Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4820 E., 2025/1704 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4820 E., 2025/1704 K. (03.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4820
Karar No
2025/1704
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/4820 E. , 2025/1704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/407 E., 2021/40 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1954 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında ... köyü 933 ve 934 parsel sayılı sırasıyla 16.400 m² - 6.000 m² yüzölçümündeki taşınmazlar Eylül 1316 tarihli ve 6 sıra no.lu tapu kaydı uygulanarak Ayşe Aydoğdu adına tespit ve tescil edilmiştir. 2004 yılında yapılıp 08.11.2004 - 08.12.2004 tarih aralığında ilân edilen 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun) uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında Ayşe Aydoğdu adına tapuda kayıtlı bulunan eski 933 parsel sayılı 16.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 287 ada 3 parsel sayısıyla 16.281,91 m² olarak, yine .... adına tapuda kayıtlı 934 parsel sayılı 6.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 288 ada 1 parsel sayısıyla 5.857,93 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde ... Kadastro Müdürlüğü tarafından 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkındaki Kanun hükümlerine göre yapılan yenileme çalışmalarının sonuçlandırılarak ilan edildiğini, kesinleşmiş tahdit sınırları içerisinde kalan Devlet ormanlarına ilişkin sınırlarda hiçbir şekilde daraltma yapılamayacağı gibi, kesinleşmiş orman tahdit haritasına aynen uyulmasının zorunlu olduğunu, itiraza konu nizalı parsellerin orman tahdit sınırları içerisinde olduğunu belirterek, tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karacasu Kadastro Mahkemesi'nin 09.11.2005 tarihli ve 2004/272 Esas, 2005/224 Karar sayılı ilamı ile davacının dava konusu .. ilçesi ... köyü 228 ada 1 parsel ve 287 ada 3 numaralı yenileme parsellerine ilişkin olarak 2859 sayılı Kanun'a göre açtığı yenileme tespitine itiraz davalarının reddine, davacının her iki parsele ilişkin olarak açtığı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davası yönünden ise mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin olması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğine, dava konusu taşınmazların değerine göre dosyanın görevli ve yetkili Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi ve talep üzerine dosya Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.03.2008 tarihli ve 2006/354 Esas, 2008/104 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli ... (..) köyü 287 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 25.07.2007 tarihli raporunda koordinatları belirtilen ve 23.07.2007 tarihli orman bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 13931,42 m² ve 288 ada 1 sayılı parselin aynı krokide (C) harfi ile gösterilen 2625,16 m² bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 287 ada 3 sayılı parselin (B) harfi ve 288 ada 1 sayılı parselin (D) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, "...Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada bulunan orman kadastro haritasında, 1692, 1693 ve 1694 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokideki, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından çelişki bulunmaktadır (1692 ve 1693 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren doğru parçası orman kadastro haritasında kuzey güney hattına paralel iken, bilirkişilerin çizdiği orman sınır hattına irtibatlı krokide aynı doğru paçası kuzey-güney doğrultusundan doğuya doğru açı yaparak ayrıldığı, 1692, 1693 ve 1694 numaralı orman sınır noktalarından oluşan açının, orman kadastro haritasındaki çizimine göre bilirkişi krokisinde daha geniş çizildiği görülmektedir). Mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastro tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 15-20 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle eksik inceleme ve araştırma nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın Kadastro Kanunun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, kamu malı savıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, önceki bozma ilamı doğrultusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinerek, hükmün bozulmasına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmakla yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi .. köyü ... mevkinde bulunan dava konusu 287 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin teknik bilirkişi ....’ün 04.01.2021 havale tarihli raporunda koordinatları 25.07.2007 tarihli raporun alan hesabı kısmında belirtilen ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 13.931,42 m²'lik kısmı ile 288 ada 1 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli raporlarda ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen 2625,16 m²'lik kısmı yönünden tapu kaydının iptali ile bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamında alınan 23.07.2007 tarihli orman bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ekinde bulunan kroki ile 25.11.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu ekinde mevcut "Orman Kadastro Haritası ile Çakıştırma Haritası" başlıklı krokide davalı parsellerin orman tahdit haritasına göre farklı yerlerde gösterildiği, buna göre karar eki sayılan 04.01.2021 havale tarihli fen bilirkişi ek raporu ve ekindeki krokinin denetime elverişli bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bu yön üzerinde durularak çelişkinin giderilmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılıp 1953 yılında ilan edildiği anlaşılan orman tahdidi ile ayrıca daha sonra yapılan bir orman kadastrosu veya aplikasyon çalışması var ise tüm bu çalışmalara ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ayrı ayrı dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir harita mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, yapılan orman kadastrosunun seri bazda yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeli, ayrıca önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilerek ve Orman İdaresinin inceleme raporu ekindeki dava konusu taşınmazların orman tahdit haritasındaki konumunu gösterir krokinin de incelenmesi suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu net bir şekilde belirlenmeli, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 394b84f6b9ba1b26 0229b5a671ab4b2f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı