bu yerin orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle tapunun iptaline ve Hazine adına tesciline karar verildiğini, akabinde bu yerin Hazine tarafından 01.08.2022 tarihinde ... isimli üçüncü bir şahsa satıldığından bahisle kararın bozulmasını talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesince İlçe Tapu Müdürlüğünden ve Cumhuriyet Başsavcılığından adres araştırması yaptırılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığından adres bulunamadığına dair cevabi yazı yazılmıştır. İlçe Tapu Müdürlüğünden ise davalının iki adet adresinin bulunduğu, bunların ... Caddesi Konuk apartmanı 1/5 ile ... Cad. 31/B adresleri olduğu bildirilmiştir. Davalı ... adına çıkarılan ilk tebligat 26.10.1995 tarihinde ... Caddesi Konuk apartmanı 1/5 de kızına tebliğ edildiğine dair şerh verilerek tebliğ edilmiştir. Gerekçeli kararda bu adrese 7201 sayılı Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebliğ edilmiş olup, resmi kurumlarca bildirilen adrese yapılan tebligatlar geçerlidir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin Ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ek kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 275193ff46468fcd 36823e30e61760ed
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4908 E., 2025/1447 K. (24.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4908
- Karar No
- 2025/1447
- Karar Tarihi
- 24.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4640 E., 2025/1457 K. 24.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3687 E., 2025/1458 K. 24.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4227 E., 2025/1437 K. 24.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1061 E., 2025/1386 K. 24.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6575 E., 2025/1388 K. 24.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1065 E., 2025/1392 K. 24.02.2025