Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/5718 E., 2025/1707 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5718 E., 2025/1707 K. (03.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5718
Karar No
2025/1707
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/5718 E. , 2025/1707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2022/27 K. KARAR : Davacı ve asli müdahilin davasının kısmen kabul kısmen reddine Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı ve asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davacı vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açılmış olup, yargılama sırasında taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dedesi ... ...'in İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... köyü ... Kısık mevki sınırları içinde yer alan 10.669.51 metrekare yüzölçümlü taşınmazı imar ve ihya edip narenciye ağacı dikerek kullanmaya başladığını, daha önce bölgeden orman kadastrosunun geçtiğini, müvekkilinin dedesinin kullanmakta olduğu arazinin orman hudut taşlarının dışında kaldığını, 1985 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında müvekkilinin dedesinin imar ve ihya ettiği taşınmaza 1526 parsel numarası verilerek, kullanılan taşınmazın yüzölçümünün 10.669,51 metrekare olmasına rağmen çevresi tespit dışı bırakılmak suretiyle 2.450,00 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tespitinin yapıldığını, itiraz üzerine taşınmazın hükmen ... ... adına kayıt ve tescil edildiğini, 1996 yılında ... ...'in 1526 parsel sayılı taşınmazı çevresindeki tescil harici kısımla birlikte satış yoluyla müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin dedesi ile birlikte taşınmazı 29 yıldır malik sıfatıyla kullandığını, taşınmaz üzerinde 25 yaşlarında narenciye ağaçları bulunduğunu belirterek, tespit dışı bırakılan 8.219,00 metrekarelik taşınmazın 1526 parsele ilave edilerek, 10.669,00 metrekare yüzölçümü ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazın 25.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2016 tarih ve 2014/243 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, 06.05.2016 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmın��n davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda sarıya boyalı olarak (A) harfi ile gösterilen yerin orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı gerçek kişi ve davalılar Hazine ile Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; Seferihisar Belediye Başkanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ile ayrıca eksik inceleme ve araştırma nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu edilen yerlerin 16.03.2021 tarihinde güncelleme kadastro çalışmaları kapsamında 5450 ada 1 ve 3 parsel numarasını aldığı, Seferihisar Kadastro Mahkemesinin kapatılarak Urla Kadastro Mahkemesine bağlandığı gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Urla Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dosya Urla Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacı ve asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddine, 25.02.2020 tarihli bilirkişi kök ve 28.09.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporlarında (B) harfi ile gösterilen uygulama kadastrosu sonucunda 5450 ada 1 parsel numarasını alan çekişmeli taşınmazın, uygulama kadastro tutanağındaki sınırları ve yüzölçümü dikkate alınarak 3,960.27 yüzölçümüyle ve kapama mandalin bahçesi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 19/2. maddesi gereğince 5450 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1996 ihdas tarihli 20-25 yaş aralığında 440 adet mandalina ağacının dikilmek suretiyle zilyetliğinin davacı ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine; aynı raporlarda (A) harfi ile gösterilen uygulama kadastrosu sonucunda 5450 ada 3 parsel numarasını alan çekişmeli taşınmazın, uygulama kadastro tutanağındaki sınırları ve yüzölçümü dikkate alınarak 5.153.51 metrekare yüzölçümüyle ve çamlık, makilik vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı vekilinin tüm, asli müdahil Orman İdaresi ve davalı Hazine vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.a. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi infazı kabil ve doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 25.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli 5450 ada 3 parsel sayılı taşınmazın makilik ve çamlık olarak orman vasfında olduğu tespit edilmesine rağmen, hükümde taşınmaz vasfının çamlık, makilik olarak belirtilmesi isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirir. 2.b. Ayrıca İlk Derece Mahkemesince davacı gerçek kişinin davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olması karşısında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine ve Orman İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2-B bendinde yer alan "Çamlık, Makilik" ibarelerinin hükümden çıkartılarak, yerine "Orman" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 6 no.lu bendinde yer alan "davalı" ve "asli müdahil" ibarelerinin çıkartılmasına, 7 numaralı bent olarak "Reddedilen kısım yönünden davalı Hazine ve Orman İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan her bir kurum lehine ayrı ayrı 2.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine ve Orman İdaresine verilmesine," söz ve rakamlarının yazılmasına, devam eden bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve hükmün, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 98ffc30439478fea 1666c46dc1a3d41a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı