Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/4640 E., 2025/1457 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4640 E., 2025/1457 K. (24.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4640
Karar No
2025/1457
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/4640 E. , 2025/1457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/282 E., 2023/758 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tercan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/118 E., 2022/32 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Orman İdaresi vekili ve davacı asiller tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı asillerin başvurularının esastan reddine, davalı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asiller tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 10.03.2008 tarihinde orman vasfıyla 1462 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiş, 17.03.2008 ve 16.04.2008 tarihlerinde ilan edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Tercan ilçesi ... köyü 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın babalarından kaldığını, orman olmadığı ve ormandan açma olmadığından davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 17.04.2008 tarihinde kesinleşmesine rağmen, davanın 06.09.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı sabit olmakla, davacının iddiasının kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescili nedenine dayandığı ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürelerin kamu düzeninden olduğu ve mahkemelerce, ileri sürülmese dahi re'sen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla" davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karar davacılar ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "Kadastro Mahkemesinin 2009/122 Esas sayılı dosyasına yer alan Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.8.2010 tarihli müzekkere cevabından 123 ada 1 parselin başka bir dosyada davalı olmadığının belirtilmesi karşısında ve askı ilan süresi içinde itiraz edilmediğinden tutanağın 17.4.2008 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sona dava açıldığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı Orman İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalıdır. Ancak bu durum dava dosyasının mahkemesine gönderilerek yeniden yargılamayı gerektirmediğinden" davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı Orman İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Davacılar hak düşürücü sürenin geçmediğinden bahisle kararı temyiz etmişlerdir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af01f6267efd98e7 72386263d788c464 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/4640 E. , 2025/1457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/282 E., 2023/758 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tercan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/118 E., 2022/32 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Orman İdaresi vekili ve davacı asiller tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı asillerin başvurularının esastan reddine, davalı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asiller tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 10.03.2008 tarihinde orman vasfıyla 1462 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiş, 17.03.2008 ve 16.04.2008 tarihlerinde ilan edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Tercan ilçesi ... köyü 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın babalarından kaldığını, orman olmadığı ve ormandan açma olmadığından davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 17.04.2008 tarihinde kesinleşmesine rağmen, davanın 06.09.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı sabit olmakla, davacının iddiasının kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescili nedenine dayandığı ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürelerin kamu düzeninden olduğu ve mahkemelerce, ileri sürülmese dahi re'sen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla" davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karar davacılar ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "Kadastro Mahkemesinin 2009/122 Esas sayılı dosyasına yer alan Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.8.2010 tarihli müzekkere cevabından 123 ada 1 parselin başka bir dosyada davalı olmadığının belirtilmesi karşısında ve askı ilan süresi içinde itiraz edilmediğinden tutanağın 17.4.2008 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sona dava açıldığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı Orman İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalıdır. Ancak bu durum dava dosyasının mahkemesine gönderilerek yeniden yargılamayı gerektirmediğinden" davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı Orman İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Davacılar hak düşürücü sürenin geçmediğinden bahisle kararı temyiz etmişlerdir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af01f6267efd98e7 72386263d788c464 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı