8. Hukuk Dairesi 2023/409 E. , 2025/1767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2022/232 K. DAVA : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanının ve asli müdahilin davasının kabulüne, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı birleşen davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 141 ada 3 parsel sayılı 2773,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/260 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğu belirtilerek, “içinde ev olan zeytinli tarla” vasfıyla, malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili 22.04.2013 havale tarihli dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 141 ada 3 sayılı parselin davalı adına kullanım tespiti gördüğünü, ancak, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin (muhdesatlarının) bulunmadığını ve davalı yararına beyanlar hanesine şerh düşülmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine davalı lehine konulan şerhin terkinini talep etmiştir. Birleşen 2013/185 Esas sayılı dosyasının davacısı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 06.08.2012 havale tarihli dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü Dedealtı mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 4 dönüm miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili olan davacı yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescili istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında davaya konu taşınmaz hakkında 141 ada 3 parsel sayısıyla malik hanesi açık bırakılarak kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir. Müdahil davacı ... İdaresi vekili dilekçesinde; P.XV poligon numaralı 2/B poligonu içinde kalan dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 935,71 m² yüzölçümlü bölümünün eylemli orman olduğu iddiasıyla, davaya konusu taşınmazın orman olan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda verilen; davacı Hazinenin açmış olduğu şerhin iptali davasının reddine, ... köyü 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 935,71 m² yüzölçümlü bölümünün eylemli orman olduğu gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına; krokide (B) harfi ile gösterilen 1935,75 m² yüzölçümlü bölümü yönünden ise ... lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle “içinde ev olan zeytinli tarla” vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tescillerine dair ilk hüküm, davacı - birleşen dosyanın davalısı Hazine ile müdahil davacı ... İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk dairesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/7172 Esas 2016/3512 Karar sayılı ilamıyla;"... köyün bağlı olduğu ilçe belediyesinin davada taraf olarak yer alması gerektiği ve eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak, taşınmazın 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olup olmadığının usulünce tahdit ve 2/B uygulaması yapılarak değerlendirilmesi ve ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davacı Hazinenin kullanıcı şerhinin kaldırılmasına yönelik açmış olduğu davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen dosyanın davacısı ...'ın davasının reddine, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, harita mühendisi bilirkişinin 29.05.2017 havale tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterdiği 935,71 metrekarelik bölümünün "Eylemli Orman" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterdiği 1937,75 metrekarelik bölümün ise 2/B arazisi olduğu ...'nın kullanımında olduğu ve üzerindeki yığma tuğladan yapılan tek katlı ev ve ağaçların bu şahsa ait olduğu ve onun kullanımında olduğu kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle "içinde ev olan zeytinli tarla" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair ikinci (önceki) karar, davacı birleşen dosya davalısı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/8701 esas 2020/4664 karar sayılı ilamıyla"... Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği açıklanarak, taşınmazın 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olup olmadığının usulünce tahdit ve 2/B uygulaması yapılarak değerlendirilmesi ve ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi ve bu suretle taşınmazın 2/B alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi 2/B, alanında kalıyorsa ne surette 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlendiğinin açıklığa kavuşturulması..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulüne, asli müdahil Orman İdaresi tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit tarihinde davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak düzenlenen kadastro tutanak aslı mahkememize gönderilmekle taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 30/2.maddesi gereğince re'sen tescili gerektiğinden; dava konusu taşınmazın tespitteki yüz ölçümü ve Orman niteliği ile ve beyanlar hanesi boş olarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı - birleşen davanın davalısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incele hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; bozma ilamına uyulmakla, lehine bozma yapılan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı için, mahkemece uyulan ilamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı, 1949 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman tahdidine ilişkin evraklar getirtilip uygulanmak suretiyle tespit edilmemiş; taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2. madde veya 2/B maddebi kapsamında kalan yerlerden olup olmadığı hususunda raporlar arasındaki çelişki yöntemince giderilerek taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiş ve böylelikle, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya içine alındıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı "Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır… sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır" hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, bu şekilde yapılacak uygulama ile taşınmazın ilk tahditte orman sınırları içinde olup olmadığı, orman sınırları içinde ise daha sonra yapılan çalışma ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı tereddütsüz bir şekilde belirlenmeli, yapılacak uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına bitişik vaziyette orman sınırları dışında olduğu belirlenirse bu parsel bakımından 1949 yılında yapılan orman kadastrosuyla orman sınırı kesinleşmiş bulunacağından orman olarak tesciline karar verilemeyeceği, şayet orman sınırları içindeyken 2/B ile orman dışına çıkartılan alanda kaldığı belirlenirse bu kez 2/B şerhi ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı - birleşen davanın davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c708d1e90e7b2696 42fc4aa1d50f7ea1 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/409 E. , 2025/1767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2022/232 K. DAVA : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanının ve asli müdahilin davasının kabulüne, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı birleşen davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 141 ada 3 parsel sayılı 2773,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/260 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğu belirtilerek, “içinde ev olan zeytinli tarla” vasfıyla, malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili 22.04.2013 havale tarihli dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 141 ada 3 sayılı parselin davalı adına kullanım tespiti gördüğünü, ancak, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin (muhdesatlarının) bulunmadığını ve davalı yararına beyanlar hanesine şerh düşülmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine davalı lehine konulan şerhin terkinini talep etmiştir. Birleşen 2013/185 Esas sayılı dosyasının davacısı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 06.08.2012 havale tarihli dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü Dedealtı mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 4 dönüm miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili olan davacı yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescili istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında davaya konu taşınmaz hakkında 141 ada 3 parsel sayısıyla malik hanesi açık bırakılarak kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir. Müdahil davacı ... İdaresi vekili dilekçesinde; P.XV poligon numaralı 2/B poligonu içinde kalan dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 935,71 m² yüzölçümlü bölümünün eylemli orman olduğu iddiasıyla, davaya konusu taşınmazın orman olan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda verilen; davacı Hazinenin açmış olduğu şerhin iptali davasının reddine, ... köyü 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 935,71 m² yüzölçümlü bölümünün eylemli orman olduğu gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına; krokide (B) harfi ile gösterilen 1935,75 m² yüzölçümlü bölümü yönünden ise ... lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle “içinde ev olan zeytinli tarla” vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tescillerine dair ilk hüküm, davacı - birleşen dosyanın davalısı Hazine ile müdahil davacı ... İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk dairesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/7172 Esas 2016/3512 Karar sayılı ilamıyla;"... köyün bağlı olduğu ilçe belediyesinin davada taraf olarak yer alması gerektiği ve eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak, taşınmazın 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olup olmadığının usulünce tahdit ve 2/B uygulaması yapılarak değerlendirilmesi ve ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davacı Hazinenin kullanıcı şerhinin kaldırılmasına yönelik açmış olduğu davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen dosyanın davacısı ...'ın davasının reddine, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, harita mühendisi bilirkişinin 29.05.2017 havale tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterdiği 935,71 metrekarelik bölümünün "Eylemli Orman" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterdiği 1937,75 metrekarelik bölümün ise 2/B arazisi olduğu ...'nın kullanımında olduğu ve üzerindeki yığma tuğladan yapılan tek katlı ev ve ağaçların bu şahsa ait olduğu ve onun kullanımında olduğu kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle "içinde ev olan zeytinli tarla" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair ikinci (önceki) karar, davacı birleşen dosya davalısı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/8701 esas 2020/4664 karar sayılı ilamıyla"... Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği açıklanarak, taşınmazın 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olup olmadığının usulünce tahdit ve 2/B uygulaması yapılarak değerlendirilmesi ve ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi ve bu suretle taşınmazın 2/B alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi 2/B, alanında kalıyorsa ne surette 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlendiğinin açıklığa kavuşturulması..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulüne, asli müdahil Orman İdaresi tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit tarihinde davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak düzenlenen kadastro tutanak aslı mahkememize gönderilmekle taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 30/2.maddesi gereğince re'sen tescili gerektiğinden; dava konusu taşınmazın tespitteki yüz ölçümü ve Orman niteliği ile ve beyanlar hanesi boş olarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı - birleşen davanın davalısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incele hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; bozma ilamına uyulmakla, lehine bozma yapılan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı için, mahkemece uyulan ilamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı, 1949 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman tahdidine ilişkin evraklar getirtilip uygulanmak suretiyle tespit edilmemiş; taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2. madde veya 2/B maddebi kapsamında kalan yerlerden olup olmadığı hususunda raporlar arasındaki çelişki yöntemince giderilerek taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiş ve böylelikle, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya içine alındıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı "Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır… sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır" hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, bu şekilde yapılacak uygulama ile taşınmazın ilk tahditte orman sınırları içinde olup olmadığı, orman sınırları içinde ise daha sonra yapılan çalışma ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı tereddütsüz bir şekilde belirlenmeli, yapılacak uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına bitişik vaziyette orman sınırları dışında olduğu belirlenirse bu parsel bakımından 1949 yılında yapılan orman kadastrosuyla orman sınırı kesinleşmiş bulunacağından orman olarak tesciline karar verilemeyeceği, şayet orman sınırları içindeyken 2/B ile orman dışına çıkartılan alanda kaldığı belirlenirse bu kez 2/B şerhi ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı - birleşen davanın davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c708d1e90e7b2696 42fc4aa1d50f7ea1 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/409 E., 2025/1767 K. (04.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/409
- Karar No
- 2025/1767
- Karar Tarihi
- 04.03.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3845 E., 2025/1729 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6003 E., 2025/1734 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5396 E., 2025/1766 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4277 E., 2025/1739 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5257 E., 2025/1731 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/17160 E., 2025/1725 K. 04.03.2025