Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/4660 E., 2025/4913 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4660 E., 2025/4913 K. (25.06.2025) – Tescil

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4660
Karar No
2025/4913
Karar Tarihi
25.06.2025
Konu
Tescil, Çek

8. Hukuk Dairesi 2023/4660 E. , 2025/4913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2023/5 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 201 ada 1 parsel sayılı 8.608,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş, itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü 201 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2018/4495 Esas, 2021/3454 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... ilk derece mahkemece öncelikle, davalı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının oluşumundan itibaren tüm tedavülleri, var ise haritaları ile komşu taşınmazlar ait kadastro tespit tutanakları ve dayanak kayıtlarının ilgili yerlerden getirtilmesi, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydının sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle tapu kaydı mahalline yöntemince uygulanması, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılması, keşifte gösterilen sınırların teknik bilirkişiye işaret ettirilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması; çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, evvelinde ...’a ait olup olmadığı, ...’a ait ise Yatılı İlköğretim Bölge Okulu yapımı için bağışlanıp bağışlanmadığı, davacının çekişmeli taşınmazı hangi tarihte satın aldığı, ne zamandan beri ve ne sıfatla kullandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılarak açıklanması; fen bilirkişisinden, keşif ve uygulamayı denetlemeye olanak verir, tapu kayıt uygulamasını gösterir, dayanak tapu kaydının tescil krokisi ile varsa haritasının çekişmeli 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazın paftasıyla çakıştırılması suretiyle ayrıntılı, tapu kayıt kapsamını belirleyen rapor alınması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi ... '' gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazların davacı tarafından kullanıldığının ve bağış olmadığının ifade edildiği, dava konusu taşınmazın komşu parsellerinin orman olmaması ve dava konusu 16/01/1984 tarih ve cilt no; 124, sayfa 45 sıra no 2 de kayıtlı tapu kaydının köyün büyük bir kısmını içine alması nedeniyle eksik ve hatalı olduğunun anlaşıldığı ve mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanına itibar edildiği, taşınmazın davacı tarafından aralıksız bir şekilde ekonomik amaca uygun olarak zilyet edildiği, davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve çekişmeli 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 06.12.2007 tarihli kadastro komisyon tespit tutanağının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, tespite esas alınan davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydına itibar edilmeyip, davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmediği gibi, yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; davalı Hazine dayandığı 31.03.1994 tarihli 3 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan 16.01.1984 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Tapu kaydının iktisabında yer alan tescile esas Cide Mal Müdürlüğünün 16.01.1984 tarih 4/4-41 sayılı yazısında, taşınmaz üzerine Yatılı Bölge Okulu yaptırılacağı belirtilmiş ve haritaya bağlanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca, tapu kaydının krokisi / haritası varsa, kaydın kapsamının öncelikle haritasına göre belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan, fen bilirkişi raporunda tapu kaydının krokisi uygulanmış ve dava konusu 201 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydının kapsamı dışında gösterilmiş ise de, fen bilirkişisinin, tapu dayanağı krokide açıklık ziraat sahaları olarak gösterilen kısmı esas alarak tapu kapsamını belirlediği anlaşılmaktadır. Halbuki dayanak krokiye bakıldığında, krokide yazılı özel işaretler kısmına göre, tapunun açıklık ziraat sahalarından çok daha geniş bir alanı kapsadığı, dava konusu 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydı krokisinin özel işaretler kısmında, tapu kaydı kapsamındaki bir bölümün açıklık ziraat sahaları olduğu belirtilmiştir. Dosya içerisinde yer alan yüklenme belgesinde ise, davacının, dava konusu taşınmazı satın aldığını iddia ettiği ... ile birlikte ... Köyünden 10 kişinin Yatılı Bölge Okulu yapılmak üzere Kavallı Düzüne bitişik ... mevkinde bulunan tarla ve arazilerini bağışladıkları belirtilmektedir. Dolayısıyla; davacının, ...'dan satın aldığını iddia ettiği dava konusu taşınmazın da, tapu kaydı kapsamındaki ziraat sahası içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; ... tarafından davacıya yapılan satış işleminin mi yoksa Yatılı Bölge Okulu yapılmak üzere yaptığı bağış işleminin mi önce olduğunun belirlenmesi önem arz etmektedir. Ne var ki; dosya kapsamından, davacı ...'ın dava konusu taşınmazı ...'dan ne zaman satın aldığı anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davalı Hazinenin tapu kaydının oluştuğu 1984 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya içerisine alınmalı; bundan sonra çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraat mühendisi, orman mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazın ne zamandan beri, kim tarafından, ne şekilde zilyet edildiği, davacı tarafından ...'dan ne zaman satın alındığı sorularak somut ve maddi olaylara dayalı beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmeli; şayet davacının satın alma tarihi, bağış tarihinden sonraysa, bağışlama ile birlikte taşınmaz üzerinde tasarruf hakkı kalmadığından ve buna bağlı olarak artık satış yetkisi bulunmadığından satışa değer verilemeyeceği dikkate alınmalı; davacının satın alma tarihi, bağış tarihinden önce ise bu kez, davalı Hazine tapusunun oluşum tarihine kadar davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve bu kapsamda, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmak ve temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları da değerlendirilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazın zirai faaliyete konu olup olmadığı, zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususunda, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverir şekilde rapor düzenlemesi ve rapora taşınmazın fotoğraflarını da eklemesi istenilmeli; çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman parseline bitişik olması nedeniyle orman araştırması yapılmalı ve orman bilirkişisinden, taşınmazın orman olup olmadığı yönünde rapor alınmalı ve bundan sonra elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun olmayan değerlendirme ile belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, tespitin iptali yerine tutanağın iptaline karar verilmesi, ayrıca dava konusu taşınmaz yönünden davanın tarafı olmayan ... tarafından yapılan yargılama giderinin Hazineden tahsiline hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0a7dd5c23c81b16b 6e0d392b0ad0cb3e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı