Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/3924 E., 2025/1680 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3924 E., 2025/1680 K. (03.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3924
Karar No
2025/1680
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3924 E. , 2025/1680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/100 E., 2015/444 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına tarla niteliğiyle kayıtlı ... köyü 154 ada 7 parsel sayılı ve 7.836,72 metrekare yüzölçümlü taşınmazın, yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında Orman İdaresi, Hazine yanında fer'i müdahil olarak davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davacının ve müdahil davacının davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 12.04.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle işaretli 4.406,70 metrekare bölümünün tapu kaydının iptali ile tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısım için tapunun beyanlar hanesine “6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkarılan yerdir.” şerhinin yazılmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile fer'i müdahil Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 04.11.2013 tarihli ve 2013/8335 Esas, 2013/9579 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz ve çevre parseller en az 6-7 adet orman sınır noktası ile irtibatlı olarak gösterilmediğinden denetlenememektedir. Denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36 ncı maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır. Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek, taşınmazın niteliği belirlenmeli; kısmen veya tamamen 2/B niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden oluğu belirlenmesi halinde ise 6292 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak karar verilmelidir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın tamamının orman tahdidi dışında kaldığı kabul edilmesine ve dava 2/B madde kapsamında kalan kısmın tapusunun iptaline yönelik açılmış olmasına rağmen tahdit dışında kalan bölümün 2/B niteliğiyle tapusunun iptaline karar verilmiş olması da doğru değildir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının ve dahili davacının davasının kısmen kabulü ile; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü dere mevkiinde kain 154 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 12.04.2010 tarihli fen bilirkişi raporu eki krokide kırmızı renk ile boyanarak (A) harfi ile gösterilen 4.406,70 m2 yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile; orman vasfı ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının ve dahili davacının .... ili ... ilçesi ... köyü dere mevkiinde kain 154 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 12.04.2010 tarihli fen bilirkişi raporu eki krokide sarı renk ile boyanarak (B) harfi ile gösterilen 3.430,02 metrekare yüzölçümündeki kısım yönünden açılan davasının reddine, bu kısmın tarla vasfı ile dahili davalılar ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ... adlarına (Veraseten iştirak olarak) tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 905e37702d0894b0 26128cdc90395b3e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı