8. Hukuk Dairesi 2023/4756 E. , 2025/4847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/4 E., 2023/4 K. KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Trabzon ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2002 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmaz 131 ada 41 parsel numarasıyla Ocak 1288 tarihli ve 383 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak, 4.752,78 m² yüzölçümü ile tarla ve çalılık vasfıyla davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... 15.01.2003 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyü 131 ada 41 parsel sayılı taşınmazın dedesi ... adına kayıtlı iken kadastro sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın dedesi adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle; birleştirilen davanın davacısı Orman İdaresi vekili ise, çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında dava dosyaları birleştirilmiştir. Davalılar cevaplarında, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince verilen, asıl davanın reddine, birleştirilen 2003/70 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 131 ada 41 parselin fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 2.252,76 m²lik kısmının iptali ile aynı ada son parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına, kalan ve (A) harfi ile gösterilen 2.500,02 m²lik kısmının ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı ... ve birleştirilen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/9352 Esas, 2016/7335 Karar sayılı ilamıyla; “Dosyada bulunan orman bilirkişi raporlarında yörede 6831 sayılı Orman Kanuna göre 06.09.1994 tarihinde yapılmış orman tahdidinin bulunduğunun belirtilmesine rağmen tahdide ilişkin tutanaklar ve tahdit haritasının ilgili yerlerden getirtilerek uygulanmadığı ve orman bilirkişi raporlarının denetlenebilirliğinin sağlanamadığı, kural olarak; bir yerde orman kadastrosu yapılıp kesinleşmişse bir taşınmazın öncesinin niteliğinin ve hukukî durumunun kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanması suretiyle çözümleneceği, yörede kesinleşen orman tahdidinin bulunmasına rağmen tahdit haritası uygulanmadan hüküm kurulduğu açıklanarak, kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin ilgili yerlerden getirtilmesi, kesinleşen orman kadastro haritası ile geniş kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmaz ile çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlarla birlikte gösterecek şekilde usûlünce uygulama yapılarak çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları içinde ve dışında kalan bölümlerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava ve birleşen 2003/70 Esas sayılı davanın reddine, dava konusu 131 ada 41 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 02.06.2022 tarihli ve 2021/9424 Esas, 2022/5223 Karar sayılı ilamıyla; "Birden fazla alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin dava konusu taşınmazın niteliğini belirlemede tereddüte neden olduğu, bu çelişkinin giderilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Bozma kararında 08.09.2017 tarihli keşif zaptındaki hakim gözlemi ile bilirkişi raporundaki ağaç cins ve çeşidi yönündeki çelişkinin bulunması, B harfi ile raporlarda gösterilen yerde aktif tarımın yapılıp yapılmadığı hususunda çelişkili iki rapor bulunduğu halde çelişkinin giderilmemiş olması ve 28.09.2017 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın bütün olarak üzerinin açık olduğunun belirtilmesine rağmen dosya arasında bulunan 1955 tarihli hava fotoğrafının incelenmesi ile görülen bir takım koyulukların nedeninin izah edilememesi hususları üzerinde durulduğu, bozma kararında belirtilen hususların yeniden keşif yapmayı gerektirir mahiyette olmadığının değerlendirildiği, dosyanın bozma nedenleri gözetilerek ek rapor düzenlenmesi için teknik bilirkişiye tevdi olunduğu, dosyaya sunulan 10.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; 08.09.2017 tarihinde gerçekleştirilen keşif sırasında mahkeme hakimi tarafından dava konusu alanın bir kısmının çayırlık, bir kısmında orman ağaçları ile meyve ağaçlarından oluştuğunun gözlemlendiği, 25.06.2014 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünde hali hazırda 20-30 yaşlarında gürgen, meşe ve ardıç gibi orman ağaçlarının bulunduğu, yamaç eğiminin çok yüksek olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığının belirtildiği, 08.09.2017 tarihinde katılmış oldukları keşif sırasında dava konusu alanlardan (B) harfi ile belirtilen alan üzerinde mahkeme gözleminde belirtilen orman ağaçlarının kendilerince de gözlemlendiği, bu orman ağaçlarının 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi gürgen, meşe ve ardıç gibi cinslerden oluştuğu ancak bu orman ağaçlarının dava konusu alan içerisinde münferit halde kapalılık oluşturmayacak ve herhangi bir orman bütünlüğü içerisinde yer almayacak şekilde bulunduğu, Karadeniz bölgesinde yer alan tarım alanlarının birçoğunda orman ağaçlarının münferit halde bulunmasının genellikle olağan bir durum olduğu, bir alanda münferit halde ve orman bütünlüğü içerisine yer almayan orman ağaçlarının bulunmasının o yerin orman vasfında olduğunu göstermediğini, bu yönüyle 25.06.2014 tarihli bilirkişi tespitine katılmadıklarını, bununla birlikte aynı bilirkişi raporunda eğimin çok yüksek olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı tespitine Doğu Karadeniz Bölgesi koşulları düşünüldüğünde katılmamakla birlikte, taraflarından memleket haritası üzerinden yapılan hesaplamalarda ortalama yamaç eğiminin %30-40 olduğunun belirlendiği, memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinden yapmış oldukları incelemeler neticesinde alanın herhangi bir orman bütünlüğü içerisinde yer almadığı, orman içi açıklık vasfında olmadığının tespit edildiği, 28.09.2017 tarihinde sunmuş oldukları bilirkişi raporunda 1955 tarihli hava fotoğrafında dava konusu alan üzerindeki koyulukların alan üzerinde yer alan meyve ağaçlarından kaynaklandığı kanaatine varıldığı, alan bütünüyle değerlendirildiğinde taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan orman parselleri ile keskin eğim ile ayrıldığı ve bütünlük oluşturmadığının belirlendiği ve taşınmazın güneyde ve batısında bulunan yerleşim alanları ile bütünlük oluşturduğunun tespit edildiğinin belirlendiği, bu tespitler ile hem çelişkinin giderildiği, hem de kütür tarımı uygulamalarının yapıldığı hususunda mahkemede kanaat oluşturduğu" gerekçesiyle, asıl dava ve birleşen 2003/70 Esas sayılı davanın reddine, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi, 131 ada 41 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde; 1994 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanun'u uygulamalarına esas olmak üzere 6831 sayılı Kanun'a göre orman sınırlarının tespiti çalışması vardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 79af5988da2e13c1 d5cca7012a7010b0
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4756 E., 2025/4847 K. (24.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4756
- Karar No
- 2025/4847
- Karar Tarihi
- 24.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4053 E., 2025/4844 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6298 E., 2025/4845 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3054 E., 2025/4846 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/364 E., 2025/4848 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3889 E., 2025/4849 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/483 E., 2025/4852 K. 24.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı