Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/5396 E., 2025/1766 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5396 E., 2025/1766 K. (04.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5396
Karar No
2025/1766
Karar Tarihi
04.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/5396 E. , 2025/1766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/7 E., 2022/17 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Samsun ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 401 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak dava dışı ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... köyünde 2008 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 401 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alındığını ancak taşınmazın orman sınırları içine alınması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptalini talep etmiş ve yargılama sırasında müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ... 26.02.2010 tarihli dilekçeyle, müdahil ... ise 04.03.2010 tarihli dilekçeyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne ve ... ilçesi ... köyü Kanalboyu mevkii 401 nolu parsele ait kadastro bilirkişisi ...’nın 31.10.2011 havale tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 69600/1.331.689’unun ... oğlu ..., 69600/1.331.689’unun ... oğlu ..., 69600/1.331.689’unun ... oğlu ..., 3/44’ünün ... oğlu ..., 5800/83248’inin ... oğlu ..., 3/44’ünün ... oğlu ..., 27040/83248’ünün ... oğlu ..., 3/44’ünün ... oğlu ... adına tapuya tescillerine ilişkin ilk karar, davacılar ..., ... ve ... ile davalı ... İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2015 tarihli ve 2015/2343 Esas, 2015/2034 Karar sayılı ilamıyla; ... Eldeki dava, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11 inci maddesi uyarınca 6 aylık askı ilânı süresinde açılan orman tahdidine itiraz davası niteliğinde olduğu gibi, davacıların dayandıkları tapu kaydı 1969 yılında kadastro tesbiti sonucu oluştuğu, davanın, orman kadastrosuna itiraz olarak değerlendirilip, buna göre hüküm kurulması gerekirken, kadastro tesbitine itiraz olarak nitelendirilip, davacıların kadastro tesbiti sonucu adlarına tapuya bağlanan taşınmazlarının kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak, usulünce hava fotoğrafları ve memleket haritası da incelenerek orman araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kabulüne dair hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/5224 Esas 2019/6624 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazın davaya konu olan ve krokide (B) harfi ile gösterilen 25315,95 m2 yüz ölçümündeki bölümünün yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sırasında önce orman sınırı içine alınarak, daha sonra nitelik yitirdiği gerekçesiyle 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu durumda dava 2/B madde uygulamasına itiraz davası olduğuna göre, 6831 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre yasal hasımın Orman İdaresi ve Hazine olduğu, bu nedenle Hazine usulüne uygun olarak davaya dahil edilip, süre verilerek delillerinin toplanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve orman sınırlandırmasının iptali ile dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 401 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içine alınan harita mühendisi bilirkişisi Esat Kurt'un 30.05.2016 tarihli rapor ve krokilerinde (B) harfi ile gösterilen 25.315,95 metrekare yüzölçümlü kısmının orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 1949 yılı hava fotoğrafı çakıştırması denetime elverişli olmadığı gibi, 1949 ile 1990 yılları arasındaki diğer hava fotoğrafları incelenmemiş olduğundan yapılan araştırma incelemenin yeterli olduğundan da söz edilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli ve 1949 - 1990 yılları arasındaki tüm memleket haritası, hava fotoğrafları ve ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde bu sefer 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi hükmü gözetilerek, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmedikleri irdelenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır . İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 79f35f387e6f4a6e 0c97838a0fdef1a7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı