Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/4787 E., 2025/4293 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4787 E., 2025/4293 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4787
Karar No
2025/4293
Karar Tarihi
28.05.2025

8. Hukuk Dairesi 2023/4787 E. , 2025/4293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/27 E., 2023/11 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun ile Değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılan kadastro sırasında,........... köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 2.540.930,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., 17.08.2007 tarihli dava dilekçesi ile Hazine ve Orman İdaresine husumet yönelterek; ........, ilçesi, .............. köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini ancak taşınmazın çevresinin şahıs arazileri ile çevrili olmakla beraber taşınmazın orman niteliği taşımadığı, üzerinde 3 adet ev olduğu, bitişik bölümünün dava dışı şahıs adına tescil edilmesine rağmen kendisi ve murisinin uzun yıllardır kullanımında olan çekişmeli bölümün kendi adına tespitinin yapılması gerektiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile çekişmeli bölümün adına tescili istemli dava açmıştır.

II. CEVAP Davalı ... İdaresi sunduğu cevap dilekçesi ile, taşınmazın eylemli olarak orman olduğu ve öte yandan 1964 tarihli memleket haritasında da yeşile boyalı yapraklı rumuzda bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/4251 Esas, 2021/3898 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 28.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen 22.721,11 metrekarelik bölümünün bahçe vasfıyla aynı ada son parsel numarası verilerek davacı adına tespit ve tesciline, kalan kısmın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/4251 Esas, 2021/3898 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, onama kararına karşı, davalılardan Orman İdaresi ve Hazine vekillerinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2022/498 Esas, 2022/4877 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazda bulunan ağaçların baskın türünün kestane olduğu, kestane ağaçlarının taşınmazın tamamında dağınık halde olduğu ve 1950-1960 yıllarında aşılandığı bildirildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, onama kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak çekişmeli taşınmaz yönünden imar ihya olgusunun davacılar tarafından tamamlandığını ve iktisap koşullarının davacılar lehine gerçekleştiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın kapsamına göre uyuşmazlık, kadastro tespiti itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı